22 Eylül 2018, Cumartesi

Üst Menu

Barışını Arayan Kürtler (2)

Barışını Arayan Kürtler (2)

Barışını Arayan Kürtler yazı dizimiz Sosyolog Mücahit Bilici’nin yarın yayınlanacak röportajı ile bitiyor.

 
Yazı dizisinde son röportajla beraber 15 söyleşi gerçekleştirdik.
 
Konuklara sorduğumuz 5 soruyu tekrar hatırlayalım:
 
-Kürt sorununu nasıl tanımlarsınız?
 
-MİT-İmralı sürecini, mevcut görüşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
-PKK, Kürt sorununun neresinde sizce?
 
-Mevcut konjonktürde silahlardan arındırılmış, barış temelli bir 'Kürt Baharı' olabilir mi?
 
-Sizce Kürt meselesi nasıl çözülür?  
 
Yukarıdaki sorularla, konuklarımızdan Kürt meselesine dair tahlil ve çözüm önerilerini aldık.
 
Söyleşimize katılanların nerdeyse tamamı ‘’PKK’nin, Kürt sorununun bir neticesi’’ olduğunu beyan etti. Bu tespit ilginçti. İlginç kılan; farklı siyasi parti, meşrep ve fikriyatta olanların ‘’netice’’ konusunda ortaklaşmasıydı. 
 
‘’Kürt sorununu nasıl tanımlarsınız?’’ sorumuza verilen cevaplarda genellikle ‘hak gaspı’ tespiti öne çıktı.
 
Konuklarımızın-temkinli yaklaşanlar olmakla beraber-çoğu MİT-İmralı sürecini, diyalogu önemsedikleri, yararlı buldukları anlaşılıyor. 
 
PKK’yi Kürt sorununun bir parçası olarak görenler olduğu gibi, PKK ve Kürt sorununun ayrıştığını altını çizerek dile getirenler de oldu.(Dengir Fırat gibi)
 
Kürt meselesinin çözümü konusunda ‘’Eşit yurttaşlık’’, ‘’ Anayasal vatandaşlık’’, ‘’Gasp edilmiş hakların iadesi’’, ‘’Kendi kendini yönetebilme’’ gibi çözümler öne çıktı.
 
Yazı dizisine katılan konuklarımızın tamamının, şiddetle bir yere varılamayacağını belirtmesi not edilmesi gereken önemli bir husustu.
 
Dikkat çeken tespitler:
 
Dengir Fırat: ''PKK, Kürt sorunun yarattığı bir sonuçtur.
 
PKK’nın kuruluş dönemindeki söylemlerine bakıldığında bu açık ve net bir şekilde görülebilinir. Kürt halkının inkârına karşı bir direniş, bir başkaldırı olduğunu görmek mümkündür.
 
Ancak süreç içerisinde bu ilişki kopmuş veya oldukça zayıflamış ve birbirinde ayrışmıştır.
 
Bu kopuş Türkiye’deki Kürt sorunu yanında bir PKK sorunu oluşması sonucunu doğurmuştur.''
 
Mehmet Emin Aktar: ''Kürt sorunu ifadesi kendi içerisinde sorunlu bir ifade. Kürtler sorunmuş gibi bir algı yaratan Kürt sorunu ifadesi yerine Kürt/Kürdistan Meselesi ifadesini kullanmak daha doğru olur. Mesele Kürdistan’da yaşayan halkın kendi geleceğini belirleme meselesi olarak özetlenebilir.''
 
Hüseyin Yılmaz: (Hüda-Par Genel Başkanı) ''PKK’nin silahlı mücadelesinin sonlandırılması gerekiyor.
 
Süreç sadece içerideki aktörlerin değil dışarıdaki aktörlerin de talebidir. Bunu göz ardı etmemek gerek. Netice itibariyle silahların susturulması ve şiddetin sonlandırılması noktasında MİT-PKK görüşmelerini olumlu bulmaktayız. Özelliklede coğrafyamızın ve halkımızın hayrına olacağı için destekliyoruz. Fakat bütün mesele PKK’nin silahsızlandırılması veya PKK’nin örgütsel çıkarları ve Öcalan’ın serbest bırakılması meselesi değildir. Böyle bakılması son derece yanlış olacaktır.''
 
Ahmet Güneştekin: ''Biz zaten biriz.” demeyelim artık. “Et ve tırnak olmuşuz. Kardeşiz. Kız alıp vermişiz. Bir sürü Kürt arkadaşım var. Kürtler Cumhurbaşkanı da olabiliyor.” demeyelim; Kürtler bu lafları yemiyor artık, anayasa istiyor. Eşitlik istiyor!''
 
Yazı dizisi ile ilgili ayrıntılı bir sonuç yazısını kısa süre sonra yayınlayacağız.
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.