25 Kasım 2017, Cumartesi

Üst Menu

Dünden Bugüne DİNBAZLIK

Dünden Bugüne DİNBAZLIK

Bazı insanlar, din adına ilkel, sahte davranışları nedeniyle "dinbaz" olarak tanımlanmış olsalar da, kavramsal olarak "dinbazlık" muhtemelen yeni kullanılmaktadır. Ancak mahiyeti itibariyle çok eskilere dayandığı kesindir. Müslümanlar açısından dinbazlığın ilk olarak Muaviye'nin “Hakem” olayındaki politik dehası ile ortaya çıktığı kanaatindeyim.

 

Muaviye’nin isyanı ile başlayarak büyüyen fitne, yaklaşık 70 bin Müslüman’ın öldürülmesiyle zirveye ulaşmış, yenilmek üzereyken Muaviye ordusu Hz.Ali taraftarlarının kanını donduracak bir hileye başvurmak suretiyle mızraklarının ucuna Kur’an sayfalarını takarak hücumlarını önlemeyi başarmışlardır. Sadece bununla yetinmeyerek aralarında Kur’an’ın hakem kılınması önerisini de sunarak Allah-Kur’an ve Din ile aldatmanın sistematik yolunu açmışlardır. Bu olayı “dinin istismar edilmesi” olarak geçiştirilmesinin yanıltıcı olduğunu düşünüyorum.  Muaviye ordusu dinin değil, din adına çıkarın, iktidarın, hâkimiyetin kavgasını vermekteydi. Bu durumda Muaviye ordusunun kurduğu hile/kumpas ile Hz. Ali ordusunu aldatmak için mızraklarının ucuna Kuran-ı Kerim sayfalarını takmaları ve “Kuran’ı hakem kılma” teklifleri sıradan bir din istismarı değil, bir ‘dinbazlık’ örneğidir. Muaviye dönemi ile Din ve siyasal düzen iç içe ve birlikte yeniden inşa edilmeye çalışılmıştır. Yezid’in veliaht tayin edilmesi ile de devlet, din ve siyaset kurumsallaşarak yeni bir model ortaya çıkmıştır.

 

Artık dini, siyasi, insani itirazlar din üzerinden baskılanmakta ve din adına cinayetler, katliamlar yapılmaktadır. Öncelikle, peygamberi ve Kur’an’ı en doğru anlayan ve sahih dini yaşayan Mü’minlere ve onların dini ve siyasi rehberleri olan Ehl-i Beyt’e yönelik acımasız, barbar, vahşi saldırılar düzenlemiş ve bunlar yok edilmeye çalışılmıştır. Çünkü başka türlü yeni bir dini anlayış ve yeni bir siyaset tanzim etmek mümkün değildi. İşe Kerbela’da Ehl-i Beyt’in soy kırımı ile başlandı. Daha sonra Kerbela olayı kadar acı ve dramatik “Harre Olayı” gerçekleştirildi. Medine’de yaşayan ve Yezid’in halifeliğini tanımadıklarını ilan eden Peygamber’in seçkin arkadaşlarına yönelik saldırılara geçildi. Yezid’in talimatıyla Müslim bin Ukbe komutanlığında Medine işgal edilerek yağmalanmak için askere izin verilir. 80 civarında sahabi olmak üzere yaşlı, genç, çocuk demeden binlerce Müslüman katledilir. Evler ve iş yerleri yağmalanır, kadınların ırzına geçilir, genç kızlar cariye, genç erkekler köle olarak alınır. Yezid bununla da yetinmeyip Haccac komutanlığında bir orduyu da Mekke’ye gönderir. Mekke’yi kuşatan Haccac, şehri ve Kabe’yi mancınıkla topa tutar. Kabe’nin içine sığınan insanları dahi hunharca kılıçtan geçirir.

 

Tarihte benzer katliamlar, zulümler yaşanmakla beraber parlak dönemler de çokça olmuştur ancak Müslümanların meşru model olarak devraldıkları ve içselleştirdikleri devlet/siyasal düzen; Muaviye ile başlayan ve Yezid ile kurumsallaşan modelden başkası değildir. Bugün de Müslüman coğrafyasında din merkezli partilerin, siyasi cemaatlerin, örgütlerin, grupların farklı yöntemlerine rağmen modeli, Yezid Yönetimi'nin modern versiyonundur. 19. ve 20. Yüzyılda milliyetçi ve ulusçu devletlere alternatif olarak gelişen İslamcılık da hastalıklı ve sorunlu bir ideoloji olarak Müslümanların devlet/siyasal taleplerine cevap veremeyince kaçınılmaz olarak siyasi, psikolojik, ideolojik bir çöküş yaşandı. Tam bu sırada Küresel işgallerin de katkısıyla yeniden Yezidi bir hareketin ortaya çıktığına şaşkınlık içinde şahitlik etmekteyiz. 

 

Bu hareketin parti, cemaat, medya, örgüt, grup, silahlı-silahsız şekilde kendisini göstermesi, tarihsel arka planının ve kültürel boyutunun çok güçlü olduğunu göstermektedir. Devleti, kurumlarını, siyaseti, medya ve sermayeyi ele geçirmek için akla hayale gelmeyen yöntemlere Din ve dindarlık üzerinden başvurdular. Bu nedenle de bu çağımızın Yezidi hareketini “dinbazlık” olarak tanımlamayı uygun gördüm. Diğer bir ifade ile Dinbazlık, İslamsız Müslümanlığın adıdır.

 

İslamcılık ile dinbazlığı birbiriyle karıştırmamak gerekir. İslamcılık; sorunlu olsa da islam’dan üretilmiş siyasal bir ideolojidir. Dinbazlık ise dinde sahtekârlıktır ve dini özünden ve asli kaynağından kopararak saptırmaktır. İslamcılık bir devlet/iktidar ideolojisidir, Dinbazlık ise soygun, talan, yolsuzluk, rüşvet, israf, tahakküm, saltanat ve Harem düzenidir.

 

İslamcılık ile yüzleşemediğimiz için bugün Dinbazlık ile karşı karşıyayız. Dinbazlık ile yüzleşmeyi başaramazsak yeni bir Yezid veya Moğol tipi Müslüman istilasıyla karşılaşacağımızı düşünüyorum. Hatta modern ve kimyasal silahlarla donanımlı, despotik dini uygulamalarla toplumu tanzim edecek, sokaklarda, meydanlarda her gün yüzlerce insanın kafasını “Allah'ın hükmü” diye bedeninden ayıracaklardır. Tekfir ettiklerinin eşlerini, kızlarını “cariye” olarak köleleştirecek, fitne unsuru olarak kadınları evlerine, karanlığa hapsedecek, “recm” cezasıyla belden aşağı toprağa gömülmüş olarak erkeklerce taşlatacaklardır. Devlet gücünü kullananı ulul emr, halkı biatla mükellef bir sürü gören dinbazlık hareketinin Yezid’ten, moğollardan daha acımasız, vahşi, ve daha saldırgan olacağını tahmin etmek zor değildir..

 

Çünkü Dinbazlık; Devlet/Halife/Emir-ul Mü’minin’e biat-itaat etmeyeni, boyun eğmeyeni ve kul olmayanı “Asi”, kendileri gibi inanmayanı “Kâfir/Gâvur”, muhalefet edeni “Mürted” ilan ederek katlini “vacip”, malını-mülkünü “ganimet”, eşini-kızını “cariye” sayarak “taş üstüne taş, baş üstüne baş” bırakmayarak cezalandırmaktır. Kanaatime göre Ortaçağ Batı gericiliğini doğru anlamadığımız ve günümüz İslam anlayışına uyarlayarak Müslümanlığımızla yüzleşemediğimiz için Ortaçağ Batı karanlığına gömülmüş durumdayız.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

08.Ağustos.2016 Pazartesi
01.Ağustos.2016 Pazartesi
17.Temmuz.2016 Pazar
11.Temmuz.2016 Pazartesi
04.Temmuz.2016 Pazartesi
27.Haziran.2016 Pazartesi
20.Haziran.2016 Pazartesi
06.Haziran.2016 Pazartesi