17 Eylül 2019, Salı

Üst Menu

Kadın Sorunun Yeni Vizyonu

Kadın Sorunun Yeni Vizyonu

İktidarın vizyon belgesi, Ortadoğu’nun yeni vizyonuna denk geldi. Bu yanıyla karşımızda iki vizyon gibi duran gelişmelerin, ortak bir merkezden beslendiği savı giderek ağırlık kazanıyor. Her defasında değişim, demokrasi kelimelerini kullanan iktidarın aslında bu denklemdeki beklentileri  son aşamasında varmış bulunuyor. Savaş ve iktidarlar arasında el değiştiren gerçeklerin aslında hepimizin hayatından direkt geçtiğini, geçebildiğinide böylece kabullenmeş olduk.Ortadoğu’da sadece devletler yada toplumların kaderi çizilmiyor, bununla beraber bireylerin uzun yada kısa vadede hayatlarının etkilendiği apaçık ortada.

 

Genel siyasal kurgular dahilinde bir çok yorum ve analiz haklı olarak masada duruyor. Tam olarak gelişmelerin hangi sınır yada noktada duracağı, durdurulacağı da şimdilik belli değil. Ama baştan itibaren büyüyen ve giderek vahim sınırlara ulaşan bir realite var. Ortadoğuda harita tazelenirken, beraberinde kadın sorunuda ağırlaşıyor, yeni bir boyut kazanıyor. Elbette bugüne kadar savaşların etkisiyle bölgede ciddi bir gerilim ve kadın sorununa sirayet eden sebepler vardı. Ancak günümüz itibarıyle bu durumların hepsi bir noktaya dayanmış bulunmakta. Bugüne dek ülkelerin dinamiklerine göre şekillen ve süreçlere dahil olan kadın sorunu artık ciddi anlamda tehlike ve tehditin içinde. Dünya genelinde ortaklaşan neden ve sonuçlar, bir ateş topu olarak ortadoğulu kadınların kucağında. Bu bir nevi hem eski tesbit ve çözümlerin varlığını kapsıyor,hem de yeni olan tehditin kaçınılmazlığını… Özellikle bölge devletlerindeki kadının sorunun; açık kaynağı olan radikal islamcı yaklaşımların giderek sokaklara, hatta sınırlara dek yayılması kadının mücadelesinin yeni uyarı alanı olarak ta bizi bekliyor. Bugüne dek dolaylı bir takım dengeler itibarıyle gölge siyasetlerle kadın hakları üzerinde  baskı kuran yaklaşım ve hareketlenmeler artık meydana çıkmış durumda.

 

Irak, Suriye, Mısır ve son olarakta Filistin sorunları ekeseninde yayılan radikal dinci akımların asıl  uygulamaları kadın varlığı üzerinden yükseliyor. Daha önce Irak’ta ve kısmende Suriye olup bitenleri izah ve yorumda eksik  kalan  kadın mücadelesinin, özellikle IŞİD’ın varlığı ile beraber bu konudaki tehlikeyi görmesi kaçınılmazdır. Her ne kadar nitelik ve siyasal doğrultu itibari ile ayrı alanlarda olunsa da, yaşanan gelişmelerin toplum üzerinde bıraktığı etki ne yazık ki beklediğimizden ağır sonuçlara yol açacaktır.

 

Türkiye’de özellikle iktidar  gözetiminde pasifize edilmek istenen kadın sorunu  giderek  boşa düşürülmek isteniyor. İktidarın, Türban, kürtaj, çocuk sayısı, evlilik, eğitim, iş hayatı gibi tarihi çelişkilerden yana tavır alması asla gözardı edilecek şeyler değil.   

 

Başbakanın kadınlara çağrısı aslında tam da geçen on iki yılda kadın sorununda nelere yol açtığının iyi bir karşı çıkışı  olabilir. Vizyon belgesinin kadın hareketi açısından hangi anlama gelidiğini, geleceğini yine bölgesel gelişmelerle birleştirmek zorundayız.

 

Kadın hareketlerinin elbette Filistin sorununda söylecekleri olacaktır. Ama bu asla iktidarın dil ve siyasi çıkarlarıyla örtüşemez. Keza bugünkü tablonun tamamında ciddi kıyım ve yıkım yaşayan kadınlardır. Ve bunda bu iktidarın ülke içi ve dışında payı yüksektir. Kürt kadınlarını yürüttüğü savaşı, düşmanca sayan, Kürt çocuklarını her fırsatta öldüren geleneğin son halkası olanlar

 

Suriyeli kadınların pazara sürüldüğü, çocukların kaybedildiği açlık ve sefaletin sokaklara taşırıldığı bir durumda  kadın örgütlerine söylecek sözü olamaz.

 

Bu açıdan başta Kürt kadın hareketi olmak üzere, savaşın,yoksulluğun ve şiddetin karşısında olan tüm kadınların gelecekteki tehlikeyi bir an önce farketmeleri kaçınılmazdır.Tehlike bizim sandığımızdan fazla  gerekçeler içermektedir. Kadının sorunun görünür düşmanı IŞİD’le beraber, görünmeyen düşmanlarının kesinlikle belirlenmesi yeni bir siyasal ilke gereğidir.

 

Kadın sorununa yeni tehlikeler, yeni angajmanlar eklenmiştir. Bölgenin en aktif kadın kesimi olan Kürt kadınları ve diğer kesimlerin bir an önce bu konudaki angajmanları değerlendirmeleri ve topluma yeni bir  stratejisi sunmaları acildir.

 

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
27.Kasım.2015 Cuma
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
07.Temmuz.2015 Salı
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe