17 Ekim 2018, Çarşamba

Üst Menu

HDP Oluşumunu Anlamak

HDP Oluşumunu Anlamak

Pazartesi günü BDP’li vekillerinHDP’ye geçeceği açıklandı. Bununla ilgili çok yoğun eleştiriler yapılıyor. Her ne kadar Sayın Öcalan hem “ilkel milliyetçi”lerden hem de bir kısım Türk solundan eleştiri geldiğini söylese de doğrusunu isterseniz Türk solunun yaptığı eleştirilerden ziyade kendisini Kürt milliyetçisi ya da Kurdistanî olarak tanımlayanların eleştirilerini önemsediğim için bu konu üzerinde durmak istiyorum. Eleştirilerin esasını özetle şu söylem oluşturuyor. “HDP bir Türkiye partisidir. Böylece Kurdistanîlik bitiyor.Türkiyelileşiyoruz. Bu da bizi Türkleşmeye götürecektir. Kürtler bunca yıllık mücadeleyi Türkleşmek için mi verdi?” Eleştirilerin belki de ciddiye alınabilecek en önemlisi bu olduğu için bu konu üzerinde duracağım. 

 

Doğrusu ilk başlarda aynı endişeleri bende taşıyordum. Tümden HDP’ye geçilmesi durumunda tek amacın iktidarı hedefleyen bir siyasi parti olacağı ve demokratik özerkliğin bile artık hayal olacağı zehabına kapılmıştım. Çünkü HDP’nin mevcut durumda iktidara gelmesi neredeyse imkânsız gibi.Hatta HDP deneyiminin stratejik değil taktik bir girişim olduğunu bile düşünüyordum. Ancak zaman geçtikçe ve bu konuyla ilgili söz söylemeye yetkili ve etkili kişilerin değerlendirmeleri gündeme düştükçe yapılmak istenen şeyin daha farklı olduğu görülüyor.

 

Sabri Ok’un ANF’de yayınlanan röportajı da dikkatle okunduğu zaman projeninözü daha iyi anlaşılıyor. Kısaca ve özetle söylemek gerekirse;

 

BDP Kürdistan’da siyaset yapmaya devam edecek. Burada Demokratik Özerkliği inşa etmeye çalışacak.DTK’nin işlevi ve önemi bir kat daha artmış olacak.BDP’li yerel yöneticiler ise HDP’yegeç(e)meyecekler. Bununla birlikte BDP isim değiştirecek. BDP’de siyaset yapanların bir sonraki seçimde HDP’den aday olmalarının da önü kesiliyor. (böyle bir değerlendirmede okudum) Bundan amaçlanan şey ise yerel yöneticileri özerklik için kadro eleman olarak tutmak. Tabi bu hususu Sayın Öcalan’ın son görüşmesinde üzerinde durduğu yerel yönetimler hususu ile birlikte değerlendirmek gerekir.

 

HDP’ye gelince; HDP ise başta solcu radikal demokratlar olmak üzere İslamcıları da kapsamak kaydıyla (daha geniş bir yelpaze çiziliyor) bir Türkiye partisi olacak. Ancak aynı zamanda Kürtlerin de hakkını savunan bir Türkiye partisi.

 

HDP’nin durumu

 

Bilindiği üzere yıllardır BDP (çizgisi) % 5-7 bandında bir oy almakta ve bu oranı bir türlü geçememektedir. Bu gidişle bu oranı geçmesini de beklememek gerekir. HDP’nin bir Türkiye Partisi olarak kurulması ile;

 

a.TBMM’de BDP’nin kurmaya çalışacağı özerkliği destekleyen bir siyasi parti olacaktır.

 

b.Bu siyasi parti şimdilik güçlü bir muhalefet partisi olmayı hedefleyecektir.

 

c.Hem Kürtlerin hem de muhafazakâr olmayıp radikal değişiklikler talep eden tüm kesimlerin sesi olmaya çalışacaktır.

 

d.HDP’nin bu alanda başarılı olup olmayacağı Kürtlerden ziyade Türkiye’nin sorunu olacaktır. Çünkü HDP sonuçta Kürtlerin destek verdiği bir siyasi parti konumundadır. Asıl Kürt partisi yerelde Demokratik Özerkliği inşa etmeye çalışacak olan BDP olacaktır.

 

e.BDP’nin TBMM’de 30-40 milletvekilinin bulunup bulunmamasının pratik olarak pek bir faydasının bulunmadığı biliniyor. Bu gücün etkisini arttırmanın yolu ise HDP’yi bir Türkiye partisi olarak kurgulayıp işlevselleştirmekten geçmektedir.

 

BDP’nin durumu

 

BDP ise (ya da yaşayacağı isim değişikliğiyle DBP) ismi her ne kadar Demokratik Bölgeler Partisi olsa da özü itibarıyla Demokratik Özerklik üzerine kurulu bir Kürt partisi olarak kalacaktır. Çünkü pratikte en azından şimdilik bunun başka bir karşılığı bulunmuyor.Kürtler için önemli olan husus statüdür. Programda olan şey ise Demokratik Özerkliktir. Özerkliği ise BDP’nin belediyeleri aldığı yerlerde uygulama imkânı bulunmaktadır. Bu durumda yerel yönetimler ile genel siyaseti ayrı ayrı kulvarlarda yürütmek gibi bir strateji güdülecektir. Bu denklem içinde HDP demokratik özerkliği destekleyen parti konumunda olacaktır. Netice itibarıyla milletvekilleri HDP’de Türkiye geneli üzerinden siyaset yürütecekken BDP’li belediyeler ise özerklik üzerine yoğunlaşacaktır.

 

Hal böyle iken HDP oluşumunu sert bir şekilde eleştiren Kürt milliyetçisi ve Kurdistanî kesimlerin eleştirilerini iki şekilde değerlendirmek mümkündür:

 

a.Uygulanmak istenen projeyi ve hedeflenen şeyi anlamadan bu kabil eleştiriler yöneltilmektedir.

 

b.Aslında herkes her şeyin farkında olmasına rağmen eleştirmek için eleştiri yöneltilmektedir.

 

Üzülerek belirtmem gerekiyor ki eleştirilerin kahir ekseriyeti ikinci şık çerçevesinde yapılmaktadır. Çünkü bu hareketin yapacağı en doğru işlere bile sırf bu hareket yaptığı için dudak büken çok sayıda kişi ve grup olduğu da herkesin malumudur. Aksini iddia edenlerin ise bunu açıklamaları gerekecektir.

 

Netice itibarıyla (şahsi kanaatim) HDP oluşumu çok ince hesaplanmış gayet güzel bir proje olarak görünmektedir. 

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.