20 Haziran 2018, Çarşamba

Üst Menu

Demokratikleşme Paketi, Tepkiler, Beklentiler

Demokratikleşme Paketi, Tepkiler, Beklentiler

Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı Demokratikleşme paketi ile beraber ‘’ritüel’’ haline gelen siyasi kutuplaşmaya, ‘’ifrat’’la ‘’tefrit’’ arasında seyreden yorumlara, analizlere bolca rastladık yine.

 

Paketi herkes kendi ideolojik/siyasi zaviyesinden değerlendirdi.

 

Kimisi ‘’Devrim’’ dedi…

 

Kimsi ‘’Kundir’’(kabak)…

Bir de ‘’Yetmez ama evet’’ diyen, paketin eksikliklerini görüp kapsamının daha da genişletilmesini savunan, daha makul, gerçekçi olan bir kesim var...

Paket açıklandığında en sürpriz madde kuşkusuz ‘Andımız’’ denen faşist uygulamanın kaldırılması oldu.

 

Andımızın kaldırılması Kürtler için güzel bir sürpriz olurken, milliyetçiler için hayal kırıklığı etkisi yaptı.

 

Mazlumder’in ‘’andımız’’ başarısı

 

Andımızın kaldırılmasında Mazlumder’in büyük emeği var.

Mazlumder Genel merkezi ve birçok şubesinin-Diyarbakır şubesi başta olmak üzere-kararlı etkinlikleri ciddi bir kamuoyu oluşturdu.

Mazlumder camiasına ne kadar teşekkür etsek az…

Olumlu karşılanan maddeler

 

Andımızın kaldırılması, Nefret suçlarına getirilen düzenleme, kılık-kıyafet düzenlemesi, Partilere hazine yardımı, seçim barajının tartışmaya açılması, Süryanilerin mağduriyetini gidermeye yönelik Mor Gabriel ve Romanlarla ilgili maddeler kuşkusuz mühim ve takdirlik…

 

Üç seçenekli baraj önerisi hileli mi?

 

Tabii seçim barajı ile ilgili üç seçeneği ‘’hile’’ olarak değerlendirenler de var.

‘’Hile’’ diyenler özetle; ‘’ Hükümet üç seçenek sunmakla en başından işi yokuşa sürüyor. Barajı neden %3 veya %5’e sabitlemiyor ki?’’ diyorlar.

Baraj konusu şimdilik soru işareti.

Hükümetin adaletsiz olan mevcut barajı alt düzeye, % 1'e çekmesini umuyorum.

 

Anadilde eğitim

 

Özel okullarda anadilde eğitim yapılmasını öngören düzenlemeyi birçok kişi olumlu karşılıyor. Hatta AK Partililer ‘’devrim’’ olarak görüyor.

İçinde ‘’devrim’’ geçen yorumların abartılı olduğu kanaatindeyim.

Kürtler, Tıpkı Türkler gibi bu ülkenin kurucu unsuru…

Mesele bedel vermek, ülkeyi beraber kurmaksa bu iki halk hep beraberdi.

O halde Türklerin hangi hakkı varsa Kürtlerin de olmalı.

Kendi kendini yönetme ve anadilde eğitim Türkler için ne kadar hayati ise Kürtler için de öyledir. Fıtri olan, vicdanları mutmain edecek bu iki düzenlemeden yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ile ilgili bir şey yok iken anadilin özel okullara havale edilmesi ‘’paran varsa anadilinde eğitim alabilirsin’’ demektir. Çoğu yoksul ve orta sınıf diyebileceğimiz Kürtler için bu düzenlemeye devrim demek slogandan öteye geçmiyor benim için.

Anadilde eğitimin özel okullara havale edilmesi psikolojik eşik açısından önemli…

Kürtçe eğitim verecek kadroların yetişmesi için de önemli bir adım. Ama o kadar…

Anadille ilgili devrim sözcüğü Kürt çocukları devlet okullarında eğitim görünce kullanılabilecek bir tabirdir. Umarım uzun yıllara yaymadan karşılanır bu talep.

 

BDP’li bir işadamı okul açarsa…

 

Anadilde eğitimle ilgili tartışmalar uzun yıllar süreceğe benziyor.

Ben kendi adıma şunu merak ediyorum; mesela BDP’li bir işadamı özel okul açıp Kürtçe anadilde eğitim için zemin hazırlarsa devlet engel çıkarır mı?

‘’Niye çıkartsın ki, çıkaracak olsa böyle bir düzenlemeye gitmezdi’’ diyorsunuzdur…

Bu kaygımı şunun için paylaşıyorum, özel okullarda eğitimin cemaat okullarında yapılacağı veya teşvik edileceği yönünde çok sayıda görüş var.

‘’Özel’’ olduktan sonra tabii ki cemaat de farklı kesimler de böyle bir çalışma yapabilir. Bu gayet doğal…Ama BDP veya atıyorum ZEHRA camiası, Nubihar çevresi böyle bir çalışma yapsa engellenir mi?

Geçmişte Kürtçe kurslarla ilgili hayal dünyamızı zorlayan çok sayıda engel çıkartılmıştı: kapının genişliği, merdiven basamakları, pencerenin bilmem nesi…

AK Parti’ye yakın kesimler, işadamları dışında özel okullarda eğitim faaliyetinde bulunacaklara nasıl bir muamelenin yapılacağı soru işaretidir.

Bunu zamanla anlayacağız.

 

TMK ve TCK’nın değişmemesi, KCK’li tutuklular

 

Birkaç hafta önce paket açıklanacak dendiğinde çözüm sürecini ilerletecek adımların atılacağını umuyordum. KCK davası tutukluların bırakılması ile ilgili bir düzenlemenin olmaması bölge halkı, BDP çevresinde hayalkırıklığıyla karşılandı.

Şiddete bulaşmamış tutukluların hala içeride tutulması ‘’pazarlık’’ konusu yapılacakları algısına neden oluyor.

Paketin kapsamı genişletilecekse-ki birçok konuda genişletilmeli-TMK ve TCK'nın kaldırılması/değiştirilmesi öncelikli olmalı.

 

PKK, BDP’nin ‘’paket’’ tepkileri

 

Daha paket açıklanmadan PKK ve BDP’li yöneticilerin ‘’bu paketten bir şey çıkmaz’’ mealindeki yorumları çok erken ve gereksizdi bence. BDP Eş genel Başkanı Gülten Kışanak’ın paket açıklanmadan bir gün önce Kundir (Kabak) benzetmesine hiç gerek yoktu.

Yine KCK Eş Başkanı Cemil Bayık’ın paketle ilgili yaptığı ‘’AKP kredisini tüketti’’ yorumu için de çok erken. Her şeye rağmen Kürtler çözüm sürecinin devamından yana. Pakette PKK’li yöneticilerin beklentilerini karşılayan maddelerin olmaması daha sonra olmayacağı anlamına gelmez. Çatışmasız ortamın devamı ve sürecin ilerletilmesi için Hükümetin atacağı daha çok adım var. PKK’lilerin sivil hayata katılımını sağlayacak, legal siyasete dahil edecek düzenlemeler en hayati konular. Bu yönde çalışma yoksa ciddi bir eksiklik var demektir.

BDP’nin kısa vadede paketin kapsamını genişletecek bir çalışma yapması sadece eleştirmesinden daha hayırlı olacaktır.

 

BDP’ye jest mi yapıldı?

 

Partilere hazine yardımını kolaylaştıran, eş genel başkanlık ve seçim barajının düşürülme önerisi BDP’ye jest niteliği de taşıyor olabilir. Bu maddelerle ilgili düzenleme genel olmasına rağmen güncel manada BDP’nin işine yarıyor. Bu da BDP’ye jest mi yapıldı sorusunu akıllara getiriyor…

Paketteki maddeler yasalaştıktan, uygulamaya geçtikten sonra demokrasi standardımız biraz daha yükselecek. Paketle hak ettiğimiz demokratik seviyeye çıkmayacağız ama ileriye yönelik umutlarımız güçlendi.

Daha kapsamlı, yapısal reformlar/çözümler için slogan yerine demokratik mücadeleye devam edilmeli…

 

Demokratikleşme paketi beklentiler ve tepkiler yazı dizisi

 

Hür Bakış'ın İstanbul muhabiri Zeynep Yüncüler ile beraber hazırladığımız ''Demokratikleşme paketi beklentiler ve tepkiler'' röportaj dizisini 1 Ekim'den itibaren yayınlamaya başladık.

Farklı kesimlerden aydın, gazeteci, akademisyenlere yer verdiğimiz dizinin doyurucu, ufuk açıcı tespitlerle dolu olması bizleri memnun etti.

Bu diziyle demokratikleşme paketinin kapsamlı bir analizini siz değerli okuyucularımızın istifadesine sunduk.

Günlük dört röportaj yayınladığımız diziyi toplam 17 söyleşi ile bitirdik.

 

Diziyi okumak için linki TIKLAYINIZ

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.