17 Ekim 2018, Çarşamba

Üst Menu

İbrahim Güçlü: PKK, yapısı ve misyonu itibariyle Kürt Baharı’nın önünde engeldir

İbrahim Güçlü: PKK, yapısı ve misyonu itibariyle Kürt Baharı’nın önünde engeldir
İbrahim Güçlü: “PKK’nın silahlı yapısı, Kürdistan’da kendi dışındaki tüm örgütleri tasfiye ettiği gibi, yeni merkezi partilerin oluşmasını engelledi”
15 Mart 2013
-A +A

BARIŞINI ARAYAN KÜRTLER - Yazı Dizisi

Hazırlayan: Behmen Doğu, Fatma Sancak, Züleyha Kahraman

Tüm zamanlarda, en fazla ihtiyaç duyulan evrensel değer, elbette barıştır. Gelecek nesillere umutlar ve güzel bir dünya bırakabilmek; insan yaşamını tüm değerlerin üzerinde tutabilmekle gerçekleşir ancak. Yaşam hakkını kutsayarak, ölümcül şartları ortadan kaldırmak, barışa saygı duymak ve onu sahiplenmek insani bir görevdir.

Kutsal bildiğimiz ‘Barış’ı desteklemek amacıyla Kürt toplumundan her çeşit düşünceye yer verdiğimiz “Barışını Arayan Kürtler” yazı dizisini sizlerle paylaşıyor; barışa ve demokratik çözümlere katkı sunabilmeyi temenni ediyoruz.

Barışını Arayan Kürtler” yazı dizisinde; Kürt toplumunun kanaat önderlerinin, mevcut Kürt meselesinin tarihi sürecine ve günümüz şartlarının meseleye nasıl bir yol çizebileceğine dair fikirlerine yer verilmiştir.

 

İbrahim Güçlü - Yazar

Kürt sorununu nasıl tanımlarsınız?

Türkiye’nin “Kürt Sorunu” var. Kürtlerin ise sorunu: Bir millet sorunudur”

Türkiye’nin “Kürt Sorunu” var. Kürtlerin ise sorunu: Bir millet sorunudur, bir toprak sorunudur. Bu nedenle milli bir sorun ve bir ülke sorundur. Kürdistan’da hükümranlık, egemenlik, iktidar sorunudur. Fars İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasında Kasrı Şirin Antlaşmasıyla bölünen bir ulus ve ülke sorunu iken; Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasından sonra dörde bölünen bir ulus ve ülke sorunu oldu. Bu statü nedeniyle Kürt ulusunun ve Kürdistan’ın birleştirilmesi sorunudur. Ayrıca uzun tarihsel, Ortadoğu’da sömürgeleştirilmiş, işgal ve ilhak edilmiş; bir ülke ve ulus sorunudur. Uluslararası bir sorundur. Çünkü Uluslararası Lozan Antlaşmasıyla bölünen bir ulus ve ülke sorunudur. Hem sömürge ve hem de ezilen bir ulus sorunudur. Bu nedenle, Kürt ulusunun kendi kaderini kendisinin tayin etmesi sorunudur. Dünyada tek devlet sahibi olmayan, 50 milyon nüfusu olan ve Ortadoğu’da sayısal olarak ikinci bir millet davasıdır. En önemlisi de bütün dinlerden, mezheplerden, tarikatlardan, sınıf ve tabakalardan, değişik fikirlerden Kürtlerin sorunudur. Kürdistan’daki bütün etnik grupların sorunudur.

 

MİT-İmralı sürecini, mevcut görüşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

PKK’nın silahlı yapısı, Kürdistan’da kendi dışındaki tüm örgütleri tasfiye ettiği gibi, yeni merkezi partilerin oluşmasını engelledi”

PKK ta grup yapısı döneminde silahlanmaya başladı, şiddet ve terörü çalışma metodu olarak benimsedi. Ortadoğu’da Irak, İran, Suriye yönetimleriyle ilişki kurduktan sonra silahlı yapısını kurumlaştırdı. PKK’nın silahlı yapısı, Kürdistan’da kendi dışındaki tüm örgütleri tasfiye ettiği gibi, yeni merkezi partilerin oluşmasını engelledi, siyaseti tekelleştirdi ve bloke etti. Dönemin ve asrın ruhuna uygun gelişmelerin, değişimlerin, reformların, çoğulculuğun, demokrasinin önüne geçmiş oldu. PKK’nın silah bırakması bu olumsuzluklara son verecektir. Bu nedenle, Hükümetin PKK’ya silahları bıraktırma çerçevesinde Öcalan’la yaptığı görüşmeler sonucunda silahlara veda edilmesi en fazla Kürtlerin yararına olacaktır. Ama PKK’nın silahsızlanması: PKK’nın ve yöneticilerinin silahla imtiyazlı bir statü kazanmaları, korku imparatorluğu içinde Kürtleri kontrol etmeleri, silahın onun varlık şartı olması, bölge devletleriyle ilişkileri, egemenlik alanı hakkındaki ısrarı nedeniyle olanaklı görülmüyor. Ayrıca altını çizerek belirteyim ki, Hükümet, PKK’nın silahsızlandırılması dışında, Kürt milletinin hükümranlık, egemenlik, iktidar, kolektif ulusal hakları konusunda Öcalan’la bir pazarlık yapmamalıdır. Çünkü bu sorun, bütün Kürtlerin ve Kürt milletinin sorunudur. Öcalan’ın, Kürtlerin bağımsız devlet, federal devlet, otonomisine karşı olması, bunu daha anlamlı kılmaktadır.
 

PKK, Kürt sorununun neresinde?

Kürt ve Kürdistan Sorunu ile PKK sorunu farklı niteliklerde iki ayrı sorundur.”

İkinci soruya verdiğim cevap, PKK’nın Kürt ve Kürdistan sorununun neresinde olduğunu ortaya koyuyor. Ama iki cümleyle daha PKK’nın yerine tarif edersem: PKK, Kürdistan Ulusal Hareketi’nin doğrudan bir parçası değil; entegre edilmiş bir yapı. Bütün Kürtleri temsil etmiyor. Devletçi toplumsal mühendisliğin bir ürünüdür. Kürt ve Kürdistan Sorunu ile PKK sorunu farklı niteliklerde iki ayrı sorundur. Tek ideoloji, tek lider, tek parti hegemonyasını savunduğu için Kürdistan’daki demokratikleşmeye ve siyasi çoğulculuğa karşıdır. Bütün muhalefet güçlerini değişik metotlarla tasfiyeyi amaçlıyor.

 

Mevcut konjonktürde silahlardan arındırılmış, barış temelli bir 'Kürt Baharı' olabilir mi?

PKK, yapısı ve misyonu itibariyle Kürt Baharı’nın önünde engeldir.”

Silahsız Kürt Baharından kasıt, Kürtlerin hükümranlık, egemenlik, iktidar, kolektif haklarını sivil itaatsiz bir hareketle elde etmesi olarak tanımlanıyorsa; mevcut konjoktürde, PKK’nın silahları bırakmadığı koşullarda, bu olanaklı değildir. PKK, yapısı ve misyonu itibariyle Kürt Baharı’nın önünde engeldir. Bu engel kalktığı zaman, 1974’den sonra hazırlanmaya başlayan, ama ne yazık ki PKK ile bastırılan Kürt Baharı’nın koşulları hızla olgunlaşmaya başlayacaktır.

 

Sizce Kürt meselesi nasıl çözülür?

Federal bir yapıyla Kürt milletinin Arap, Türk, Fars milletleriyle haklar ve siyasi statü açısından eşitlenmesi olanaklı olur”

Kürdistan’ın Güneyi hariç, üç parçası sömürgeci ve ırkçı egemenlik altındadır. Kürdistan’ın Güneyi Federe bir yapıya, Irak’ta Arap milleti ile haklar ve siyasi statü açısından bir eşitliğe sahiptir. Kürdistan’ın Kuzeyi (Türkiye) ve diğer parçalarda da en azından federal bir yapıyla Kürt milletinin Arap, Türk, Fars milletleriyle haklar ve siyasi statü açısından eşitlenmesi olanaklı olur. Kürtlerin kendi ulusal haklarını elde etmeleri, kendi kendilerini yönetmeleri, hükümran, egemen, iktidar olmaları sağlanır. Bundan dolayı, Türkiye yeni anayasa yapma fırsatın iyi değerlendirmeli. Anayasa bir ülkede ya da ortak ülkelerde yaşayan milletlerin kendi devletlerini tanımlamaları; kuralsal ve kurumsal yapılanmasını ifade eder. Türk Kemalist Devlet, Kemalist elitin devletidir. Türklerin bile devleti değildir. Yeni Toplumsal sözleşme; Kürtlerin, Türklerin, diğer etnik grupların ve azınlıkların birlikte yeni bir devletini inşa etmeyi; yeni bir kurucu irade ortaya çıkarmayı; uluslar, ideolojiler, dinler, mezhepler, sınıflar üstü bir federal devlet kurmayı sağlamlıdır. Bunun yanında Federal Devlet, Kürtlerin ve diğer milletlerin kendi kaderlerini kendi iradeleriyle “Bağımsız Devlet” yönünde tayin etmesi ilkesini de ortadan kaldırmamalıdır. Çünkü Ortadoğu’da parçalanmış milletler gerçeği var. Kürtler de kendi iradelerini gelecekte millet olarak ve ülke olarak bütünleşme doğrultusunda kullanabilir.

 

 

 

Yazı dizisi 8. gün Mücahid BİLİCİ

Yazı dizisi 7. gün Muhammed Sıddık Şeyhanzade

Yazı dizisi 7. gün Dicle ANTER

Yazı dizisi 6. gün Dengir Mir Mehmet FIRAT

Yazı dizisi 6. gün Hasip KAPLAN

Yazı dizisi 5. gün Mehmet Emin AKTAR

Yazı dizisi 5. gün İbrahim GÜÇLÜ

Yazı dizisi 4. gün Hüseyin YILMAZ

Yazı dizisi 4. gün Abdulkadir BADILLI

Yazı dizisi 3. gün Ahmet GÜNEŞTEKİN

Yazı dizisi 3. gün Yüksel AVŞAR

Yazı dizisi 2. gün Adnan FIRAT ve Nuşirevan ELÇİ

Yazı dizisi 1. gün Feridun YAZAR ve Ayhan BİLGEN