25 Kasım 2017, Cumartesi

Üst Menu

İsmail Beşikçi: Kürdler kendi geleceklerini tayin hakkına sahip olmalıdır

İsmail Beşikçi: Kürdler kendi geleceklerini tayin hakkına sahip olmalıdır
İsmail Beşikçi: Akil insanlar, Türk halkına, “Devlet şimdiye kadar Kürdlere çok haksızlık yaptı. Artık Kürdlere doğal haklarını, gasp edilen haklarını iade etmelidir”demelidir
03 Haziran 2013
-A +A
''Çözüm Sürecindeki Türkiye ve Kader Birliği'' Yazı Dizisi
 
Hazırlayan: Behmen Doğu
 
Binlerce insanın yaşamına mal olan bir iç savaş nihayet bitiyor.
 
PKK ve devlet arasında 30 yılı aşkın süredir devam eden düşük yoğunluklu savaş Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır Newroz’unda yaptığı çağrıyla sona erdi.
PKK, liderinin çağrısına önce ateşkes sonra da geri çekilme ile olumlu yanıt verirken Hükümet de Akil insanlar projesiyle çözüm sürecinin ilerlemesi için destek sundu.
Hükümet, geri çekilen PKK gerillaları ile bir temas/çatışma yaşanmaması için son derece dikkatli davrandı. Aylardır bir can kaybının yaşanmaması, Ak Parti ve BDP’li politikacıların çözüm sürecine uygun tavır takınmaları toplumda kalıcı bir barış adına umut ve heyecanla takip edilmekte. Hür Bakış internet gazetesi olarak, içinde bulunduğumuz Çözüm sürecini, Akil insanlar projesini, PKK’yi, anadil hakkını ve yapılması düşünülen yeni anayasayı konuklarımıza sorduk. ‘’Çözüm sürecindeki Türkiye ve kader birliği’’ yazı dizimizin barışa, çözüm sürecine katkı sunması dileğiyle…

İsmail Beşikçi

 İsmail Beşikçi - Yazar

 

''Kürdler kendi kendilerini yönetebilmelidir. Kürdler kendi geleceklerini tayin hakkına sahip olmalıdır. Anadilinde eğitim, Kürd dilinde mecburi eğitim vazgeçilmez bir hak olmalıdır.

Yeni anayasa bunlara yol vermelidir.  Anayasa bunlara yol verirse yeni olur.''

 

''Anadil esir milletlerin, ulusal kurtuluşları yönünde dile getirdikleri en önemli dayanak noktasıdır. Dil özgürleştikçe, Kürd kitlelere yayıldıkça esaret kırılmaya başlar. Bugün, Diyarbakır’da örneğin Bağlar semtinde, sokaklarda oynayan çocukları izlemek gerekir. Çocuklar, sokaklarda oynarken oyun arkadaşları ile hangi dili konuşuyorlar, Çocuklar, birbirleri ile mizahlaşırken, kavga ederken hangi dili kullanıyorlar? Bunu izlemek gerekir. Eğer bu dil Kürdçe değilse, Kürd toplumu çok büyük tehlikelerle karşı karşıyadır. Esaret devam ediyor demektir.''

 

Çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Bir ay, bir buçuk ay öncesine kadar BDP, “Kürdistan’a statü, Öcalan’a özgürlük” sloganına vurgu yapıyordu.  Bugün, “Öcalan’a özgürlük” sloganına yine vurgu yapıyor, fakat  “Kürdistan’a statü” den söz etmiyor.

İki ay öncesine kadar, Başbakan’ın,  “silahlı unsurlar çekilip gitsin” sözüne karşın, Murat Karayılan, “”Burası bizim ülkemizdir, siz çekilin” diyordu. “Biz dağa piknik yapmak için mi çıktık?” diyordu. Şimdi,” Başkanımız böyle istiyor, çekiliyoruz” diyor.

Bir yıl öncesine kadar BDP, “Münafık Erdoğan” sloganını çok kullanıyordu. Mitinglerde, gösterilerde, yürüyüşlerde, özellikle kadınlar, çocuklar bu sloganı çok kullanırdı.  Günümüzdeyse, “Anayasayı AKP ile biz birlikte yapalım” diyor. “Münafık Erdoğan”dan “Anayasayı birlikte yapalım”a nasıl gelindiği dikkate değer bir konudur.  Ayrıca, Kürdistan’a statü, vazgeçilmez bir konu olmalıdır. Statü kazanılmadan Kürd sorunu çözülmüş olmaz.

 

Akil insanlar projesi’nin çözüm sürecine etkisi nedir sizce?

 

Akil insanların, Kürd halkına, PKK’ye söyleyeceği bir sözü yoktur. Ama Türk halkına ve devlete söylemesi gereken söz vardır.  Akil insanlar, Türk halkına, “Devlet şimdiye kadar Kürdlere çok haksızlık yaptı. Artık Kürdlere doğal haklarını, gasledilen haklarını iade etmelidir” demelidir. Devlete ise, “Kürdlere doğal haklarını, gasp edilen haklarını tanı” demelidir.

 

PKK silahları ebediyen nasıl gömebilir, bunla ilgili PKK ve devlete düşen sorumluluklar nelerdir?

 

Bir federasyon, Kürd federasyonu olmalıdır. Gerilla, federasyonun güvenlik gücü, polis gücü, zabıta gücü olmalıdır.

 

Kürtlerin anadilde eğitim talebi hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Anadil esir milletlerin, ulusal kurtuluşları yönünde dile getirdikleri en önemli dayanak noktasıdır. Dil özgürleştikçe, Kürd kitlelere yayıldıkça esaret kırılmaya başlar. Bugün, Diyarbakır’da örneğin Bağlar semtinde, sokaklarda oynayan çocukları izlemek gerekir. Çocuklar, sokaklarda oynarken oyun arkadaşları ile hangi dili konuşuyorlar, Çocuklar, birbirleri ile mizahlaşırken, kavga ederken hangi dili kullanıyorlar? Bunu izlemek gerekir. Eğer bu dil Kürdçe değilse, Kürd toplumu çok büyük tehlikelerle karşı karşıyadır. Esaret devam ediyor demektir.

 

Kalıcı bir barış ve huzur ortamı için nasıl bir anayasa yapılmalı?

 

Kürdler kendi kendilerini yönetebilmelidir. Kürdler kendi geleceklerini tayin hakkına sahip olmalıdır. Anadilinde eğitim, Kürd dilinde mecburi eğitim vazgeçilmez bir hak olmalıdır.

Yeni anayasa bunlara yol vermelidir.  Anayasa bunlara yol verirse yeni olur.

 

Yazı Dizisi 1.Gün: İsmail Beşikçi

Yazı Dizisi 1.Gün: Ömer Faruk Gergerlioğlu

Yazı Dizisi 2.Gün: Vahap Coşkun

Yazı Dizisi 2.Gün: İlkay Akkaya

Yazı Dizisi 3.Gün: Hasan Kaya 

Yazı Dizisi 3.Gün: Erol Göka 

Yazı Dizisi 4.Gün: Meral Danış Beştaş

Yazı Dizisi 4.Gün: Şener Aktürk

Yazı Dizisi 5.Gün: Fazıl Hüsnü Erdem 

Yazı Dizisi 5.Gün: Zeynep Tanbay 

Yazı Dizisi 6.Gün: Seher Akçınar

Yazı Dizisi 6.Gün: Maya Arakon