25 Kasım 2017, Cumartesi

Üst Menu

Dünyada Kürt Rüzgarı Eserken, Kürtlerin Derdi Erdoğan’ın Gitmesi midir?

Dünyada Kürt Rüzgarı Eserken, Kürtlerin Derdi Erdoğan’ın Gitmesi midir?
Kürtler dünyanın gündemini işgal ederken ve Kürtlerin dünya kadar büyük meseleleri  varken, onlar adına silahlı ve silahsız mücadele eden ve bu konuda pratikte tekel oluşturan PKK ve HDP cenahının “Erdoğan gitmeli” mantığı Kürtlere nasıl bir fayda sağlamayı planlıyor?

 

Erdoğan kim?

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin öyle veya böyle en etkili siyasetçisi ve seçilmiş Cumhurbaşkanı.

 

Son ayları hesaba katmazsak, Erdoğan geldiğinde Türkiye devleti Kürtleri muhatap almıyordu.

 

Erdoğan, muhatap aldı almasına ama sonuca gidecek kadar ya hevesli değildi ya da Kürtleri bir iki görüşme ile silahsızlandıracağını düşünmekten öteye pratik adımlarla destekleyeceği bir planı yoktu.

 

Şimdi Erdoğan yönetimi altındaki Türkiye, Kürtlere PKK ile mücadele adı altında terbiye operasyonları yapıyor.

 

Kürt şehirlerini yerle bir ediyor.

 

Kürtleri, çoluk, çocuk, yaşlı, kadın demeden  hedef alıyor.

 

Erdoğan adına sahada iş yapan Türk güvenlik gücleri, cenazeleri çıplak teşhir ediyor, sivilleri hedef alıyor, beyaz bayrak sallayan cenaze konvoyundan kişilerin üzerine ateş açıp öldürüyor, cenazeleri günlerce sokakta çürümeye bırakıyor ve hatta onların üzerinden panzerle geçiyor, cenaze parçalarını  dicle nehrine atıyor.

 

Bu zulümleri başka zulümlerle kıyaslamak yerine anlamamız gereken şey, sistem yani devlet, her fırsat bulduğunda Kürtlere en acımasız metodlarla ders vermeye ve onları bu yolla köle olarak kalmaya ikna etmeye çalışıyor.

 

Kürtler bu zulümleri tarihin değişik dönemlerinde yaşadılar.

 

Kürtlerin yaşadığı tarih dramları Erdoğan çok kullandı.

 

Dersim olayını CHP’ye karşı kullanması bunun en somut örneği.

 

Benim derdim, Türk cenahında kimin kimden daha zalim olduğu üzerinde durmak değil.

 

Bunu tarihçiler zamanı geldiğinde vesikalı bir şekilde önümüze koyacak diye umud ediyorum.

 

Asıl mesele, Kürtler adına sahada etkin güç olan ve hatta tek güç olan PKK ve HDP’nin Erdoğan ile gereksiz bir bilek güreşine girmesidir.

 

Kürtlerin meselesi, Erdoğan başkan olmuş ya da olmamış değildir.

 

Erdoğan’ın gidip gitmemesi Kürtlerin veya herhangi bir silahlı grubun değil, Türk seçmenlerinin karar vereceği bir meseledir.

 

Kürtlere göre Erdoğan, Kürtlerin taleplerinin muhatabı olan sistemin başında olan kişidir.

 

Bugün var, yarın yoktur.

 

Devamlı olan, “devlet” dediğimiz sistemdir.

 

PKK ve HDP, sistemi görmezden gelip,  Erdoğan’dan daha iyi birisi gelecek de sihirli bir değnekle her şeyi çözecek gibi bir algı oluşturuyor.

 

Türk marjinal sol grupları da, neye hizmet ettiklerini bilmediğimiz, kime hitap ettikleri belli olmayan ajandalarıyla Kürt gençlerinin kanı üzeridnen Erdoğan’I  devirmek için PKK ve HDP ile ittifak yapıyor.

 

Bu sol marjinallerin Türkiye’de ismi bile bilinmiyor.

 

Kürtler nasıl kendilerine ait hayati meseleleri bırakıp bu marjinal grupların ajandasına tabi oluyor akıl erdirmek mümkün değil.

 

Dünyada bir Kürt rüzagrı esiyor.

 

Herkes Kürtleri konuşuyor.

 

Dünya basınında her gün, Kürtlere yapılan haksızlıklar, Kürtlerin kendi devletlerine olan ihtiyaçları işleniyor.

 

Gazette, dergi ve internet sitelerinde, Kürtlerin kendi devletlerinde yaşma hakkına sahip olduğu, uluslararası güçlerin neden bu hakka destek vermeleri gerektiğine dikkat çekilip dünyaya Kürtlerin davasının haklılığını anlatıyor.

 

Peki, PKK ve HDP ne yapıyor?

 

Erdoğan ve Saray ile uğraşıyor.

 

Bir zamanlar Abdülhamit ve Yıldız Sarayı vardı.

 

Şimdi ise Erdoğan ve Aksaray var.

 

Peki, Abdülhamit’i romantik islamcılar dışında gündem yapan var mı?

 

Yok.

 

Ama evrile evrile önümüze Türkiye olarak çıkıp, yüzyıl sonra şehirlerimizi yıkan, dilimizi yasaklayan, hayatımızın her aşamasında bize değişik travmalar yaşatan, kültürümüzü, tarihimizi sular altında bırakan, hayatımızı büyük bir işkencehaneye çeviren, beyaz bayrak sallayan cenaze konvoyuna ateş eden, 12 yaşindaki çocuklarımızı terörist diye öldüren, hapislerde çocuklarımıza tecavüz eden, dünyanın her yerindeki Kürtlerin esir kalmasına kendini adamış bu sistem hala yaşıyor.

  

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.