17 Eylül 2019, Salı

Üst Menu

Korkulan Kadınlar

Korkulan Kadınlar

Başbakan ve iktidarının  özgür kadın takıntısı, elbette uzun bir fikri geçmişe dayalı. Bunun için geldikleri siyasi gelenek, yada toplama partilerinin kuruluş  şekline bakmakta fayda var. Hatta acemi-usta-çırak denklemine oturtulan süreçlerinin izledigi kırılma aşamalarına bakmak yeterli. Fakat garip bir çelişki olmali ki; bu iktidar toplumda yarattığı türban sorunuyla varlığını pekiştiren, bunun arkasına sığınan ve hatta bu cenahtaki kadınların duygusunu, emeğını ve beklentisini ranta çevirerek ilerleyen bir kimliğe sahip. Ancak bu kırılgan ve savruk fikriyatları ve usta sömürgeci olma emsallikleri bile onları durdurmaya yetmiyor. Bunca yamalı geçmişlerine, tesçilli yolsuzluklarına, itibarsız icratlarına ve memleketi hile hurdaya çevirme gayretlerine rağmen tatmin olmuyorlar. Yasalari, sokakları, kurumları, hazineleri, kanunları ellerinde tutmalarına, rağmen güven bunalımları ve özgüven takıntıları hiç bitmiyor. Memeleketin her kurumuna, kanuna ve köşesine çöreklenmelerine rağmen  hala ‘fetihten, zapt edilecek kalelerden’ dem vuruyorlar. Gören de yeni doğduklarını sanacak. Düşman yaratarak yaşamak artık temel yiyecekleri olmuş. Kale ve zapt, düşman ve fetih onların günlük maması vaziyetinde. Her gün bir düşman, her ay bir kale, her seçim bir fetih, her skandal örtme girişimi bir zafer havasında. Artık havayı suyu, normal yaşamı, komşuluk ilişkilerini, arkadaşlıgı, normal ölümü, sıradan tartışmayı unuttuk. Varsa yoksa düşman, varsa yoksa kaleler!. Ancak bunca toplu yapay zafer ve zaptlara rağmen; belli ki iktidarın uykusunu kaçıran, ama başedemediği, içinde dillendirmeye çekindiği çok ciddi bir sorunu daha var. O’da Kürt kadın mücadelesi ve onun dayandığı siyasal doğrultu ve yaşama becerisidir. Anladığımız kadarıyla iktidarın kadın politikası salt kemalist literatürün ortaya çıkardığı kadın gerçekliğine karşıtlıktan ibaret degil. Cümleten kadınları tehlike olarak belleyen bu zihniyetin, zaman ve tarihsel aşamalar itibariyle kadınlari Asya ve Afrika üsülü yaşama mahkum edemeyecegi  artık onlarında kabulu. Ancak aşama aşama Türkiye’de biriken fikri, siyasal, toplumsal, ekonomik ve hukuksal bazda-ki kadın emeğini ve direncini kırmak ve  bunu niteliksiz kılmak için-nasıl bir siyasal değer biçtigini yükselen kadın cinayetlerinin seyrinde bulabiliriz. Bu cinayetler karşısında iktidarın yaklaşımı ortada. Bügün Türkiye’de gerek genel siyasi dinamikler açısından, gereksede kadın mücadelesi açısından en ciddi ve en aktif kesim, kuşkusuz Kürt kadın hereketinin yaratttığı politik ve sosyal zemindir. O kadar güçlü,temiz ve sağlam bir zemin ki : kendi başına bir barış sebebi ve müzakere gücü olacak kadar birikimli. Hatta Kürt barışını sağlanmanın yolunun Kürt kadın mücadelesinden geçtigini her iki tarafta gayet iyi biliyor.Ancak bir farkla! Kürt tarafı kendi kadın mücadelesi ile bahtiyarlik ve gurur duyarken, devlet tarafının bir kadın mücadelesi olmadiği gibi; Kürt mücadelesinin bu sahadaki ayrıcalığına gün geçmiyor ki bir saldırı, bir tehdit, bir hakaret ve bir çaresizlik belirtisi olarak saygızlık içeren üslup ve göndermeler yapılmasın.Geçmişteki  kimi örnekler arşivlerde bulunuyor. Ancak son iki olay  iktidarin; kürt kadınlarından ne denli korktuğunun ve onların geldikleri noktayı, sıfırladıkları diger tüm insanı değerler gibi, nasıl sıfırlamaya çalıştıklarının bir kanıtıdır. Diyarbakır merkezli ‘’aile ve çocuk’’ girişimi ve  Kürt hareketinin kadınları eve kilitledığı iftirası. Toplum tabiriyle ‘’Bal gibi de kuru iftira’’. olan bu iki durum da kadin mücadelesinin, iktidar tarafında uyandırdığı kaygının eseri.  Oysa ki sağır sultan bile bu topraklarda Kürt kadınlarının asırlık zorba iradelerin kapılarını nasıl kırdıklarını ve özgürlüklerini hangi bedelle kazandıklarının binlerce örneği ile dolu.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
27.Kasım.2015 Cuma
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
07.Temmuz.2015 Salı
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe