23 Haziran 2018, Cumartesi

Üst Menu

HDP Karşısında, CHP’nin Yenilmişlik Sendromu

HDP Karşısında, CHP’nin Yenilmişlik Sendromu

Son günlerde CHP’nin, HDP polemiği aldı başını gidiyor.

 

Seçim süreci ile ‘CHP’nin oylarını bölmeyin’ diye başlayan bu kompleksli kulis faaliyetleri artık sona saatler kala daha da kendinin göstermeye başladı.

 

‘İktidardan kurtulmak istiyoruz’ derken her fırsatta HDP’ye saldırmaya başlamaları ne kadar çıkmazda olduklarının bir göstergesi aslında.

 

Sistemin varoluşsal dinamikleri itibari ile bir avuç egemenin haricinde; zulümler, sürgünler, katliamlar, ayrıştırma, halkına güvenmeme ve hayatı zehir etme gibi reflekslerinden,bu topraklarda yaşayan bütün halk kesimlerinin ne kadar muzdarip olduğu ortadadır.

 

Halk bütün bunları yaşarken egemen güç çoğu kez hep CHP zihniyetidir.

 

Farklı süreçlerde ise sabık sisteme entegre olan, Devlet baba, Vatan, Millet, Sakarya söylemleri ile bu sefer de sağ kroje kullanılmıştır.

 

Sistem yılların getirdiği, biriktirdiği acıların ahını, vebalini taşıyamaz durumdadır.

 

‘Devlet baba’ adına istismar edilebilecek bütün argümanlar miadını doldurmuştur. Din ve devlet istismarı ile halklardan alınan güven kredileri tükenmiştir.

 

Sistemin, bütün kurumsal yapı ve temsiliyetleri ile artık halklar nazarında bir umut ve güven karşılığı kalmamıştır.

 

HDP tam da böyle bir zamanda, egemenler tarafından hep ötekileştirilen bütün renklerin ve farklıların birbirleri ile dayanıştığı bir yapı olarak ortaya çıkmıştır. 

 

Politik tüm kirlenmişlikler ve ilkesizlikler içinde, sisteme tepeden aşağı muhalif ve aşağıdan yukarı alternatif bir potansiyel olmuştur.

 

Türkiye’de hali hazırda adı bile bilinmeyen onlarca parti arasında yeni kurulan bir parti olarak ilk seçim deneyimini yaşamaktadır.

 

Seçim atmosferi oluşmaya başladığından bu yana CHP, bir taraftan farklı şekillerde sürekli rahatsızlığını ortaya koyarken, diğer taraftanHDP’nin seçime girmemesi ve CHP’yi desteklemesi için gizli saklı ayak oyunlarını son seçim günlerine kadar devam ettirmiştir.

Sarıgül, İstanbul için kabustur

 

‘Kadına şiddeti’ asla savunmayacak olanların, özellikle kadınların Sarıgül’ü destekleyebilme ihtimalleri çok şaşırtıcıdır. Hiçbir rol gözlerinden fışkıran hırsı ve saplantılı bir kişilik yansımasını örtememektedir.

 

Türkiye’de politika sahnesi maalesef pek de iç açıcı değildir. Her çeşit politik kurnazlık ve ayak oyunları ile kamuoyunun teveccühünün kendilerine yönelik olduğunu göstermeye çalışır partiler.

 

Günlük 30 lira yevmiye ile dar gelirli aileler çoluk çocuk farklı parti mitinglerine servis edilmektedir.

Bir Pazar gününde Sarıgül’ün seçim otobüsünde davetli olarak bulunan bir gazeteci arkadaşın bizzat gözlemlediği olayda gün boyunca süren gezide sık sık farklı mekanlarda otobüsün önü kadın grupları tarafından kesilir ve Sarıgül’e abartılı sevgi gösterileri yapılır. Bu kadın gruplarının aslında aynı kadınlardan oluştuğunu fark etmiştir gazeteci arkadaş.

CHP acziyet içindedir ve farklı kan gruplarından umut devşirerek ayağa kalkabileceğini hesaplarken aslında kendisinin de sona yaklaştığının farkında olduklarını sanıyorum.

 

Anadolu’da CHP seçim bürolarında bir kahvehane kadar bile canlılık yoktur. Pek çok bölgede farklı parti adayları desteklenmektedir.

 

HDP karşısında öylesine bir yenilgi psikolojisine girmişlerdir ki;

 

Nurhak HDP seçim bürosunda çalışmalardan gece yarısından sonra çıkıp aracı ile evine giden bir kadın arkadaşı, CHP lilerhiç sakınmadan takip ederler. Karanlık ıssız yolarda devam eden takip sırasında kadın arkadaşımız aniden aracından iner ve önlerine dikilir. Tepki gösterir ve neden takip ettiklerini sorar. Kem küm ederler ve ‘seçmenlerimizin güvenliğini sağlıyoruz’ derler.

 

Gündüz kazanamadıkları seçmenleri, gecenin karanlığında bir kadını takip ederek kaybetmemeye çalışırlar. Bu durum CHP’nin genel psikolojisidir.

 

Sırrı Süreyya Önder’in, HDP’’den İstanbul Büyükşehir belediyesi eş başkan adayı olmasından bu yana kompleksli yaklaşımlarını her fırsatta aşikar etmektedirler.

Seçim kliplerinde  her ne kadar ‘Hayat bayram olsa’ diyorlarsa da kendileri için aslında bunun umuttan öte bir karşılığının olmadığının farkındadırlar..

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.