23 Eylül 2018, Pazar

Üst Menu

Altan Tan parti kurarsa tutar mı?

Altan Tan parti kurarsa tutar mı?
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın, Habertürk’e verdiği röportajın çoğu tespitine katılmakla beraber, Tan’ın yeni bir parti kuracak kadar maceraya atılacağı konusunda kuşkularım var.
 
 
''Parti kurma fikri de nereden çıktı?'' diyebilirsiniz.
 
 
Habertürk'ten Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Altan Tan’ın bazı tespitlerine yer verelim önce:
 
 
‘’Demokratik ve legal siyaset tercih edilir ve muhafazakâr kitle partide etkili olursa ayrıma gerek kalmaz. Fakat bu savaş stratejisi devam ederse ve ağırlıklı sol, sosyalist, seküler söylem devam ederse farklı oluşumlar olabilir. Siyaset boşluk kabul etmez.’’
 
 
‘’Kürt siyasetinde bir yol ayrımındayız şu an. Çatışma, iç savaş, devrimci halk savaşında ısrar edenlerle buna karşı olup demokratik mücadeleyi seçenlerin bir yol ayrımı olacak. İkincisi HDP’nin geniş tabanını temsil eden dindar, muhafazakâr kitle sadece şahıslar bazında değil kendi gücü oranında bir temsil isteyecek. Yani “Altan Tan’ı aldım yerine Mehmet’i koydum” diyerek değil fikir ve program anlamında bir temsil isteyecek.’’
 
 
Altan Tan’ın yukarıdaki tespitlerinden çıkan, benim anladığım mesaj şu: HDP ya değişir, ya da bu bünyeden farklı bir parti çıkar…
 
 
Daha önce Türk İslamcılarla hareket eden Tan’ın, başta Kürt meselesi olmak üzere çeşitli nedenlerle bu mahalleden ayrılıp Kürt siyasi hareketi bünyesinde politikaya atılması Kürtlerde büyük bir memnuniyetle karşılandı.
 
 
Peki, aynı memnuniyet farklı bir parti kurmasıyla da yaşanır mı? 
 
 
Sanmıyorum.
 
 
Altan Tan, sevilen, karizması olan, meselelere vakıf biri. Gerçekçi bir politikacı. Lakin bu vasıflar politikada başarılı olmaya her zaman yetmeyebilir. HDP kitlesi homojen bir kitle değil. HDP’ye oy veren kitleyi tarif eden en etkili kavram ‘’sistem muhalifi’’ kanaatimce.
 
 
HDP’ye oy veren kitle, partisine, yanlışlarına rağmen sahip çıkıyor.
 
 
Mütedeyyin Kürtler, HDP’nin sosyalistlerle olan işbirliğini, onlara verilen vekillik kontenjanını, LGBT ile ilgili görüşlerini beğenmiyor. ‘’Türkiyelileşmek’’ projesi de çok hayati görülen, tartışılmaması gereken bir husus olarak görülmüyor. HDP’li seçmen, şerh düşerek oy veriyor.
 
 
HDP kitlesi için alternatif bir mecra şu aşamada gerçekçi değil.
 
 
HDP’den memnun olmayan seçmen HAK-PAR’a oy vermez. Son 1-2 yıldır kurulan ‘’Kürdistani’’ partileri iyi niyetli görmekle beraber oy verecek kadar güven duymuyor. HDP’den memnun olmamanın karşılığı AKP’li olmak da değil. 
  
 
AKP ile HDP arasındaki oy geçişleri bölgede anlaşılır düzeyde olsa da HDP’nin kemikleşmiş diyebileceğimiz en az 2 milyon oyu var. AKP’nin bu oyları alması imkânsız. Hele yıkılan şehir ve ilçeler düşünüldüğünde PKK ve HDP’ye yapılan eleştirilere rağmen Kürt oylarının yar olacağı son adres AKP olacaktır. 90’ların jargonu ile konuşan, diyaloga kapıları kapatan AKP bölgede büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. 
 
 
Bölge insanı PKK’nin hendek/barikat/öz yönetim stratejisini benimsemediği gibi, son tahribatlardan devleti/AKP’yi esas sorumlu olarak görüyor.
 
 
Kürtler, etkisi yıllarca sürecek, viraneye çevrilen bölge şehirlerinin faturasını hem devlete, hem de PKK’ye kesiyor.
 
 
Ve fakat PKK’nin son süreçteki hataları, çok eleştirilmesi HDP’nin çöktüğü, çok az oy alacağı anlamına gelmez. Hükümet yanlısı medyanın algı operasyonlarına rağmen halk HDP’nin şiddet taraftarı olmadığını biliyor. Bölge halkı, HDP’nin Kandil üzerinde zannedildiği gibi bir etkisinin olmadığını da çok iyi biliyor. HDP’yi acımasızca eleştirenler, PKK’yi çatışmalardan nasıl vazgeçirebileceği ile ilgili en ufak bir fikir/proje sunmadı, sunamıyor. Sanki HDP milletvekilleri, il başkanları bir telsiz alıp PKK mensuplarına ‘’eylem yapmayın’’ dese her şey birden bitecek 
 
 
MHP üzerinde ameliyat yapanlar, HDP’den farklı bir partinin çıkmasına çok sevinir, belki destek bile verir. Lakin bu proje tutmaz. 
 
 
Altan Tan veya başka vekillerin parti kurmak istemesi elbette doğal, demokratik haklarıdır.
 
 
Peki, bu parti kurulursa ne olur?
 
 
Başını Altan Tan’ın çekeceği bir parti kurulursa işin içinde yer alan herkes ‘’hain’’ ilan edilir.
 
 
Demokrasiden söz ediyoruz ama ‘’hain’’ ilan etme Türkiye’de, bölgede çok moda.
Yirmi ay Başbakanlık yapan Davutoğlu için bile hain diyenler çıktı. Yandaş medya bu konuda çok maharetli.
 
 
Aynı maharet PKK yanlısı medyanın bazı muhabir ve editörlerinde de mevcut. Ve Altan Tan aleyhtarı çok sayıda haberle karşılaşmak şaşırtıcı gelmeyecektir.
 
 
Şayet kurulursa, yeni partinin yöneticileri Seçim çalışmalarında, her yerde güllerle karşılanmayacak. Birçok yerde protesto ve gayrimeşru tepkiler de beklenmeli.
PKK sempatizanları ile HDP’ye oy veren halk aynı sosyolojinin insanları. Kardeşi, abisi, yeğeni, oğlu dağda, binlercesi cezaevinde olan bir örgüt-halk etkileşimi var. Bu, çok reel bir etki. Bu etkiyi görmezden gelip, HDP’nin yaşadığı zor zamanlarda yeni bir parti halk tarafından satın alınmayacaktır.
 
 
Yeni parti söylentileri veya kuruluşu HDP’yi daha gerçekçi, makul, kapsamlı muhasebe yapan bir noktaya da getirebilir. Bu açıdan bakılınca faydalı da olabilir.
 
 
Zor zamanlardan geçiyoruz. Herkes kendi zaviyesinden çokça tespit yapıyor.
 
 
Çözüm için ne yapılabilir?
 
 
Legal Kürt siyaseti, partileri ne yapmalı?
 
 
Dolmabahçe’de masanın devrilmesi, PKK’nin tekrar eylemlere başlaması iki büyük hata oldu.
Bu hataların bedelini herkes fazlasıyla ödedi, ödemeye devam ediyoruz.
 
Barış için, yeni bir sayfa için öneriler:
 
 
- HDP acilen durum tespiti yapmalı.
 
- HDP, sağlıklı bir durum tespiti için farklı illerden, farklı fikirlere mensup kanaat önderleri, aydın, STK temsilcisi, gazetecilerin görüşlerini almalı.
 
- HDP, hedef kitlesi Kürtler olan, kendisini Kürdistani olarak tarif eden tüm partilerle (aldığı oy, geçmişine dikkat edilmeksizin) kapsamlı görüşmeler gerçekleştirmeli.
 
- HDP ve Kürdistani partiler blok kurmalı, ittifak sağlanan meselelerde ortak hareket etmeli. 
 
- HDP, farklı parti ve tanınan şahsiyetlerle birlikte PKK’ye ‘’Türkiye’de eylemlerine son ver’’ çağrısını güçlü bir şekilde yapmalı.
 
- HDP’nin içinde yer aldığı (muhtemel) Kürdistani blok AKP hükümetine Rojava siyaseti ile ilgili politikasını değiştirmesi için güçlü bir çağrı yapmalı. Rojava’nın statüsü ve PYD ile ilgili yeni bir sayfanın iç barış için gerekliliği kuvvetli bir şekilde vurgulanmalı.
 
- HDP, Kürdistani partiler, önemli şahsiyetler PKK’nin sınır dışına çıkması için her türlü girişimi başlatmalı.
 
- Siyasi linç anlamına gelecek dokunulmazlıkların kaldırılması, legal siyasetin nefessiz kalacağı, bu durumun radikalliği, şiddeti ve kısır döngüyü sürdüreceği gerçeğini AKP hükümetine çeşitli demokratik eylemlerle bildirmek.
 
- HDP, yeni anayasa için başkanlık dahil tüm maddelerin konuşulabileceğini, müzakere edilebileceğinin mesajını vermeli.
 
- HDP, Vali ve Kaymakamların seçimle iş başına geldiği, geniş yetkilerle donatılan bölgesel parlamentoların olduğu, anadilde eğitimin yasal güvence altına alındığı bir anayasa karşılığında başkanlık sistemini desteklemeli.
 
Evet, Altan Tan parti kurarsa tutar mı diye sormuşuz.
 
Bence tutmaz.
 
Kürtler farklılıklarını bir kenara bırakıp güçlü bir blokla önce kendi aralarındaki sorunları sonra da hükümetle olan sorunlarını çözmek için ‘’Bismillah’’ demeli.
 
 
 
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.