23 Eylül 2018, Pazar

Üst Menu

AKP, MİT üzerinden HDP’yi ‘’dezge’’ye mi getiriyor?

AKP, MİT üzerinden HDP’yi ‘’dezge’’ye mi getiriyor?
Geçen gün Diyarbakırlı bir arkadaşımla sohbet ederken bana nasıl oyuna getirildiğinden söz etti:
 
‘’Abê seyar internet xati için bayiye gittim. Kadın bana internet xattından (vın) bahsetti. ‘’Ayda şu kadar sabit ücret gelecek, internet hattınız her yerde çekecek’’ dedi. Xati aldım. Bir ay sonra baktım ki ne sabit ücret doğri ne de xattın her yerde çektiği. Resmen dezgeye getirdi beni’’.
 
Dezgeden kastettiği , Tezgaha getirmek/oyuna getirmek.
 
Bu ve benzeri olumsuzlukları hepimiz yaşadık, yaşıyoruz.
 
Firmaların tanıtım adı altında türlü hilelere başvurduğu, Diyarbakırlı arkadaşın espirili deyimiyle ‘’dezge’’ye getirdiği hepimizin malumu.
 
Tezgaha getirme sadece pazarlama sektöründe olmuyor. 
 
Siyasette olan ‘’dezge’’ye getirmelerin ülkemizde kaset, ses kayıtları ile nasıl yapıldığına hepimiz şahit olduk.
MHP’li vekillerin uygunsuz görüntülendikleri kasetler, Baykal’ın yatak odasında çekilen görüntüleri ve en son 17 Aralık sürecinde AKP-Cemaat arasında yaşanan kavgada ortaya saçılan tapeler örnek olarak verilebilir.
 
Önümüzde 2015 Milletvekilliği seçimi var. Partiler şimdiden çalışmalara başladı.
 
AKP’nin yine birinci olacağı tahmin edilen, CHP ve MHP’nin baraj problemi yaşamadan, birkaç puan oy artırımı için çalışacağı, belki ittifak seçeneğini tekrar gündeme taşıyacakları bir seçim olacak. Peki, Kürdistan coğrafyasında gücünü her seçimde kanıtlayan Kürt siyasi parti geleneğinin şimdiki temsilcisi HDP ne yapacak?
 
HDP, parti olarak mı seçime girecek, yoksa bağımsız adaylarla mı?
 
Bu sorunun cevabını PKK Lideri Öcalan ve HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın yaptığı açıklamalardan yola çıkarak cevaplamaya çalışalım.
 
Sırrı Süreyya Önder’in ANF muhabirine verdiği röportajdan bir kısıma bakalım önce:
 
ANF muhabiri: Seçimlere atıfta bulundunuz. Öcalan'ın da buna dair bir notu oldu mu? Halktan ne bekliyor? 
 
Sırrı Süreyya Önder: Sayın Öcalan 'elimizde çok güçlü bir programımız var bizim. Seçime parti olarak girmeye dönük bütün hazırlıklar bu yönde geliştirilmeli. Bu program yeterince halkımıza kavratılırsa, kadrolarımız tarafından içselleştirilirse hiçbir barajın bizim için anlamı yoktur' dedi.
 
Öcalan’ın ‘’ Seçime parti olarak girmeye dönük bütün hazırlıklar bu yönde geliştirilmeli’’ tespiti bir tavsiyeden çok talimat gibi. Öcalan’ın tarzını bilenler, KCK ve HDP için söylediği, öneri gibi gelen sözlerinin emir kadar etkili olduğunu bilir. Zira HDK-HDP’nin fikir babasının Öcalan olduğu malum.
 
Gelelim HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın seçim barajı ile ilgili görüşlerine.
 
2 Aralık Salı günkü gurup konuşmasında şöyle diyor Demirtaş:
 
‘’Seçim barajı yüzde 10 olsa da biz o barajı aşacağız, hiç tereddüdünüz olmasın. Seçim barajını biz aşarak kaldıracağız. Başkanlık hayallerini onlarda hayal olarak bırakacağız. Bu yönetim bu partinin başında olduğu müddetçe, HDP parlamentoda olduğu müddetçe başkanlık sistemine asla 'evet' demeyeceğiz’’.
 
Demirtaş'ın 4 Aralık Çarşamba günü Habertürk yazarı Ruşen Çakır’a verdiği röportaja da bakalım:
 
Ruşen Çakır: Genel seçimlere HDP olarak girebilme kararını almak, çok kolay olmayacağa benziyor...
 
Selahattin Demirtaş: Bir defa siyaset parlamentodan ibaret değil. Kimse parlamentoda olup olmamayı bir varlık, yokluk meselesi olarak ele almamalı. Bizim artık yasaların arkasından dolanıp parlamentoya girmemizi; devletin bize bahşettiği bir lütuf olarak kimse görmesin. Vazgeçelim bu siyasetten. Devlet barajı kaldırıp bizim siyaset yapmamızın önünü açıyorsa bundan memnuniyet duyarız, yok açmıyorsa ve biz de barajı aşamıyorsak parlamentoya girmeyelim. Savunduğumuz şeylerin yüzde 10 bile değeri yoksa, varsın parlamentoda olmayalım. Biz değil, parlamentonun kendisi düşünsün. Bizim yokluğumuzun yaratacağı eksikliği ve boşluğu parlamento içine sindirebiliyorsa...
 
 
Öcalan ve Demirtaş parti olarak seçime girilmesinden yana
 
Öcalan ve Demirtaş’ın açıklamalarına baktığımızda HDP’nin büyük ihtimalle seçimlere parti olarak katılacağı gözüküyor. Kürt siyasi hareketi için Öcalan’ın önerileri talimattan bile daha etkili. Kritik soru şu bence: Öcalan’ı HDP’nin barajı aşacağına kim ikna/motive etti. Kaldı ki 6-8 Ekim Kobani eylemlerinde HDP’ye karşı acımasız bir algı operasyonu yapıldı. Sanki yağma ve şiddet olaylarını Demirtaş, partisi HDP organize etmiş gibi bir hava estirildi. Hükümet yanlısı medya organları HDP ve Demirtaş’ı hedef alan yüzlerce yayın yaptı. Evet, Altan Tan’ın Kobani eylemlerine ilişkin yaptığı özeleştiri doğru idi. HDP’nin yanlışları oldu. Daha tedbirli olabilirlerdi. HDP’nin Kobani eylemlerinde bu derece provokasyon olacağını öngörememesi devletin, kolluk kuvvetlerinin yanlışlarını örtmez. Doğru-yanlışlar daha çok tartışılacak ama algı boyutuyla HDP ciddi puan kaybetti. Selahattin Demirtaş’a gösterilen teveccühün azmısanmayacak düzeyde düştüğü kanaatindeyim. HDP, imajının nasıl bozluduğunun farkında değil.  Bu olumsuz havaya rağmen Öcalan ve Demirtaş’ın parti olarak seçime girme fikri gerçekçi değil. 
 
AKP, 2015 seçimlerine güçlü, tek başına Anayasa değiştiricek bir gurupla girmek istiyor.
 
AKP’nin seçim barajı tartışmalarında topu taca atan, demokrasiyle asla izah edilemeyecek türden açıklamaları  baraja olan sevdasından geliyor.
 
Baraj olmasaydı veya bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi %2 gibi düşük bir seviyede olsaydı AKP onlarca vekilliği elde edemeyecekti. Sevdaları bundan.
 
HDP’nin parti olarak seçime girmesi AKP’ye yarar
 
HDP, şayet önümüzdeki seçimlerde % 7 veya 8 alırsa, baraj engelinden dolayı elde edemeyeceği vekillikleri AKP kazanacak.
 
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş’ın aldığı %9.8’lik oy alınsa bile HDP tek vekil çıkaramayacak. Ne olacak peki? AKP, Batman’da 2 vekil çıkartırken baraj altında kalan HDP sayesinde vekilliklerin tamamı olan 4 vekilliği de alacak. Hakkari’de geçen seçimlerde 3 vekilliğin tamamını bağımsız olarak çıkaran HDP, parti olarak seçime girip baraja takılırsa tek vekillik kazanamayacak. Diyarbakır’da  bağımsız adaylarla 5 vekillik çıkaran HDP, baraja takılırsa büyük ihtimalle 10 vekilliğin tamamını AKP alacak. HDP’nin kalesi Diyarbakır’da AKP’nin 10 vekil (yasal gasp) çıkarmasını kimse demokrasiyle izah edemeyecek sanırım…
 
Basit birkaç örnekten sonra toparlamak gerekirse; İmralı’ya sürekli giden MİT yetkililerinin Öcalan’ı ‘’ Baraj motivasyonu’’nda yönlendirdiği kanaatindeyim. Yönlendirmeden kastım; Öcalan’a ‘güçlü bir HDP’nin çözüm süreci için çok yararlı olacağı’ tezi işleniyor. Aslında bu tez doğru. Ama AKP ve MİT’in güçlü bir HDP’den çok bu teze inanıp baraja takılan bir HDP’ye ihtiyacı var. Bu sayede onlarca vekil AKP gurubuna eklenmiş olacak. Ondan sonrası malum; başkanlık sistemine geçiş…
 
Şimdi birileri, ‘’MİT’in faaliyet alanına girmez Öcalan’ı yönlendirmek’’ vs. diyecek. AKP isterse MİT, Öcalan’ı motive etmeye çalışır. Başbakanlığa bağlı bir kurum amirine karşı gelmez. Yasal veya değil… Burası Türkiye…
 
Yolsuzlukların görmezden gelindiği, rüşvetçilerin aklandığı bir dönemdeyiz.
 
Millet enayi değil, kurumlara, bürokrasiye, yargıya yapılan müdahaleler, ayar vermeler hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor. Bu ve çok sayıda şaşırtıcı uygulamaya şaşırmıyor hale geldik de Öcalan’ın motive/yönlendirilmesine mi şaşıracağız.
 
HDP seçimlere bağımsız girmeli
 
Öcalan’ın  parti olarak seçime girme tavsiyesi/talimatı yerine getirilmemeli.
 
Selahattin Demirtaş, başarılı, dürüst bir politikacı. Seçime parti olarak girme fikrini çok sahipleniyorsa bağımsız anket şirketlerine bir anket yaptırabilir. Görecektir ki HDP kitlesi şartlardan dolayı parti olarak seçime girme fikrine sıcak bakmayacaktır. Halk gerçekten parti olarak seçime girilmesini isterse kimse bir şey diyemez ama halkın nabzını tutmadan Öcalan ve Demirtaş istedi diye seçime girilip baraj altında kalınırsa bunun telafisi ve izahını kimse yapamaz.
 
Diyarbakırlı arkadaşın ‘’beni dezge’’ye getirdiler sözü ile Öcalan’ın baraj açıklamalarını yan yana koyduğumda, acaba ‘’AKP, MİT üzerinden HDP’yi ‘’dezge’’ye mi getiriyor sorusu aklıma geliyor.
35-40 arası da olsa HDP’nin çıkaracağı bağımsız vekiller kısmen de olsa halkın temsili açısından oldukça hayati.
Temsil kaabiliyeti olan bir HDP, Baraj altında kalacak bir HDP’den çok daha fazlasını yapabilir çözüm süreci için…
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.