20 Haziran 2018, Çarşamba

Üst Menu

Bir Kalekol Yapacaksın...

Bir Kalekol Yapacaksın...

Bir kalekol yapacaksın önce.

 

Süreç adı verilen ve taraflar arasında ateşkes’in ötesine geçmeyen/ geçemeyen zamanların nesnesi olarak. Ve sürecin bundan öte bir şeyin ötesine geçemeyeceğini delillendirmek için.

 

Nihai hedefinin dağdakileri silahsızlandırmanın ötesinde geçmeyen bir süreç. Önce belediye sonra milletvekilliği ve sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerine propaganda malzemesi olarak kullanacağın bir oyalama hamlesi.

 

Bir kalekol yapacaksın, öyle bir kalekol yapacaksın ki Kürtler’e yaşadıkları tüm zulümleri hatırlatacaksın. Acı, kayıp, faili meçhul, köy yakma, köy boşaltma… ‘’Bunları hatırla haddini bil’’ dedirten cinsten.

 

Sonra kalekolları hafızasına ölüm olarak belleyen halkın bir daha ölümler olmasın diye yaptıkları eylemleri bekleyeceksin. Onlara orantısız güç kullanmanın senin tarihinde yeni olmadığını bir kez daha göstermek için. Önce bir Medeni Yıldırım katledeceksin, yetmedi bir de Baki Akdemir, daha da yetmedi Ramazan Baran ve belki daha kaçıncı kez yetmeyecek.

 

Sonra bu orantısızlığına organik aydınlarınla, entelektüellerinle meşruluk arayacaksın. Yalan söyleteceksin onlara, mesela: “evlatlarını isteyen annelerin eylemine tahammül edemeyen bir kısım Kürtler Lice’de askere saldırdı, çözüm sürecine yara vurdu” dedirteceksin.

 

Bitmeyecek “Lice’deki kalekol yapımında tahrip edilen ormanların hesabını sormayan soramayan gezici çevre severlere ve yaşam hakkı savunucularına, Lice’de ormanlar yanarken Medeniler, Bakiler, Ramazanlar öldürülürken siz neredesiniz diye soranlara” bunlar insanları ayrıştırıyorlar dedirteceksin.

 

Ve hatta tuz biber hükmünde asker annesinin, gerilla annesinin, çocuğunu PKK’den isteyen annenin, kayıp annesinin, Cumartesi annesinin ve barış annesinin döktüğü gözyaşını aynı bulanı, acıları yarıştırıyor diye suçlayacaksın. Ayrıştırma ve kamplaştırma politikalarının senin ceberrut devlet anlayışının sonucu olarak halklar arasına nifak sokmaktaki metodolojin olduğunu unutarak.

 

Bir kalekol yapacaksın, yol kapatma neticesinde engellenen seyahat özgürlüğünün, yaşam hakkından daha öncelikli bir hak olduğu yalanını yutturacak kitleler arayarak.

 

Bir kalekol yapacaksın, Kürt ve Kürdistan meselesinin çözümünü şiddet endeksli çözme politikandan vazgeçmediğinin ilanı olan.

 

Bir kalekol yapacaksın Medeni’nin, Baki’nin, Ramazan’ın annesinin gözyaşı ile harcını yoğuracaksın. Temelini zulmün onurlu şahitlerinin mazlumluklarıyla atacaksın.

 

Bir kalekol yapacaksın Lice’nin acılı tarihinin acısına acı katan.

 

1915 Ermeni katliamına karşı çıktığı için katledilen ve Türbe kaymakam diye anılan Lice kaymakamı Hüseyin Nesimi’yi, 1925 Şeyh Said kıyamına Lice halkının onurlu desteğini, 49’lar hareketinin iki Lice’li katılımcısının verdiği mücadeleyi, Terör bahanesiyle 1993’te Lice’de yakılan 30 köy ve 1282 evi, Deprem olduğunda devlet yardım etmeyince haksızlığa tepki olarak yapılan iki büyük eylemi,1969’da doğu mitingleri ile Kürdistan davasına Licelilerin verdikleri mücadeleyi hatırlatan.

 

Bir kalekol yapacaksın Allah’ın huzuruna zulme toplumsal şahitliğini göstererek giden üç şahit, üç şehit göndereceksin, Ceylanların mahzunluğu ile şahitliğini yaptığı topraklardan.

 

Bir süreç başlatacaksın. Ateşkes ilan edeceksin. Bir kalekol yapacaksın.Üç anneyi ağlatacaksın. Tüm toplumu militarize edeceksin.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.