22 Kasım 2019, Cuma

Üst Menu

Barış Sürecinde Dindar Kadınların Etkisi

Barış Sürecinde Dindar Kadınların Etkisi

“Barış; isimlere ,takılara,kimliklere değil, anlama ve yaşama önem vermektir. Adalet, özgürlük ,eşitlik ve ezene karşı ezilenlerin yanında olmak gibi mutlak doğruları kabul eden ve savunan her insanla, kendisini nasıl tanımlarsa tanımlasın dini, ideolojisi ve kimliği ne olursa olsun statüko ve hiyerarşiyi kökten reddederek, birliği ve beraberliği savunmaktır.’’ M.C.Ebrari

 

Ankara'dan Özden Sönmez’i bilirsiniz. İLKDER (İlke Kültür Ve Yardımlaşma Derneği-http://www.ilkder.org.tr/) kurucusu ve başkanıdır. Altmışlı yaşlarında ciddi sağlık problemleri yaşamasına rağmen, sadece Türkiye'de değil Dünyanın her bir köşesinde nerede yardıma muhtaç bir insan var ise, nerede sahiplenilecek bir yetim var ise orada bir hizmetini bir izini görmek mümkündür.

 

Sonbahar aylarıydı... Gündeme, kandan beslenenlerin hakim olduğu, barışın telaffuzunun bile hayal olduğu günler idi...

 

Özden Sönmez’in bir vesile ile İstanbula geldiği günlerde, yine derdimiz barış iken bir projesinden söz etti. ''Hiçbir anne ağlamasın, bütün anneler güvende ve barış içinde olsun'' düşüncesinden yola çıkarak ''Yeryüzü Anneleri'' adıyla, barış için güç ve ses oluşturmalıyız diyorduk. Hemen kriterleri üzerine konuşmaya başladık. Evet, barış yıllardır en büyük derdimizdi ve Özden Sönmez bir platform oluşumundan bahsediyordu. Özellikle dindar kadınların sesi olacaktı fakat bütün yeryüzü kadınlarını da kuşatmalıydı.

 

Dindar çevrelerdeki geleneksel muhafazakar anlayışlara sahip kadınlarla da böyle bir çizgide buluşulabilmesi, Türkiyede barış için önemli adımlardan biri olacaktı.

 

Barışın, daha çok muhafazakar çevrelerde anlaşılır ve kabul edilebilir olmasına ihtiyaç vardı.

 

Dindar olmayan çevrelerden kadınların zaten uzun zamandır ufak da olsa barış için çeşitli çabaları vardı ve istikrarları en büyük başarılarıydı.

 

Yeryüzü anneleri için yüreğim kıpır kıpır olmuştu. Çok umutlanmıştım. Dindar kadınların da barış talepleri, teklifleri ile barışa güç kazandırabilecek olmamızın hayali bile beni çok mutlu etmişti.

 

Aylarca, hemen hemen her hafta sonu Ankara’ya giderek toplantılara iştirak ettim. Platformun İstanbul merkezli olmasını çok istemiştim fakat Özden Sönmez abla Ankara'daki bazı kadın çevrelerinin de oluşuma dahil olması konusunda ısrar etmişti.

 

Barışın geleceği adına büyük umutlarla böyle bir oluşuma katılmıştım ve Ankara'da birkaç toplantı olmuştu fakat önümü görmediğim, platformun kriterlerinin belirlenmesinde nasıl bir duruşa sahip olacağını bilemediğim ve insiyatifimin olamayacağı, belrsizlikler içinde olan bir yapıda olmamak için bütün şartlarımı zorlayarak defalarca Ankara'daki toplantılara katılmaya çalıştım.

 

Ankara'nın bürokratik resmi atmosferi, toplantılarda da göze çarpıyordu. Bazı arkadaşlarımız ile 'aynı barışa inanmakta, aynı barışı seslendirmekte’ ve ‘ayrımsız bir şekilde bütün kadınlar ve mazlumlar ile dayanışmada’ kırmızı çizgi problemleri ortaya çıkmaktaydı. Aynı zamanda vazgeçilmez kadınlarda çoğunluktaydı. Konumları itibarı ile etkin yerlerde olsalar da, barışa olan inançlarını, eylem ve pratiklerinde zaten yaşayan güzel kadınlarımızın varlığı, onların dirayeti, umutlarımı yaşatmaya ve Ankara yollarının zorluklarını kolaylaştırmaya yetiyordu.

 

Sonuç olarak ‘Yeryüzü Anneleri’ dindar kadınlar içerisinde barış bilincini artıracak , eğitim çalışmalarında, toplumsal ve kişisel barış inancına dönüşümde motor güç olabilecek bir role sahip. Evet, böyle olmakla beraber Türkiye’de başlayan barış süreci içerisinde dindar kadınların bu etkin rolleri kaçırdıklarını düşünüyorum.

 

Özden Sönmez ablam barışa olan o sonsuz inancı ile isimsiz,  şöhretsiz, reklamsız büyük barış elçisi kadınlarımızdan sadece bir tanesidir.

 

Emeklerimiz, beklentilerimiz karşılığını bulacaktır. Yeryüzü annelerinin ve bütün insanların bu yoldaki gayretleri ile adalet, eşitlik ve barış dolu günlerin, barış düşmanlarının tüm muhalefetlerine rağmen daha bir yakınımızda olduğunu göreceğiz.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.