18 Ekim 2018, Perşembe

Üst Menu

Hasip Kaplan: 40 milyon Kürt halkının kaderini etkileyecek önemli günler yaşıyoruz

Hasip Kaplan: 40 milyon Kürt halkının kaderini etkileyecek önemli günler yaşıyoruz
Hasip Kaplan: “Kürt sorunu insan hakları, hukuk, demokrasi, anadilden eğitim ve öğretimden, kültürlerin özgürce kendisini ifade edebilmesine, eşit yurttaşlıktan, özgürlüğe, adalete, statüye, siyasal temsile kadar çözüm bekleyen sorunlar bütünüdür.”
16 Mart 2013
-A +A

BARIŞINI ARAYAN KÜRTLER - Yazı Dizisi

Hazırlayan: Behmen Doğu, Fatma Sancak, Züleyha Kahraman

Tüm zamanlarda, en fazla ihtiyaç duyulan evrensel değer, elbette barıştır. Gelecek nesillere umutlar ve güzel bir dünya bırakabilmek; insan yaşamını tüm değerlerin üzerinde tutabilmekle gerçekleşir ancak. Yaşam hakkını kutsayarak, ölümcül şartları ortadan kaldırmak, barışa saygı duymak ve onu sahiplenmek insani bir görevdir.

Kutsal bildiğimiz ‘Barış’ı desteklemek amacıyla Kürt toplumundan her çeşit düşünceye yer verdiğimiz “Barışını Arayan Kürtler” yazı dizisini sizlerle paylaşıyor; barışa ve demokratik çözümlere katkı sunabilmeyi temenni ediyoruz.

Barışını Arayan Kürtler” yazı dizisinde; Kürt toplumunun kanaat önderlerinin, mevcut Kürt meselesinin tarihi sürecine ve günümüz şartlarının meseleye nasıl bir yol çizebileceğine dair fikirlerine yer verilmiştir.

 

 

Hasip KAPLAN

Şırnak Milletvekili

"İnsan hakları, hukuk, demokrasi, anadilden eğitim ve öğretimden, kültürlerin özgürce kendisini ifade edebilmesine, eşit yurttaşlıktan, özgürlüğe, adalete, statüteye, siyasal temsile kadar çözüm bekleyen sorunlar bütünüdür."

Kürt sorununu nasıl tanımlarsınız?

Türkiye’de Osmanlı'dan cumhuriyete miras kalan Kürt sorunu ekonomik, sosyal,siyasal, kültürel, kimliksel, tarihsel boyutları olan en önemli sorunumuzdur.

Ret, inkar, asimilasyon, şovenizm, resmi ideoloji, tabular statüko, tekçilik, İstiklal mahkemelerinden, Özel Yetkili Mahkemelere devasa ayrımcılığın kaldırılması sorunun kaynağıdır.

İnsan hakları, hukuk, demokrasi, anadilden eğitim ve öğretimden, kültürlerin özgürce kendisini ifade edebilmesine, eşit yurttaşlıktan, özgürlüğe, adalete, statüteye, siyasal temsile kadar çözüm bekleyen sorunlar bütünüdür.

Anayasal ve yasal değişimlerle çözüm bekleyen sorunun can alıcı noktası otuz yıldır süren silahlı mücadelenin dışında barışçıl demokratik bir çözümün olası olması, konjöktürel olarak ciddi bir kamuoyu desteğini arkasına alması günümüzün gündemidir.

"İmralı süreci çözüm için yeni bir umut kapısı aralamıştır"

MİT-İmralı sürecini, mevcut görüşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

1993 Özal döneminden günümüze kadar zaman zaman görüşmelerin olduğu biliniyor, Oslo sürecinden sonra kesintiye uğrayan ve ağır sonuçları olan yaşadıklarımızdan sonra, İmralı süreci çözüm için yeni bir umut kapısı aralamıştır.

Çatışmasızlık-sınır ötesine çekilme-silahların temelli susması aşamaları konusunda sanırım Newroz bayramında önemli açıklamalara tanık olacağız.

21.Yüzyılda Türkiye’nin yeni sivil demokratik anayasası yazılacak, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, siyasi temsilde adalet, barajların ortadan kaldırılması, onbini aşkın tutsak siyasetçinin durumu, demokratik siyaset kanallarının herkese açılması konusunda siyaset kurumu tarihsel bir sorumlulukla karşıkarşıyadır.

BDP/Blok olarak süreci önemsiyoruz, tarafıyız, AK Parti hükümet olarak içinde, anamuhalefet partisi CHP ‘nin dışardan verdiği destek önemli, kamuoyu desteği giderek artıyor, umuyoruz ki önümüzdeki dönem daha şeffaf ve sürece katılımın ortaklaşmanın arttığı, somut adımların atılabileceği günler olsun.

"40 milyon Kürt halkının kaderini etkileyecek önemli günler yaşıyoruz."

 PKK, Kürt sorununun neresinde sizce?

Kürt sorunun tarihi 19. yüzyıla gider, 12 Eylül koşullarında PKK’nin silahlı mücadelesi ile farklı bir aşamaya geldi, silahların susması ve çözüm konuşuluyorsa elbetteki silahın tarafları en önemli aktörlerdir.

PKK dışında Ortadoğuda tüm Kürt siyasetçileri, olayın tarafı durumunda olanların hepsiyle görüşülüyor ve süreç konuşuluyor. 40 milyon Kürt halkının kaderini etkileyecek önemli günler yaşıyoruz.

Sürecin asıl muhatabı Sayın Öcalan, tıkanan süreci açmıştır.

"Beraber kazanmak üzerine kurulu bir stratejinin kaybedeni olmaz"

Mevcut konjonktürde silahlardan arındırılmış, barış temelli bir 'Kürt Baharı' olabilir mi?

Samimiyet,güven ve demokratik çözüme inanç temelinde barış ve demokratikleşme mümkündür.

Türkiye halkının kamuoyunun büyük desteği, sinerjiyi arttıracak,hep beraber kazanmak üzerine kurulu bir stratejinin kaybedeni olmaz.

"Diyalogun çözümün anahtarı olduğu bilinciyle hareket edilmelidir"

Sizce Kürt meselesi nasıl çözülür?

Kürt sorunun çözümü konusunda kısa-orta ve uzun vadede atılması gereken adımlar vardır. Anayasa ve yasalarda yapılacak değişiklikler vardır. BDP olarak mecliste buna hazırız.

Siyaset yönetebilme sanatıdır, seçim atmosferine, kişi parti hesaplarına çıkarlarına boğulmadan, içerden ve dışarıdan yaşanacak provakasyonlara karşı uyanık olarak, hep birlikte boşa çıkararak zaman kaybetmeden cesur adımlar atabiliriz.

Demokratik siyasetin kanalları sonuna kadar açılarak, müzakere ve diyalogun çözümün anahtarı olduğu bilinciyle hareket edilmelidir.

Kimliği inancı dışlamadan ayrımcılık yapılmadan eşit ve özgür yurttaşlarının kendisini güvencede hissesedeceği yeni bir hukuk yaratmak çözümün kendisidir.

 

 

Yazı dizisi 8. gün Mücahid BİLİCİ

Yazı dizisi 7. gün Muhammed Sıddık Şeyhanzade

Yazı dizisi 7. gün Dicle ANTER

Yazı dizisi 6. gün Dengir Mir Mehmet FIRAT

Yazı dizisi 6. gün Hasip KAPLAN

Yazı dizisi 5. gün Mehmet Emin AKTAR

Yazı dizisi 5. gün İbrahim GÜÇLÜ

Yazı dizisi 4. gün Hüseyin YILMAZ

Yazı dizisi 4. gün Abdulkadir BADILLI

Yazı dizisi 3. gün Ahmet GÜNEŞTEKİN

Yazı dizisi 3. gün Yüksel AVŞAR

Yazı dizisi 2. gün Adnan FIRAT ve Nuşirevan ELÇİ

Yazı dizisi 1. gün Feridun YAZAR ve Ayhan BİLGEN