22 Eylül 2018, Cumartesi

Üst Menu

Cennet Aslında Neye İşarettir

Cennet Aslında Neye İşarettir

Yeryüzünde bilinen bütün inançların temelinde bir ‘Cennet’ kavramı vardır.

İnsanoğluna bir hedef gösterilmiştir ama o asıl görmesi gerekeni görmemiş, anlaması gerekeni anlamamıştır, ya da anlamak istememiştir. Böylece hedeflenen saptırılmıştır.

Cennetin sevdirilmesi ve hedef gösterilmesinden amaç, insanoğlunun vazgeçilmezleri olan evrensel doğruların, güzelliklerin yeryüzünde gerçekleştirilmesi, hakim kılınması mücadelesidir.

 

Yalan, gasp, haksızlık, fitne, adaletsizlik, köleleştirme, eşitsizlik yeryüzünü cehenneme çeviren sebepler değil midir?

İşte bu eylemler bütün inançlara göre yasak olduğu gibi inanç sahibi olmayanlara göre de yanlıştır.

 

İşte bütün bu yanlış ve yasak olanların ortadan kalktığı bir yeryüzünü düşünebiliyor musunuz?

Bu; dünya da ‘Cennet’in gerçekleşmesidir.

 

Elçilerin tamamı ‘Barış elçileri’ olarak halkların arasında adaletin ve güvenliğin tarafında ve hep egemenlere, statükolara karşı mücadele etmişlerdi.

Hz. Muhammed’in veda konuşmasında ırkçılığı, asabiyeti, üsttenciliği kaldırmasına rağmen hemen onun ardından insanlar tekrar nasıl eski cahili gelenek ve idare tarzına yönelebildiler?

İnançların temelini, referanslarını oluşturan ‘Vahy’,  yeryüzünde adalet ve barışın yaşanmasını öngörüyorken bu inançların takipçileri, sonradan nasıl böylesine yoldan saptılar?

Allah adına cinayetler işleyip, haksızlık ve adaletsizlikler yapabildiler? Yüzyıllardır hala yapmaya devam edebiliyorlar.

 

Pavlus’un, Hrisityanlığı İsa’nın orijinal mesajından, bugünkü inanç sistemine dönüştürdüğü gibi Emeviler’de Hz. Muhammed’in getirdiği mesajı onun oluşturduğu pratikten kaldırıp bugün halk arasında anlaşılan ve yaşanan ve tek referansı Kur’an olmayan bir din oluşturmuşlardır.

Emevilerin içinden gelen Ümeyyeoğulları Mekke toplumunun ilk Arap Nasyonalist hareketiydi diyebiliriz.

Kerbela sonrası, Hz. Hüseyin’in kafası Yezid’in önüne getirildiğinde ‘Bugün Bedir’de öldürülen atalarımın intikamı alındı’ demesi tam bir Arap faşizminin ifadesini simgeliyordu aslında.

Hz. İsa ‘Tanrının kelamını insanlara nasıl öğretirseniz, insanları öyle şekil alır’ sözü ile yaşanan bu tarihsel kırılmayı bir parça anlayabiliriz.

Müslümanlar bugün yeniden neye iman etmeleri gerektiğini anladıklarında zihinlerde tahrif edilen dinden kurtulup, tahrif edilemeyen son ‘Vahy’ ile tanıştığımızda yeryüzünü cennetlere döndürmek mümkün olacaktır.

 

İşte o zaman; ‘Yeryüzünü cennetlere dönüştürebildiğimiz kadar gerçek cennetleri hak edeceğiz.’

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.