17 Eylül 2019, Salı

Üst Menu

Dengbej Fatma İsa'nın Ardından

Dengbej Fatma İsa'nın Ardından

Ses ve sözün mevsimiydi. Erivan’ın Erezegin köyünden kalkıp o sabah radyo kaydına gelen iki köylü genç kadından biri Fatma İsa’ydı. Köyünde, akrabaları ve arkadaşları arasında sesi güzel diye bilinirdi. Sesiyle anılır, ninni ve kılamlarıyla tanıtılırdı. Kendi deyimiyle sabahtan akşama kadar kılam söyler, kelimelerle çalışırdı. Sesinin günün birinde hayatının sınırlarını aşabileceğine hiç ihtimal vermemişti. Ancak tarihte insanlığın yıldızının parladığı anlar vardı. (Stefan Zweig) Ve Fatma İsa’nın yıldızı köylerine gelen müzik araştırıcılarının tavsiyesi sayesinde parlayacaktı. Bir kültüre ışık veren bu şans anı belki sahibine yeterli imkanı tanımadı. Ama tanıklık ettiği kılamın berraklığı, söylevcisinin duru kavrayışı, dilinin açıklığı, sözlere doldurduğu duygu yoğunluğu ve bir kadının aşk destanına sığdırdığı derinlik pek çok açıdan bir ilki barındıracaktı

 

Akrabalarının önerisi ve Erivan’dan gelen radyo derlemecilerinin talebi üzerine ses kaydına gitti. Ne bir hazırlık, ne bir deneme ne de belirlenmiş bir liste vardı önünde. Biraz şaşkın, biraz utangaç biraz da merak içinde olan biteni izliyordu.

 

Erivan radyosunun kayıt odası her günkü program kayıtlarından birine hazırlanırken, Fatma İsa ve Mıho iki ayrı gerçeklik olarak kayıtlara geçecekti birazdan. Mekan ve zaman bir kılam için apayrı bir talih biçmeye hazırlanıyordu. Fatma İsa, birazdan kılamların en güzelini, su misali verecekti sürgün toprakların göçebe yaşamlarına.

 

Beş tane kılama karar verildi. Ve Fatma İsa mikrofona yaklaştı. Karşısında ne alkışlayan bakışlar, ne de süslü bir salon. Her gün, evde, düğünde, ocak başında ve köy meclislerinde söylediklerini hatırladı. Elini suratına dayadı ve başladı söylemeye.

 

Were mıho stérké lıme daye stérka kule, mıho, şewqé lıme daye guhera şéx resule…”

 

Her günkü sözleriydi ama bu defa tarihin içine damlıyordu. Kelime ve ses büyüyordu bu kadının dilinde. Şiirimsi söyleniş herkesi mest ediyordu. Kaydı yapan da, kaydı alan da ve kaydı veren de bu anınyakaladığı fırsattan habersiz dinliyorlardı. Hiçbiri bir ülkenin tepeden tırnağa bu kılamlardan birine vurulacağını bilmiyordu.Fatma İsa, arda arda okudu kılamlarını ve hiç bir şey olmamış gibi köyünün yolunu tuttu.

 

Ama Evdalé Zeyné’nin Kürt diyarlarına damıttığı denbejlik efsanesi Fatma İsa’nın “were mıho”su ile ikinci bir uyanış başlatacaktı Kürtlerin yaşamında. “Were mıho” diğer denbej klasiklerinden biraz daha farklı  olacaktı. Denbejliğin birçok klasiği defalarca yorumlanıp, farklı kişilerce okundu. Ancak Fatma İsa'nın “were mıho”su kendi çemberine kimseyi kolay kolay almadı. Sanki Fatma İsa ilk ve son kez, tıpkı kendi amatör sanatkarlık ruhu gibi bir defaya mahsus söylemişti. Yorumunun üstüne yorum tanımaz gibi bir icra şifresi koymuştu kılamına. Birçok sanatçı  birbirinden kılam alıp, derledi. Ve çoğu da sevildi. Ama “were mıho” kılamı hep bir istisna taşıdı içinde. Söylevcisinden ötesine tadını da sırrını da veremedi. 

 

Fatma İsa, elbette kendi toplumsal şartları sonucu Kürt sanatına yapacağı katkılardan mahrum kalmış çok özel biri olarak çok erkenden köşesine çekildi. Ancak “were mıho nun” Kürt denbejlik dünyasında ikinci jenerasyon olarak yeri hep başka oldu. Fatma İsa'nın ardından bize sadece ses kaldı.

 

Not: Fatma İsa’nın derlemeciler dediği isimler, Xelil Muradov, Xelilé Evdıla, Mihemede Sılo, Heciye Cindi, Arame Çaçan gibi dönemin Erivan radyosu sanatçılardır

 

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
27.Kasım.2015 Cuma
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
07.Temmuz.2015 Salı
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe