23 Eylül 2018, Pazar

Üst Menu

Bir İntikam Bir Söylence

Bir İntikam Bir Söylence

 

bir bakışın infilak boyutunda kendini hayatta bulamaması ile başlayan öykünün en netameli tarafı, sözcük köklerinin öksüzlüğüdür
 
bu öksüz olma halinin tekâmül edememe ile yol boyu birlikteliği ise hazin ve bir o kadar kesif bir “kalma” halidir
 
kalırken, tüm yer küreyi baştan sona kırmızı ile okuyana mavide hayat vermek boş bir çabadır
 
çabanın gölgesinde yürümek ise bu minvalde sözlüklerde adı geçmeyen bir sıfattır.
 
sıfatların yetmezliğinde sürekli bir zamir olma hal’i ise gizli ve belirsiz bir tamlamadır
 
tamlamak fiilinin kökünde – öyle ki hemen başında “belirsiz” vardır- yaşamak nafile ve heyula bir ömre atılan çiziktir
 
ömre, heyula deyip daha sonra böylesi cümlelerde hayat namına devamlılık ekmek ise bambaşka bir mevzudur
 
mevzu demişken, konu itibari ile okuduklarımızı anlayamamak ile ilgili yukarıda verilen tüm çabalar zahmet ve nümayiştir
 
zahmetine kurban deyip, biçerken her geceyi sabaha, çayından eksik ettiğin her şeker, ölüme dair tatsız bir intikam planıdır
 
İntikam, “iki”nin yanında telaffuz edilmemesi gereken bir sözcüktür
en çok “bir”e yakışan tarafı, daha afillidir
bundan, edilgenliği her daim salık verilmiştir
yani ki intikam, keenlem-yekûndur
 
keenlem-yekûn, adaleti sağlamak için ortaya atılan, memleketi farisi olan, tevekkül sahibi bir sözcüktür, baştan beri hükümsüzdür…
 
hüküm fıkrası bağlayıcıdır, adaletin kantarında
gerekçelerin anlamı yoktur yani bir kararda infaza kurban giden için
hundan her hüküm, biraz da fermandır
 
Ferman ise vicdanda ağır kanamadır
 
kanar ya sabahtan aldığını taşıyan gece, durmaz garabet 
 
durmaz, yerden yere vuranın zulmü, 
akar bir tarih boyu, kefen beyazlığında, şirret
 
Şer’dir aslında tüm olan- biten. anlamak, en çok bundan zordur
 
Tüm bu denklemde, elemanların hangi toplamda kendilerine vatan bellediklerini sormak ise buraya kadar gelmişken gafletin daniskasıdır
 
biçilenin üstüne atılan söylevlerin nar kırmızısı rengi, yukarıda kendine yer bulan cümleler için en büyük delalettir
 
delalet, ağır bir sözcük olmuştur hep. kullanım alanının sürekli gözlem altında tutulması ve tekinsiz bir bölgenin daimi ikamet sahibi olması bundandır
sona gelirken, halen bir söylencenin kollarında hayat bulmak ve kan dökmek cerahatin kalbe sirayetidir
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

11.Haziran.2014 Çarşamba
24.Mart.2014 Pazartesi
06.Ocak.2014 Pazartesi
18.Kasım.2013 Pazartesi
24.Eylül.2013 Salı
01.Eylül.2013 Pazar