21 Kasım 2017, Salı

Üst Menu

Ekmen: Tek tip vatandaşlık bu paket ile tamamen çöpe atılmıştır

Ekmen: Tek tip vatandaşlık bu paket ile tamamen çöpe atılmıştır
Ekmen: Cumhuriyetin kurucu kadrolarının ürettiği tek tip vatandaş tipi ve buna dayalı toplum mühendisliği projesi bu paket ile tamamen çöpe atılmıştır
04 Ekim 2013
-A +A
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ: BEKLENTİLER, TEPKİLER... RÖPORTAJ DİZİSİ
 
Hazırlayanlar: Behmen Doğu, Zeynep Yüncüler
 
Türkiye'nin günlerdir merakla beklediği "Demokratikleşme Paketi" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 30 Eylül 2013'de açıklandı. Pakette atılan adımları kimileri olumlu karşılarken, kimileri eleştirdi veya tamamen karşı çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan pakette atılan adımları açıkladıktan sonra, bunların sadece demokratikleşmeye yönelik bir başlangıç olduğunu söylemesi, paketin devamının olacağı düşüncesini yarattı.
Ak Parti'nin hazırladığı pakette şimdilik atılan adımların başlıkları şöyle; mevcut seçim sistemi, siyasi partilere devlet yardımı, beldelere teşkilat kurma zorunluluğu, eş genel başkanı sistemi uygulama imkanı, siyasi partilere üyelikteki engeller, farklı dil ve lehçelerde siyasi propoganda yapma imkanı, nefret,ayrımcılık, yaşam tarzına müdahala gibi suçlar, klavyelere özgürlük, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim, köy isimlerinin değiştirilmesi, Nevşehir Üniversitesi'nin ismi Hacı Bektaş-ı Veli olacak, yardım toplamada kısıtlamalar, kamu kurumlarında başörtüsü yasağı kaldırılacak, öğrenci andı uygulaması kaldırılıyor, Midyat'taki Mor Gabriel Manastırı Süryanilere iade edilmesi ve Roman dil ve kültür enstitüsü kurulması... 
 
Önceki gün açıklanan paketin içeriğinde bulunan neredeyse tüm bu başlıkları, farklı kesimlerden birçok yazar, gazeteci ve akademisyen Hür Bakış için değerlendirdi.
 
Mehmet Emin Ekmen
Mehmet Emin Ekmen - Hukukçu
 
Demokratikleşme paketini genel olarak nasıl buldunuz?
 
Pakette yer alan maddeler incelendiğinde paketin gerek hitap ettiği mağdur kesimler gerekse de seçilen ana temalar açısından oldukça kapsamlı ve özenli hazırlandığı anlaşılıyor.
 
Ulus Devletin mağdur ettiği Dindarlar, Aleviler, Kürtler ve Gayrimüslimlere ait bir takım hak iadelerinin bir arada olması çok önemli bir vizyona ve geniş bir restorasyon isteğine işaret ediyor. Aynı şekilde toplumsal ötekilerden biri olan Romanların da pakete dahil edilmiş olması sembolik olarak önemlidir. 
 
Devletin yapısal dönüşümünde Referandum paketinin kapsamı ve doğurduğu sonuçlar ne kadar önemli ise, bireysel hak ve özgürlükler açısından da bu paket o kadar önemlidir.
Bu tam anlamı ile bir paradigma değişimidir. Cumhuriyetin kurucu kadrolarının ürettiği tek tip vatandaş tipi ve buna dayalı toplum mühendisliği projesi bu paket ile tamamen çöpe atılmıştır.
 
Pakette yer alan “Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesi” maddesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Anayasanın 42. maddesi devlet okullarında Türk öğrenciler dışındaki öğrencilere anadillerinde eğitim verilmesini yasaklıyor. Anayasa’nın 42. maddesi durdukça Hükümet’ten bu anlamda bir adım atması beklenemez.
Aynı şekilde eğitmen ve materyal açısından da devletin yeterince hazırlıklı olmadığını, özellikle öğretmen yetiştirmenin ciddi bir zaman gerektirdiğini biliyoruz. 
Özel okullardaki düzenleme ile Anadilde Eğitim'e dair olumsuz bir yaklaşım olmadığı teyit edilmiştir.
 
Bu düzenleme ile 45 dakikalık Kürtçe yayınla başlayan Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri, TRT ŞEŞ, Anadolu Ajansı'nın Kürtçe yayımı, Dicle Üniversitesi’nin Kürtçe de eğitim verecek İletişim fakültesi açması, Kürtçe Eğitimi hedefleyen Mezopotamya Üniversitesi Vakfı’na izin verilmesi ile devam eden trend yeni bir aşamaya geçmiş oluyor ve en önemlisi Kürtçenin kamusal alanda görünür olmasına dair politikaların güçlenerek devam edeceğine işaret ediyor. 
 
Seçim barajı ile ilgili üç seçeneği nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Önerilen ve kamuoyunda tartışılmaya açılan iki başlık var: Biri daraltılmış bölge sistemi. 550 milletvekilini 5'er vekilden oluşan bölgelere bölen bu sistemin tercihi halinde seçim barajı %5 olarak korunuyor. Dar Bölge seçim sisteminde ise Türkiye’yi 550 seçim bölgesine ayırıp ortalama 100-110 bin seçmene bir milletvekili tahsis ediliyor. Demokrasimiz açısından en iyi seçeneğin milletvekili adaylarının kendi aralarında kıyasıya yarıştığı bu sistem olduğunu ifade etmeliyim. Bu öneride seçim barajı da kaldırılıyor. 
Her iki sistemden hangisi gelirse gelsin BDP’nin yıllardır şikâyetçi olduğu temsilde adaletsizlik ortadan kaldırılmış olacak. 
Tabiî ki bunu 3 ayrı madde destekliyor. Birincisi; siyasi partilere yapılan hazine yardımındaki %7’lik limit %3’e çekiliyor. İkincisi; eşbaşkanlık sistemi getiriliyor. Üçüncüsü ve en önemlisi de Siyasi Partiler Kanununun partilere üye olmayı düzenleyen 11. maddesindeki birçok kısıtlama ortadan kaldırılıyor.
Bu paketteki temel hak ve özgürlüklere dair birçok husus elbette eksik bulunabilir, tartışılabilir. Ama bu paketin devrim niteliğindeki yönü seçim sistemi düzenlemesi ve bireysel siyasetin önünü açan maddeleridir. Sayın Başbakan da konuşmasında defalarca kez adeta dönüp dönüp dolaşarak siyasi zemini, demokratik zemini güçlendirmek istediklerini, bu paketin bir son olmadığını, partilerin demokratik zeminde yarışarak Türkiye’nin dönüşüm sürecine katkılarını devam ettirmelerini beklediklerini ifade etti. %3 oy alan partilere hazine yardımı verilmesi küçük partilerin daha iştiyakla seçime asılmalarını, siyasi yaşamın renklenmesini sağlayabilir. 
 
TCK ve TMK’nın değiştirilmemesini nasıl tanımlarsınız?
 
Çözüm süreci neticelenecek ise bunun tartışmasız ön şartlarından biri TCK-TMK değişiklikleri ve uygun bir eve dönüş yasası çıkarılmasıdır. Bu üç düzenlemenin pakette yer almaması şöyle yorumlanabilir. Geri çekilme tamamlanmadığı gibi dağa çıkışlar devam ediyor. PKK bu noktada kararsız ve ikircikli bir tutum içerisinde. Eve dönüşte örgüt iradesi oluşmalı ve devlet te bu kapıyı sonuna kadar açmalı. 
Mevcut tabloda silahsız mücadele noktasında kararlı ve istikrarlı bir tutum yok. Devlet de bu durum netleşmeden adım atmak istememiş olabilir. "Silahlı bir mücadele ve yapılanma" bu duruma son vermeden ceza kanunlarında bu yönde değişiklik yapılması devlet mantığı açısından anlamsızdır. Devletin daha önce 8 kez eve dönüş yasaları çıkardığını ancak örgütün isteksizliği nedeni ile başarısız olduğunu biliyoruz. Açıkçası ben de "siyasete katılım ve eve dönüş" yönünde örgütten net bir karar ilanı olmadıkça bu yönde atılacak adımların sürecin kamuoyundaki güvenirliliğini zedeleyeceğini düşünüyorum. 
Silahlı mücadele sona erdiğinde TMK kalkmak zorunda olduğu gibi TCK'da da esaslı değişiklikler kaçınılmazdır. 
Ancak şunu da unutmamak gerekir ki; egemen bir devletin yasadışı silahlı örgütlere dair ceza düzenlemelerini mevzuatlarından tamamen çıkarması söz konusu değildir, beklenemez de. 
 
Eğer paket genişletilirse atılacak önemli adım(lar) ne olmalı sizce?
 
Temel haklar açısından Anayasa değişikliğinden önce yapılacak önemli işler bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanması olabilir. 
Sürece gelince; Başbakan konuşmasında defalarca kez siyasi ve demokratik zemine vurgu yaparak bu yönde çağrı yaptı. Bir sonraki aşama önceki soruda da izah ettiğim şekilde örgüt üyelerinin siyasi ve sosyal yaşama katılım arzusu göstermeleri halinde bunun önünün açılmasıdır. 
 
Süleyman Çevik
Süleyman Çevik - Yayıncı
 
Demokratikleşme paketini genel olarak nasıl buldunuz?
 
Demokratikleşme paketinin olumlu yanları vardır. Ancak pakette yer almayıp eksik bırakılan haklar daha fazla ve çok daha önemli haklardır. 
Köy ve kentlerin adlarının iadesi, kamuda başörtü yasağının kaldırılması, andımızın kaldırılması, Mor Gabriel manastırı arazisini hak sahiplerine iadesi, Kürtçedeki x, q ve w harflerinin kullanımına serbestiyet getirilmesi, siyasi partiler kanununda değişiklik ve en az %3 oy alan partilere hazineden yardım yapılması gibi paketin olumlu yanları vardır. 
Pakette yer almayıp eksik bırakılan düzenlemeler ise daha çok önemlidir: Kürtçe eğitim devletin okullarında serbest olmuyor, TCK ve TMK’nin değişikliği söz konusu değil, yerel yönetimlerle ilgili herhangi bir düzenleme yok, KCK davalarında ve hasta tutuklularla ilgili bir iyileştirme durumu gelmiyor. Alevilerle ilgili ise pakette hiçbir şey yer almıyor. Bunlar bu paketin içinde yer almayan eksiklikler olarak sıralanabilir...
 
Pakette yer alan “Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesi” maddesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Eğitimin özel okullara bırakılması demek, parası olan Kürtçe eğitim görebilecek demektir. Devletin okullarına giden, özel okullara gidemeyen binlerce Kürt çocuğu bu haktan faydalanamayacak. Böyle imkânı ve parası olan kendi diliyle eğitim görecek. Bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Bu ülkedeki hangi yönetici kendi dilini para vererek öğrenmiş? 
Kürtler devlet okullarında kendi dilleriyle mecburi olarak eğitim görmedikçe Kürt sorununun en önemli maddesi olan “Kürtlerin kendi dilliyle eğitim hakkı” hep eksik kalacak.
 
Seçim barajı ile ilgili üç seçeneği nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Önerilen söz konusu seçeneklerin hepsi de, en çok oy alan partiye yarayan seçeneklerdir. Bu durumda en çok oyu alan iktidar partisi olduğuna göre, en karlı çıkan parti o olacaktır. 
Seçim barajı ile ilgili en makul olanı öneri, bence önceki sistemin korunarak barajın düşürülmesi veya tamamen kaldırılmasıdır. 
Ama illaki üç seçenekten birisi tercih edilecekse, halkın çoğunluğunun temsili açısından, iki turlu dar bölge seçim sistemi tercih edilmelidir. 
 
TCK ve TMK’nın değiştirilmemesini nasıl tanımlarsınız? 
 
Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu birçok insanın hareket alanını kısıtlayan kanunlardır. TCK ve TMK’ de yer alan anti demokratik maddelerden yargılanıp ceza alan çok sayıda insan var bu ülkede. TCK ve TMK’ de yer alan bu ceza maddelerinin çoğu evrensel insani değerlere aykırı maddelerdir. Üstelik Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı maddeler Türkiye’deki bazı düzenleme ve uygulamalara ters gelen ve çelişen maddelerdir. Günümüz evrensel değerleriyle uyuşmayan ne kadar çağdışı kanun varsa değişmelidir. 
 
Eğer paket genişletilirse atılacak önemli adım(lar) ne olur?
 
 Kürtlere devlet okullarında mecburi Kürtçe eğitim hakkı sağlanmalıdır. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ilgili bir düzenleme gelmelidir. Bu düzenleme, Kürt meselesi açısından önemlidir. Kürtler kendi kendilerini yönetmede söz sahibi olacak. Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nunda yer alan birçok anti demokratik madde değiştirilmelidir. 
Çeşitli davalarından cezaevinde bulunan hasta ve diğer tutuklularla ilgili bir düzenleme de gelmelidir. Alevilerin çeşitli sorunları var, gayri Müslimlerin talepleri var. Bu ve buna benzer birçok yeni adım genişletilecek yeni pakette ele alınması gerekenler olarak sıralanabilir.
 

4.Gün: Süleyman Çevik, Mehmet Emin Ekmen

4.Gün: Vahap Coşkun, Xalid Sadini

5.Gün: Mehmet Bekaroğlu