23 Kasım 2017, Perşembe

Üst Menu

İslamcılık Üzerine (2)

İslamcılık Üzerine (2)

Geçen hafta İslamcılık üzerine yaptığım değerlendirmeleri bu hafta da sürdürmek istiyorum. Bir kez daha şu noktayı ifade etmek isterim: benim değerlendirmelerim bir hüküm vermeye yönelik değildir. Bakış açımı, anlayış farkını gösteren değerlendirmelerdir.

 

Müslümanların, eleştirel düşünceye ve sorgulamaya imkân vermeden ve köklü bir yüzleşme yaşanmadan derin uykudan uyanmaları mümkün görünmemektedir. Biz kendi adımıza böyle bir yüzleşmeyi ilahi ve İslami bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu çerçevede bölgenin ve dünyanın gündeminde daha uzun bir müddet yer alacağı anlaşılan "İslamcılık" konusunda yüzleşmenin öncelikle yapılması gereğine inanıyorum.

 

19. ve 20. yüzyıl “milliyetçilik” temelinde ‘ulus devlet’ çağı olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu da başka etkenlerle birlikte milliyetçilik akımının yükselmesiyle bölünmüştür. İslamcılık da, 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra Osmanlının dağılmasıyla birlikte hayat bulmaya başlamıştır. Buna göre İslamcılığı İslam’ın doğal bir tezahürü, uzantısı olarak görmek yanlıştır. İslamcılık modern bir akımdır ve aynı zamanda modernliğe bir cevap ve meydan okumadır.

 

Kavram, Müslüman dünyasında tartışmalıdır. Milliyetçilik-ulusçuluk gibi bir siyaset veya siyasallaşma ideolojisi olarak tanımlayanlar mevcuttur. Bununla beraber ahlaki, hukuki, toplumsal alanda; ekonomik, politik, devlet ve uluslararası ilişkilerde İslami hükümlerin uygulanması olarak da anlaşılması gerektiğini söyleyenler vardır.

 

Ancak Müslüman coğrafyanın anlam dünyasında  “ulusçuluk-milliyetçilik” gibi “İslamcılık” kavramının tarihsel köklerini, toplumsal mutabakatını bulmak zordur. Coğrafyamızda son iki yüz yıl dışında, medeniyet tarihimizde hiçbir topluluk, devlet ya da insan kendisini ‘İslamcı’ bir kimlik ile ifade etmemiştir.

 

Buna rağmen İslamcılık, İslam'ın ana referans kaynaklarından hareketle yeni bir toplum, yeni bir siyaset ve devlet tasavvuru iddiasıyla dağılan İslam ümmetini yeniden birleştirmeyi gaye edinerek ortaya çıkmıştır.

 

Esas itibariyle modern akımlar olarak İslamcılık-Milliyetçilik ve Ulusalcılık birbiriyle örtüşen, benzeşen, birbirini besleyen ve birbirlerini taklit eden ideolojilerdir. Birbirine teoride zıt gibi olsalar da, yöntem ve davranışta aynıdırlar. Her üçü de devlet eliyle yukarıdan aşağıya doğru toplumu biçimlendirmeyi, otoriteyi/devleti kutsallaştırmayı, muhaliflerini, rakiplerini ötekileştirmeyi, düşmanlaştırmayı temel alırlar. Karşısına aldıkları düşmanlar üzerinden kendilerini ifade ederler. Varlıklarını dahi düşmanlık üzerinden sürdürürler.

 

Yine İslamcılık, kutsal olarak nitelendirilen her düşünce, inanç, lider, kişi, kurum gibi doğası gereği eleştiriye, sorgulamaya, muhalefete kapalıdır.  Bu nedenle özgür düşünceyi, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü arka plana iter. Bu sebeplerle dönüşüm ve gelişime de açık olmadığı söylenebilir.

 

Siyasal örgütlenmelerde de ideolojinin etkisi tartışılmaz.  Her siyasi ideoloji gibi İslamcılık da dost-düşman ayırımı üzerine örgütlenir. Coğrafi, dini veya dil, ırk birliği yerine ideolojik aidiyet esastır. Bu durumda aynı milletten, aynı ülkeden, aynı coğrafyadan, aynı aileden veya aynı dinden olmak, dost olmak için yeterli değildir. Artık siyaseti belirleyen ana unsur DİN değil ideolojidir.

 

Oysa İslam dini, yönetimi/siyaseti dost-düşman ayırımı üzerinden ön görmez. Adalet-Zulüm temelinde bir yönetim/siyaset inşa edilmesini ister. “Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.” (2/193). Ayrıca Adaletin tesisi ve zulüm/zalimlerle mücadele için sadece Müslüman olmak da gerekmez; aynı amaçla Gayr-i Müslimlerle, farklı kesimlerle de birlikte siyasi bir örgütlenme içinde bulunulabilir. “İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde değil.” (5/2)

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

14.Ağustos.2016 Pazar
08.Ağustos.2016 Pazartesi
01.Ağustos.2016 Pazartesi
17.Temmuz.2016 Pazar
11.Temmuz.2016 Pazartesi
04.Temmuz.2016 Pazartesi
27.Haziran.2016 Pazartesi
20.Haziran.2016 Pazartesi