17 Ocak 2018, Çarşamba

Üst Menu

Eş Başkanlardan Biri Mutlaka Kadın Olmalıdır

Eş Başkanlardan Biri Mutlaka Kadın Olmalıdır

Başbakan tarafından açıklandığından bu yana çözüm paketi üzerine tartışmalar, destek veya tepkiler olabildiğince devam ediyor.

 

Toptan ret eden bir yaklaşım, ne kadar doğru değilse, Başbakan ne yaparsa yapsın ‘o en iyisini bilir’ mantığı üzerinden hiç sorgulamayan toptan kabul bir anlayışta en az o kadar sağlıklı ve doğru değil.

 

Ortaya konulan her bir emek, içinde mutlaka en minimum düzeyde de olsa doğru veya yanlışları barındırabilir. Tamamı doğru olduğu varsayılan bir şey de yanlışları içerebilir.

 

Nasıl ki içinde az ya da çok taş var diye pirinci, olduğu gibi atmıyorsak veya içinde ki pirinçler önemli deyip, taşlarını temizlemeden yemiyorsak, ortaya konulan tüm emekler için bu tür yaklaşımlarımız daha doğru ve sağlıklı sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Evet, pirinci yiyeceğiz ama taşlarını temizleyerek.

 

Burada da ortaya konulan bir emeğin sağlıklı değerlendirebilmesi için gereken amillerden biri şüphesiz, yapılanın doğru zamanda ve doğru şekilde ortaya konulmasıdır. Çözüm Paketini eksik, yetersiz kılan noktaları da bu anlamda değerlendirebiliriz.

 

Bir önce ki yazımda ( http://hurbakis.net/content/cozum-paketi-ihtiyaclari-karsiladi-mi) genel çerçevesi itibari ile olumlu ya da eksik olan yönlerine değinmiş ve maddeler üzerinde de duracağımızı belirtmiştim.

 

Bugünkü yazımda Çözüm paketinde ki maddelerden biri olan ‘Eş Başkanlık’ üzerinde duracağım.

Siyasi partilerde eş genel başkanlık sisteminin getirilmesi

 

Türkiye kamuoyu bu uygulama ile BDP ve KCK yapılanmalarında ki gerçekleştirilen pratikler ile tanıştı. Bir süredir BDP ve paraleli olan yapılanmalarda, hatta camilere kadar, biri kadın, diğeri erkek olmak kaydı ile fiili olarak uygulanmakta olan bu sistem ne zamandır dikkatleri çekiyor ve işleyişi merakla takip ediliyordu. Olumsuzluk bir yana halk tabanından büyük bir teveccüh görmekle beraber, kadınların hayatın içinde ve problemlerin hallinde, ruhunu, özverisini, sevgi ve şefkatini katması bilakis daha pozitif sonuçlar ortaya çıkardı.

 

Kamuoyunda olumlu bir adım olarak kabul gören böyle fiili bir uygulamanın resmi olarak da meşrulaşması, tepede ki siyasilerin tek adam olmasını engelleyici, önemli bir basamak teşkil edecektir.

 

‘Eş Başkanlık’ sistemini ilk BDP uygulamalarında görmeye başladığımızda, ‘Bu Eş Başkanlıkta ne oluyor? Dediğimizi hatırlıyorum.

 

Daha sonra bazı konferans ve iletişimler ile eş başkanlık sistemi ile tanıştıysam da geçtiğimiz Ramazan ayında oğlum Muhammed Cihad ile yaptığımız Kandil ziyaretimizde Türkiye kamuoyunun hiç de aşina olmadığı güçlü bir Kürt kadın hareketi ile tanışınca ‘eş başkanlığın’ öyle sembolik ve etiketten ibaret bir anlama gelmediğine şahit olmuştum.

 

KCK Yürütme Konseyi üyesi Elif Pazarcık saatler süren konuşmamızda ona sorduğum konulardan biri de ‘eş başkanlık’ mesele idi.

 

KCK gibi en üst yapıdan başlattıkları bu örnekliği, kademe kademe bütün alanlara yerleştirmek istediklerini söylemişti.

 

Avrupa’da yaklaşık beş yüz civarında olan camilere kadar peyderpey bu uyguma hayata geçirilmeye başlamıştı.

 

Sünni ve dindar hayatımız içinde, çevremizde bulunan binlerce caminin yaptırma, yaşatma ve güzelleştirme dernekleri bulunuyordu şimdiye kadar buralarda tek bir kadın olduğundan haberdar değildik. Bırakın bu dernek ve ortamlarda kadının varlığını, bizzat kendim İstanbul gibi bir şehrin, Selatin camilerinden birinde Cuma namazı vakti orada olamayacağım söylenerek zorla dışarı atılmıştım.

 

Camilerimize kadar hayatın her alanının kadın ile paylaşılmasının, toplumsal incelik, fedakarlık gibi son derece kazanımları olacağı inancındayım.

Çözüm paketi ile gündeme gelen ‘Eş Başkanlık’ sistemi karar aşamasında ele alınırken gerçek manada işlerliği olan pratik kolaylığı da sağlayıcı ayrıntılara dikkat edilmelidir.

 

Yalnız bu maddenin önemli ve vurgulanması gereken nokta, ‘eş başkanların ikisinin de erkek olamayacağı’ kayıt altına alınmalıdır.

 

Yetki ve ehliyetlerini bir kadın ile paylaşmak istemeyen zihinsel terbiye ve dönüşüme ihtiyacı olanlar tarafından bir direnç gösterilebilir elbette.

 

Bunun için erkek egemen bir siyaset ve sosyal hayatın hakim olduğu toplumumuzda öncelikli olarak bu zihinsel dönüşümün gerçekleşmesi yolunda sağlıklı bir istikamet ve istikrar gerekmektedir.

 

Her ikisi de erkek olan eş başkanların, halkların bir kazanımından ziyade, rekabet, gerilim ve kavga ortamına sebep olmaları büyük olasılıktır.

 

‘Eş başkanlardan biri kadın olmalıdır’ kaydı ile beraber ‘sadece siyasi partilerde değil, en üstten, en alta resmi, sivil kurum ve tüm oluşumlarda eş başkanlık sistemi uygulanabilir’ olmalıdır.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.