22 Eylül 2018, Cumartesi

Üst Menu

Bekaroğlu: Tıkanıklığın aşılabilmesi için KCK tutuklularının serbest bırakılması gerekiyor

Bekaroğlu: Tıkanıklığın aşılabilmesi için KCK tutuklularının serbest bırakılması gerekiyor
Mehmet Bekaroğlu: Benim kanaatim o dur ki, paket muhataplar, yani kendilerini mağdur hissedenler tarafından olumlu karşılanmadı, bir rahatlama etkisi yaratmadı.
05 Ekim 2013
-A +A
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ: BEKLENTİLER, TEPKİLER... RÖPORTAJ DİZİSİ
 
Hazırlayanlar: Behmen Doğu, Zeynep Yüncüler
 
Türkiye'nin günlerdir merakla beklediği "Demokratikleşme Paketi" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 30 Eylül 2013'de açıklandı. Pakette atılan adımları kimileri olumlu karşılarken, kimileri eleştirdi veya tamamen karşı çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan pakette atılan adımları açıkladıktan sonra, bunların sadece demokratikleşmeye yönelik bir başlangıç olduğunu söylemesi, paketin devamının olacağı düşüncesini yarattı.
Ak Parti'nin hazırladığı pakette şimdilik atılan adımların başlıkları şöyle; mevcut seçim sistemi, siyasi partilere devlet yardımı, beldelere teşkilat kurma zorunluluğu, eş genel başkanı sistemi uygulama imkanı, siyasi partilere üyelikteki engeller, farklı dil ve lehçelerde siyasi propoganda yapma imkanı, nefret,ayrımcılık, yaşam tarzına müdahala gibi suçlar, klavyelere özgürlük, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim, köy isimlerinin değiştirilmesi, Nevşehir Üniversitesi'nin ismi Hacı Bektaş-ı Veli olacak, yardım toplamada kısıtlamalar, kamu kurumlarında başörtüsü yasağı kaldırılacak, öğrenci andı uygulaması kaldırılıyor, Midyat'taki Mor Gabriel Manastırı Süryanilere iade edilmesi ve Roman dil ve kültür enstitüsü kurulması... 
 
Önceki gün açıklanan paketin içeriğinde bulunan neredeyse tüm bu başlıkları, farklı kesimlerden birçok yazar, gazeteci ve akademisyen Hür Bakış için değerlendirdi.
 
 
Mehmet Bekaroğlu - Aktivist-Politikacı
 
Demokratikleşme paketini genel olarak nasıl buldunuz?
 
Paketin içinde demokrasi ve özgürlükler konusunda önemli kazanımlar var; eksik olan ve eleştirilebilecek yanları da var. Elbette içeriği ile ilgili çok şeyler söylenebilir ama içerikten önce takdim biçimini ve değişik toplum kesimlerinin algılayışını konuşmak gerekir. Benim kanaatim o dur ki, paket muhataplar, yani kendilerini mağdur hissedenler tarafından olumlu karşılanmadı, bir rahatlama etkisi yaratmadı. Bunun en temel nedeni toplumdaki kutuplaşma ve güven eksikliğidir. Paketin maalesef bu güven eksikliğini ortadan kaldıracak bir etkisi olmadı. 
 
Pakette yer alan “Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesi” maddesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Ben anadille eğitimin kabul edilmiş olmasını önemli buluyorum. Elbette anadille eğitim devlet okullarında olmalıdır. Eşit olmak bunun gerektirir. Bu ülkede Türkçe ile ne yapılabiliyorsa diğer dillerle de aynı şey yapılabilmelidir. Tabi, ortak bir dile de olmalıdır ve bu ortak dilin Türkçe olduğu konusunda bir tartışmada yoktur. Anadille eğitim ve herkesin ortak dili öğrenmesi. 
 
Seçim barajı ile ilgili üç seçeneği nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Bence, mevcut olan güvensizliği daha da arttıran ve Başbakan’ın/Hükümet’in samimiyetinin sorgulanmasına neden olan bu baraj teklifidir. Başbakan diyor ki, ya baraj olduğu gibi kalır ya da daraltılmış ve dar bölge sisteminden birini kabul edin. Teklif edilen şekliyle daraltılmış ve dar bölge sistemi birinci partiye büyük avantaj sağlayacağı için muhalefet karşı çıkacaktır. O zaman “Öyleyse, mevcut hali kalsın” denilecek. Bu şantaj siyasetidir.
Ben dar bölge ve iki turlu seçim sistemini savunuyorum. Ama tak başına değil. Adayları genel başkanlar değil de üyeler tayın etmeli, tercih hakkı olmalı. Ayrıca temsil sorununun zedelenmemesi için 100 milletvekili “Türkiye milletvekili “ şeklinde olmalı ve yüzde 1 alan parti 1 milletvekili ile parlamentoda temsil edilmeli. Diğer 450 milletvekili de 450 bölgede iki turlu seçimle gelmeli.
 
TCK ve TMK’nın değiştirilmemesini nasıl tanımlarsınız?
 
Çözüm süreci için bunları bekliyorduk. Tıkanıklığın aşılabilmesi için KCK tutuklularının serbest bırakılması gerekiyor. Bunun pakette olmaması büyük sıkıntı. Umarım ayrı bir yargı paketi hazırlanacak ve bu paket Meclis’ten seçim başlamadan çıkartılacak.
 
Eğer paket genişletilirse atılacak önemli adım(lar) ne olmalı sizce?
 
Siyasi Partiler Kanunu başta ön seçim zorunluluğu olmak üzere lider sultasının ortadan kaldıracak şekilde değiştirilmeli, ana dille eğitim devlet okullarında olmalı, askeri mahkemeler tamamen disiplin mahkemelerine dönüştürülmeli, Alevilerin, Gayrimüslimlerin mağduriyetleri tamamen kaldırılmalı, yerel meclisler, seçilmiş vali vs gibi çok teklifler getirilebilir.
Ama bunlar kadar Başbakan’ın/hükümetin “Ben verdim, bahşettim” tavrını tek etmesi gerekir.