23 Haziran 2018, Cumartesi

Üst Menu

IŞİD Kürdistan’da nasıl zemin buldu?

IŞİD Kürdistan’da nasıl zemin buldu?
Kürdistan’dan IŞİD terörüne maalesef hatırı sayılır oranda katılım söz konusu. Bu durumu IŞİD’in tam da tüm cephelerde Kürtlerle savaştığı bir dönemde izah etmek kolay değil.
 
Hasan Sabbah’ın haşhaş vererek ölüm makinelerine dönüştürdüğü fedaileri aratmayan bir hırs ve hınçla ölüm kusan bu barbarların neden bu coğrafyada zemin bulduğunun cevabı verilmeden bu tehlike bertaraf edilemez. Bataklığı kurutmadan sineklerle uğraşan adamın düştüğü yanılgı gibi, IŞİD’in beslendiği epistemolojik, ontolojik ve teolojik altyapı, akli ve nakli delillerle çürütülmeden etkin bir mücadele söz konusu olmaz.
 
Peki, IŞİD Kürdistan’da nasıl zemin buldu?
 
Bu sorunun cevabını verebilmek için Kürdistan’ın dini anlamda en etkin kurumları olan medreselerini incelemek lazım. Klasik metotlarla eğitim veren bu kurumlar, bidayetten ta 1970’li yıllara kadar eski müfredat olarak da tanımlanabilecek bir tarzda yoğunluklu olarak geleneksel metodu devam ettiriyorlardı. Klasik Kürt edebiyatının şaheserleri olan şiir divanları, hep bu medreselerin mahsulüydü. Medrese talebeleri Melayê Cizîrî’nîn divanındaki aşk şiirlerinin çoğunu ezbere okurlardı.
 
Bu medreselerde son iki yüzyılda bazıları önemini kaybetse de bilim, mantık, felsefe, edebiyat, gramer ve temel İslami bilimler iç içe idi.
 
O döneme kadar siyasal İslamcı kültürün Kürdistan medreseleri üzerinde herhangi bir etkinliğinin olmadığını görmekteyiz. Fakat 70’li yıllardan itibaren yurt dışına çıkıp özellikle Suudi Arabistan, Mısır ve İran’a giden talebelerin her biri döndüğünde, gittikleri ülkelerin siyasal İslamcı fikirlerini de beraberinde getirerek o fikirlerin havariliğine soyundu. Mısır ve Suriye’den dönenler“İhvancı”, İran’dan gelenler “Humeynici”,
 
Suudi Arabistan’dan dönenler ise “Neo-selefi, Vehhabi” bir anlayışla ciddi örgütlenmeler içine girdiler. 
 
O zamana kadar Kürdistan medreselerinde esamisi bile okunmayan bu yeni akımların broşür ve risaleleri de girmiş oldu. Artık ders sırasında ve ders aralarında meleler ve feqîler ciddi siyasi tartışmalar içine girdiler. Bu iş bir adım daha ileri boyuta varıp bu kez her anlayış kendi medresesini kurdu. Hangi medresenin hangi akımı temsil ettiği biliniyordu. Medreseler ilmi faaliyetlerden çok, “örgüt merkezi” olarak kullanılmaya başlandı. Genç feqîler “Mem –û Zîn” yerine histerik ve melankolik bir halet-i ruhiyeyi de yansıtan  “yoldaki işaretler, din budur, Afgan cihadında rahmanın ayetleri, Mushaflar ve bombalar, İdamlık genç, vb. kitaplar okuyordu.
 
Asıl kök salma ve yayılma ise söz konusu fikri hareketlerin teorisyenleri konumunda olan zatların kitaplarının yoğun bir şekilde tercüme edilip ekmek peynir gibi belli başlı kitapevlerinde satılıp teşhir edilmesiyle oldu.  Dini anlamda ciddi bir açlık ve boşluk yaşayan yığınla gençler, bu kitapevlerinin etrafında öbeklenerek ciddi bir örgütlenmenin de içine girdiler. 
 
Hasan el-Benna, Seyyid Kutup, Mustafa Meşhur, Fethi Yeken, Said Havva, Abdullah Azam, Abdulkadir Udeh, Humeyni, Mevdudî, v.s gibi zatların kitapları en ücra köylere bile ulaşıyordu.
 
İmam-hatip liselerinin kültür düzeyi Emine Şenlikoğlu, Hasan Nail Canat, A. Günbay Yıldız, Ahmet Pakalın romanlarının birikimi(!) kadardı.
Afganistan, Çeçenistan, Filistin, Bosna, vb. ülkelerde devam eden antiemperyalist cihad hareketlerinin gençler üzerinde sağladığı aşırı motivasyon da göz önünde bulundurulduğunda, bu tür radikal akımlar için lazım olan mümbit zemin de sağlanmış oldu.
 
Kafasına Arapça bandaj sarıp yüzünü arap puşisi ile örten ve elinde silah taşıyan kışkırtıcı figür, gençlerin macera tutkusunu iyice gıdıklıyordu.
Bu tür akımlarının Kürt coğrafyasına girmesine sebep olan faktörlerden biri de, Kürt illerinden batıya okumak veya çalışmak için gidenlerin Türk-İslamcılarla tanışıp dönüşte bu fikirleri kendi memleketlerinde de yaymasıyla siyasal İslamcı partiler Kürt coğrafyasında etkili oldu.
 
Seksen ve doksanlı yıllara gelindiğinde ise artık tercüme kitaplar hemen her evin başköşesini doldurmakla kalmamış, binlerce gencin beynini de allak bullak etmişti. Kendisi gibi düşünmeyen babasına ve annesine bile “kâfir” “münafık” “mürted” “fasık” diyen yığınla genç ortalıkta terör estiriyordu. Kur’an'dan belli birkaç ayeti ezberleyip slogan olarak kullanan bu serseri mayınların risk potansiyeli iyi hesaplanamadığı için IŞİD gibi yapıları sürekli doğurup besleme potansiyeli de canlılığını hep korumuştur.
Devletin birtakım kirli amaçlar için tolere edip zaman zaman lojistik destek sağlamayı da ihmal etmediği bu tür yapılar, IŞİD ve benzerlerine “eleman İhtiyacı”nı giderip gerektiğinde kendi dindaşı ve ırkdaşına karşı savaşmaktan bile geri durmadığını görmekteyiz.
 
Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Batman, Mardin gibi Kürt nüfusunun yoğun yaşadığı şehirlerden IŞİD’e katılımın bu kadar yoğun olması, o dönemlerde kirli ellerle bu topraklara çalınan zehirli mayanın maalesef tuttuğunun da ispatı.
 
Siyasal İslam tarzı radikal oluşumlar her ne kadar geleneksel Kürt unsuru ile ciddi bir doku uyuşmazlığı yaşasa da, onlarca yıllık çabanın sonucunda azımsanmayacak bir seviyeye ulaşmıştır. Bu promlemli yapılarla mücadele etmenin en iyi yolu, bin yıldan beridir Kürtlerin kılcal damarlarına kadar işlenmiş ve Kürt kültürüyle harmanlanmış İslam’ı doğru bir sunumla yeniden canlandırmaktan geçer. 
 
Tercüme kitaplar yerine bu topraklardan fışkıran irfan yeniden keşfedilmelidir. 
 
Ehmdê Xanî, Mevlana Xalidê Şehrezorî, Mele Xelîlê Sêrtî, Melayê Bateyî, Şêx Evdirehmanê Axtepî, Mele Mahmûdê Bazîdî, Şêx Maşûqê Xeznewî, Mele Seîdê Nursî, gibi Kürt ulemanın doğru İslam anlayışı, yukarıda isimi geçen siyasal İslamcıların Kürt gençleri üzerinde yarattığı tahribat için en iyi tamir aracıdır.
 
 
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

21.Haziran.2015 Pazar
24.Mayıs.2015 Pazar
08.Şubat.2015 Pazar
31.Ocak.2015 Cumartesi
19.Ekim.2014 Pazar
07.Temmuz.2014 Pazartesi
14.Haziran.2014 Cumartesi
10.Haziran.2014 Salı