22 Kasım 2019, Cuma

Üst Menu

Kırık Anılar ve Sezen 88

Kırık Anılar ve Sezen 88

Söz konusu Sezen Aksu olunca insanda bir laf kıtlığı oluşuyor. Zira Türkiye‘de lafın haletiruhiyesini değiştren, onun yaşını başını fazlaca karıştran bir kişiden söz ediyoruz. Yazarlığa imza atmamış, ama yazar. Şairliğini ilan etmemiş, ama şair. Yani nerden bakarsanız kadın, fena halde çemberimizi daraltmış. Üstelik Türkiye gibi sert siyasi geçişlerde; ne ortadan kaybolmuş, ne de ortaya çıkarken fazla taraflara kaymış. Şu şarkısı, bu şarkısı derken de yaşlanıvermişiz. Meğer şarkıları bizi oyalarken, zamanın tokadı da fena halde inmiş yüzümüze. Ama olsun! Gelen herşey şarkıların şiddeti gibi olsun.

Kırkıncı sanat yılını kutlayan Sezen Aksu için, elbette herkesin söyleyeceği bir şey var. Memlekette her eve girebilmek kolay  değil. Üstelik sanattan ve sözden evvel siyasetin sofralara kurulduğu bir toplumda, her evde bir kaset bulundurmak vallaha, hiç de basit değil. Sanırım Sezen Aksu‘nun da kırk yıllını açık açık paylaşma keyfi de burdan kaynaklanıyor.

Kuşaklar arası yaşlanmayan bir kadındır Sezen Aksu. Şarkıları anılarınızı korur. Yani zamanınızı, toza, toprağa kolay kolay teslim etmez. Sezen Aksu’nun her albümü kendini dinletebilmiştir. Ancak Sezen 88, başka bir albüm. O şarkıların ayrı bir anlayışı var sanki. İçinde hemen hemen her ana uyacak söz ve tını buluverirsiniz.

Sezen 88, albümüne gençlik havası ve bir Kürt köyünün 90’lı yıllardaki ruh halini de eklerseniz, Aksu’nun inatçılığıyla nerelere ulaştığını görebilirsiniz. Kürt köylerinin mimarisi, xaniyé malé denilen, geniş salon tipindeki orta avlu ve oraya açılan odaların bulunduğu toprak ve taş yapımı evlerden oluşur. Bu evlerin en güzel yanı, sesin yankı kazanmasıdır. Ne zaman Sezen Aksu’nun adını duysam, bizim evdeki o doğal ses düzeni çınlar kulağımda. Bir yazın tamamında Sezen 88’i dinlediğimizi hatırlıyorum. Sezen 88'in kırık anılar kubesi gibi serin serin, ölümden ve gidenlerden yana olan bu albümde yaşlı bir kadının hatrı da saklı. Nenem Feride hanım, bir gün dayanamadı sordu Kürtçe: ''Ma qizamın ev jınık qet na weste? Qet qırıka wé na eşé? Ava çıma her tım dıbé – Hayır Hayır olmaz, Çerbiye bı vi ya, Hela jı mıra béje?'' Neneme o an için sadece, na na! dediğimi hatırlıyorum.  

Ama şimdi nenem ve söyledikleri cevabın kendisi. Gerçekten bu kadın hiç yorulmamış, hiç esirgememiş sözlerini.

Nice kırk yıllara demek gelse de içimizden, nice kırk, ama ölümsüzlüğe özenen şeyler dilemekle yetinelim.

 

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
27.Kasım.2015 Cuma
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe
13.Nisan.2015 Pazartesi