17 Ekim 2018, Çarşamba

Üst Menu

Gezi Parkından Yükselen Çığlık

Gezi Parkından Yükselen Çığlık

Başlangıçta anlaşılır sade bir açıklaması vardı Gezi Parkı olaylarının. Fakat birkaç gün içinde ilk protestocuların bile hayal etmediği bir noktaya geldi ve şimdi artık nedenleri  çoklaşan ve açıklaması uzayan, kesilecek ağaçların kesilmemesi meselesinin ötesinde, karmaşık ve zor bir hal aldı.

 

PKK’nın çekilmesi, İmralı gorüşmeleri, akil adamlar, özetle barış süreci konuşulurken bir anda protestocuları, gaz bombalarını ve apolitik gençliğin süpriz çıkışı tek gündem olarak ortaya çıkıyor.

 

Başbakan Erdoğan’ın kullandığı dilin, tanımlama hatalarının ve ben bilirim tavrının zaman içinde küskünler ve kırgınların sayısını katladığını, Gezi Parkı Protestoları kanıtladı. Örneğin kendisini ve hükümeti eleştiren gazetecilerin işlerini kaybetmesine sebep oluşu, düşünce özgürlüğünü ve çeşitliliğini tavrı ve yasaları ile azaltması, kibir ve egosunu bu kadar suratlara vura vura yaşaması,Roboski’de öldürülen canlar için bir özrü esirgemesi, sanatçının onaylamadığı sanatını kötü bellemesi ve belletmesi bu sebepler arasında. “Ben bilirim, hep ben bilirim” tavrının biriktirdiği öfke,şimdi bir kaç ağacın kesimiyle güm diye patladı ve Gezi Parkı olayları ile başbakanın içte- dışta büyük ve anlık bir itibar kaybı yaşamasına neden oldu. Ülkedeki kaos ortamının ülkeye maddi ve manevi zararı ise gün geçtikçe büyüyor.

 

Gezi parkı protestolarının halen sürdüğü şu günlerde, şimdi kimse geleceğe yönelik kesin bir varsayım yapmak istemiyor. Bir devrim olup olmadığı ya da bir devrim için gerekli ve yeterli bir motivasyon olup olmadığını herkes gibi ben de soruyorum kendime. Ama benim için en çok da Gezi Parkı protestolarının barış sürecini nasıl etkilediği ve etkileyeceği sorusu önemli. Bana göre 30 yıllık bir savaşın son bulduğu ve bunun heyecanı ve sevincini yaşarken hükümetin gücünü yitirmesiKürtler için tehlikeli bir gelisme. Barış sürecinden desteğini esirgeyen CHP ve MHP bana bu süreci devralacak ya da  kanlı savaşa tekrar dönülmemesi için çaba harcayacak partiler olarak görünmüyor.

 

Şuna inanıyorum ki, her ne kadar açık bir itiraf yoksa da ortada, Başbakan’ın hatalarını en azından görmesini sağladı Gezi Parkı Protestoları. Başbakan Erdoğan’ın hatalarını düzeltmeye çalışması ve halkıyla inatlaşmaktan vazgeçmesini umuyorum bu yüzden.Protestocular ile zıtlaşmak, protestoları durdurmuyor. Mesela, başbakan tehdit etmemeli veprotestolar için toplanan kalabalıklara karşı parti mitingleri ile yarışmak yerine, kendinden olmayanların taleplerini düşüncelerini, isteklerini de hesaba katmalı. Mesela, biri yazı yazdı diye, şiir okudu diye, beste yaptı diye ya da tweet attı diye hedef gösterilmemeli, yargılanmamalı. Başbakan Gezi Parkı protestolarını doğru okursa, bu halkın en büyük tutkusunun özgürlük olduğunu anlar ve kabul eder: yazı yazma, tweet atma, konuşma, içki içme, farklı olma hakkı, özgürlüğü gibi. “Onların anlayacağı bir dil”,halkın her kesimine kendi yaşam biçimine saygı duymakla olur. Elbette başbakan Erdoğan’ın Türkiye için yaptığı güzel bir liste de bulunuyor. Sevaplarının da farkındayız! Ancak, dört günah, bir sevabı götürüyor!

 

Şuna inanıyorum ki bu noktada, başbakan Erdoğan’ın kendisine karşı biriken ve patlayan bu öfkenin sebeplerini anlamaya çalışması, insanların yaşam tarzlarına karışma hakkına sahip olmadığını daha iyi görmesi, bunun için de protestoculara karşı devlet şiddetinden, medyaya kadar yanlışlarını düzeltmeye çalışması çok önemli. Aksi takdirde, ne yazık ki, yedi ay sonraya sakladığı hesaplaşma da kendi hesaplarına uymayacak.

 

Dolayısıyla barış sürecini de zedeleyen bu protestoların devam etmemesi, en çok da bu ülkede binlerce insanın canına mal olmuş bir etnik savaşın en kırılgan ve hassas olduğu dönemin sağlıklı yaşanması adına önemli. Bir liderin barış süreçlerindeki politik konumu çok önemlidir. Buyüzden Başbakanın meydanları dolduran kalabalığı dinlemesi ve protestoları bitirmesi gerekiyor.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.