25 Kasım 2017, Cumartesi

Üst Menu

Eğitim Sen: Sözlü sınav torpil ile eş anlamlıdır

Eğitim Sen: Sözlü sınav torpil ile eş anlamlıdır
Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, eğitimde sözleşmeli istihdam ve sözlü sınavın torpille eş anlamlı olduğunu söyledi.
12 Ağustos 2016
-A +A
Eğitim Sen, darbe girişimi gerekçesiyle başlatılan haksız açığa almalara ve sözleşmeli istihdam uygulamasına tepki gösterdi. “Eğitimde son yıllarda belirginleşen siyasi iktidarın hedefleri eğitim sistemini çürümeye terk etmiştir” vurgusu yapıldı.
 
Sendika genel merkezinde yapılan basın toplantısında konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, “Kamuda açığa alınanların sayısı 70 bini aşarken, Milli Eğitim Bakanlığı’nda 33 binin üzerinde. Eğitimde hayata geçirilmeye çalışılan ‘sözleşmeli istihdam’ ve ‘sözlü sınav’ torpil kelimesi ile eş anlamlıdır” dedi.
 
Karaca, “15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kamuda başlatılan ve darbecilere  yönelik kapsamlı ‘açığa alma’ uygulamaları giderek yaygınlaşarak darbe girişimi ile hiç ilgisi olmayanlara doğru genişletilmiştir. Kısa sürede geniş bir kitlenin açığa alınması, darbe girişimi öncesinde ‘siyasi fişleme’ üzerinden hazırlık yapıldığının göstergesidir” dedi. Karaca, “Bu süreçte barış için imzacı kimi akademisyenler de darbe süreciyle ilgili olmamalarına rağmen, rektörlerin üzerine vazife çıkarmasıyla açığa alınmıştır. Hangi görüşten olursa olsun, kamuda yürütülen darbe soruşturmalarının hukuk kuralları içinde titizlikle yürütülmesine dikkat edilmeli, darbe girişimi ile  somut bağlantısı olmayan kamu personellerinin en kısa sürede görevlerine başlamaları sağlanmalıdır” diye konuştu.
 
KAMU EMEKÇİLERİN İŞ GÜVENCESİNE GÖZ DİKİLDİ
Siyasi iktidarın 15 Temmuz darbe girişimini kendisi için fırsata çevirdiğini söyleyen Karaca,  “Kamu personelinin istihdam biçimini serbest piyasa koşullarına uygun olarak güvencesizlik temelinde yeniden düzenlemek için düğmeye basmıştır. 657 sayılı yasa değişiklikleri ve anayasada yapılacak düzenleme ile birlikte, kamu emekçilerinin iş güvencesine göz dikilmiş, ‘sözleşmeli istihdam’ ve ‘sözlü sınav’ ön plana çıkarıldığı, kolayca kapı önüne konulacak sistem üzerinde çalışılmaktadır” dedi.
 
İş güvencesinin ortadan kalktığı takdirde eğitimin niteliğinin de ortadan kalkacağını dile getiren Karaca, “Sözlü sınav-mülakat, özellikle 2010 yılından itibaren birçok bakanlıkta merkezi sınavlara ek olarak yapıldı ve ‘paralel yapı’ olmak üzere birçok kadrolaşma yaşandı. 14 yıllık AKP iktidarı döneminde torpil kelimesi ile eş anlamlı olan ‘sözlü sınav’ uygulamasından derhal vazgeçilmeli” dedi.
 
15 bin sözleşmeli öğretmenin atanacak olmasına dikkat çeken Karaca, “KPSS sonucu oluşan puan sıralamasına göre değil, sözlü sınava çağırılıp başarılı olanların puan sıralamasına göre yapılacak. Sözleşmeli öğretmenler 4 boyunca başka yere atanamayacak, her yıl sözleşmeleri yenilenece, 4 yıl sonra 2 yıl daha aynı yerde kalmayı kabul ederse kadroya geçebilecek” dedi. Karaca, bu sistemle birlikte 6 yıl boyunca eğitim emekçilerinin yaşamının ipotek altına alınacağını söyledi.
 
‘EĞİTİM POLİTİKALARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ’
Eğitim politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Karaca, “Özellikle son yıllarda daha da belirginleşen, biliminin temel ilkelerine ve laik, bilimsel eğitim anlayışına meydan okurcasına hayata geçirilen dinselleştirme ve ticarileştirme uygulamaları üzerinden eğitim sistemi çürümeye terk edilmiştir” dedi.
 
EĞİTİM SEN’İN ÖNERİLERİ
* 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kamuda başlatılan açığa alma ve soruşturmalar fırsata dönüştürülmemeli, hukuk kuralları içerisinde darbe girişimi ile ilgili somut bağlantısı olmayanlar en kısa sürede işine başlatılmalı.
* MEB,  eğitimde esnek, güvencesiz ve performansa dayalı çalışma uygulamalarından derhal vazgeçmeli.
* Bölge illerinde uzun süre çalışmak istemeyen öğretmenlerin sorunu yüksek hizmet puanı ve ek ücret gibi teşvik politikaları ile çözülmeli.
* Herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalı.
* Kamuda mülakat yerine liyakat ilkesi benimsenmeli.
* Kamu istihdamında hiç kimse siyasi düşünce, inanç  ve etnik  kimliği nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmamalı.
* Eğitim sistemi kamusal, bilimsel, demokratik,laik ve anadilinde eğitim hakkını gözeten bir anlayışla yeniden düzenlenmeli.(Ankara/ EVRENSEL)