23 Haziran 2018, Cumartesi

Üst Menu

Camiler Çocuk Açacak, Amcalar Müsaade Ederse

Camiler Çocuk Açacak, Amcalar Müsaade Ederse

Münir Özkul'un camiden bir değil iki kere kopuşunu (kovuluşunu) bilenler vardır, bilmeyenler için kısaca söyleyelim; ilkinde öğrencisi olduğu ilkokulun bitişiğindeki caminin avlusundan bir demet çiçek koparmak isterken kısa boylu, sakallı biri tarafından ödü kopacak kadar azarlanır. İkincisi kovuluşu çeyrek asır sonradır. "Cami adabına" uymadığı için yaşlı bir adam tarafından tokatlanışı, cami ile arasındaki zayıf duygusal bağı da koparır...

 

Münir Özkul'u kovanlar benim hayatımdan da geçtiler. Biri gittiğim caminin imamı idi. Annem köyde idi ve çok özlemiştim. Elif-Ba cüzünün ilk sayfalarından birinde annemin adı geçiyordu. Tam oraya geldiğimde annemin özlemi kabardı ve gözlerim yaşarmaya başladı, okuyamadım. Dersime çalışmamış olduğuma kanaat getiren genç, billur sesli ve yakışıklı cami imamı boyumdan uzun bir sopa ile ellerimi kızarttıktan sonra ağabeyime de şikâyet etti. Allah'tan ağabeyim ondan çok daha anlayışlı idi de başka camiye göndermek gibi bir çözüm bulmuştu. Diğeri İmam Hatip'te öğretmenimizdi. Öğlen arası onun da gittiği camiye ara sıra gider namazdan sonra caminin bahçesindeki ayva ağacından ayva koparırdık. Derste kafamızı sıraya gömmemizi emredip cüzünü okuyan, emre bir lahza da olsa itaatsizlik edenlerin yanağını yarım tonluk tokadıyla kızartan bu adam bir gün caminin ayvalarını kopardığımız için de camide sıradan geçirmişti bizi... Ondan sonra kendi aramızda "cami Allah'ın, ayvalar bizim!" esprisini yapar olmuştuk...

Benim ferdi tarihim özelinde, Münir Özkul'u kovanlar hiç eksilmediler camilerden. Teravihlerde gülüşüp, hatta bazen ileri gidip öndeki arkadaş secdede iken onu kafamızla iteklememiz gibi yaramazlıklarda bizi camiden kovan birileri hep vardı... Bu kadar ileri gitmeyen çocukları bile camilerden kovan amcaları uzun zaman ciddi ciddi cami'nin sahibi zannettim. Hatta arkadaşlarla şunun camisine gitmeyelim, bunun camisine gidelim diye tartışmalarımız da olmuştur. Sanırım Münir Özkul gibi cami (ve dolayısıyla islam) ile bağlarımı koparmayışımı bu kötü örnektekilerden çok daha fazla olan güzel insanlara borçluyum. İmam Hatip'te, örnekteki gibi bir iki öğretmen dışında çok iyi öğretmenlerim oldu, halen görüştüklerimiz vardır. Sonrasında kurs için gittiğim camilerde de tanıdığım insanlar bakımından talihli idim. Münir Özkul'u camiden kovanları değil hep o güzel insanları model olarak kabul ettim.

Kendimi talihli addedip şükredeyim tamam da ya bu kovucu amcalara takılıp Münir Özkul'un akıbetine uğrayanlar? Bu insanları camilerden kovan ve kendisini caminin sahibi olarak gören, çoğunlukla yaptırma ve yaşatma derneği üyesi amcalar bunun hesabını nasıl verecekler?

...

Camiler arka saflardaki çocuk gülüşmeleri, asma kattaki çocuk takırtıları ile güzel... Camideki çocuk cıvıltısı, cennetteki bülbül sesi gibidir. Hiç bülbülün cennetten -hem de cennetin sahibinin rızasına muhalif bir şekilde- kovulmasına razı olunabilir mi? Bazı camiler biliyorum; caminin "sahibi" olan amca, imamın da pek ses etmeyişinden cesaretle neredeyse kapıda bekleyip kimin girip kimin giremeyeceğine karar veriyor. Onları gördükçe iyi ki bu adamlar cennetin kapısında beklemeyecek diyorum, yoksa işimiz iş...

Diyanet, her sene yaz tatilinin başlamasından önce çocukların yaz Kur'an kurslarına katılmasını teşvik edici kampanyalar başlatıyor. Bu seneki kampanyanın iki sloganından biri "Gel bu yaz Kur'an'ı gönlüne yaz." diğeri de "Camiler Çocuk Açacak" şeklinde. Kampanya için şarkılar, afişler hazırlayan Diyanet'in hesaba katmadığı yahut hesaba kattığı halde üstesinden gelemediği bir sorun var: camiyi kendisinin zanneden, caminin kadrolu cemaati amcalar!

Diyanet çocuklara "haydi çocuklar camiye" diye seslenirken bu amcalar çocuklara, anne-babalarının sahip çıkamayıp camiye saldığı canavarlar muamelesi yapıyor... Bu amcalardan birinin cemaatin içinde ayağa kalkıp camiden kovulacakları tek tek seçtiğini hatırlıyorum. Sorun biraz da hüsn-ü misal olanların o amcalar karşısında sessiz kalması, çünküsünü dedik ya cami onların!

O amcalardan bu yazıyı okuyanlar varsa bilsin ki cami onun değil, Allah'ın! ve Allah, çocuğun camiye gitmesinden hoşnut olur. Çocuğu kovmakla Allah'ın evinde ev sahibini rahatsız etmiş oluyorlar, ki bu misafirliğin adabına aykırıdır. Hüsn-ü misal ağabey ve amcalara gelince; lütfen o çocukların kovulmasına müsaade etmeyin! Çocuğa kalkan tokata, söylenen kötü söze kalkan olun, cennetle müjdelenmezsiniz belki ama namazın bonusu olur, fena mı?

Caminin kirlenen halılarının temizliğini cemaat yap(tır)mıyor mu?

Isınmasını, soğumasını cemaat karşılamıyor mu? Çocuğun fazladan nasıl bir zararı var camiye? Hem var diyelim, bir çocuğun imanının katili olmak, kaç cami yıkmaya bedeldir? Münir Özkul'u kovanlar kaç cami yaparsa atabilirler bu vebali boyunlarından?

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.