23 Temmuz 2018, Pazartesi

Üst Menu

Kar üstüne

Kar üstüne

Su akar, üstüne bir şey yazdırmaz. Kar ise bir ilkokul defteri kâğıdının tazeliğinde hayalin eline kalemi tutuşturur. Acelesi olan su şöyle bir uğrar sadece. Sonra gider. Suyun bu şevkini Feqiyê Teyran sevgiliye olan aşkla açıklar: "öyle bir akıyorsun ki gidişinde sevgiliye bir meyil var." Suyun acelesi vardır zira bir yerde azıcık bekledi mi yüzünü ekşitmesi ondandır.

Eğer rahmet olan iki yağıştan yağmur suyu temizlik ve bereket getiriyorsa, suyun kış erzakı misali kurutulmuş hali olan kartaneleri sükûnet ve sıcaklık getirir. İnsanı muhasara altına alarak tane tane inşa ettiği bu sükûnet kalesinde tutan burudetli karın fısıldadığı bir şey var: Çokluktaki birlik. Suyun yumuşaklığı rahmetin sıvı hali ise kar tevhidin beyaza donmuş rengi, örtüsüdür.

Her kar yağışında kendisini yineleyip hatıra gelen ve yazıldığı gençlik ihlası hatırına arada bir paylaştığım kar’a dair eski bir yazımı bu vesileyle tekrar paylaşmak isterim. Kar’a dair bir dua, bir şükür niyetine…

TEVHİD HECELERİ, KAR TANELERİ

Tevhid heceleridir kar taneleri. Birliği söyleşirler. Birlik için inerler bir bir. Kolkola girip, Bir Olan’ın ‘Yalnız’lığını vururlar yerin yüzüne. Tevhide mürekkep olurlar. Sahife-i arz bu mürekkeple yeniden yazılır, okunur.

Hecedirler sonra, bir yazının heceleri, kışın soğuk sayfasına yazılırlar. Ama onu okuyanların içini ısıtır, dünyasını ışıtırlar. Kar taneleridir bunlar; nazlı birer gelin gibi süzülürler gökten yere. Öylece ağarlar. Hem, yere indiklerinde omuz omuza verip celâl ile cemalin eşsiz buluşmasına adres olurlar. Her yeri bire boyarlar. Bir için. Birlik için. Gözümüzün kirini, pasını; isini, pusunu silerler. Yine akıl, kalp, hayal ve daha nice duygularımıza davetiye olurlar. Günübirlik meşgalelerin, gündelik kaygıların anlamsızlığını hatırlatırlar. Duygularımıza sıcacık bir hasat mevsimi sunarlar.

Soğuk değildirler hem. Ezelî sorular uyandırırlar içimizde. Heyecanlanırız, kanımız kaynar. Üstelik şeffaftır kar taneleri. Başkası için inerler. Kendinden olan bir şeyi yoktur kar tanelerinin. Katre misâl, iddiasız ve renksizdirler. Ama aynaları geride bırakırcasına, Şems-i Ezelî’ye yollarlar gözlerimizi.

Yerin göz alıcı, gaflet verici tüm keşretini usulca örter kar taneleri. Kafaları göğe, gözleri Güneşe yöneltirler. Göğün ve Güneş’in elçileridir kar taneleri. Bir araya gelip mektubunu okuturlar. Pencerelerden çektirirler perdeleri. Bizi okuyun, derler; Bizi okuyun!

Sadece yere mi yağarlar sanki? İçimize de yağarlar. Yüreğimize kar serpilir, su yerine. Serinleriz. Uyuşmuş duygularımız uç verir o zaman. Uyanırlar. Uyanırız. Yol, ev, bahçe, saçak tanımaz; öteye beriye, hatta okuduğunuz bu sayfaya da yağarlar. Dünyanın yollarını tıkarlar kimi zaman. Ama dünyalarımızın tıkalı yollarını açarlar. Yolda kalırız, ama gerçeğe yol alırız.

İşte böyledir kar taneleri. Kışın güzel taneleri. Tevhid heceleri.

Melekût âleminin öpücükleridir kar taneleri. Uzatın yanaklarınızı, değsinler. Değmez mi?(Yeni Yüzyıl)

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları