20 Haziran 2018, Çarşamba

Üst Menu

Körlük ve Vebal

Körlük ve Vebal

 

Bildirilerin öfkesinden muzdarip olanlar,

gerekçeli kararlar arkasında ömür tüketenler,

yazı kalem burcunda mesken olanlar,

koruyamadıkları haysiyetleri ile kadim bir sessizliğe bürünmüş vaziyetteler.

İbretin neye tekabül ettiğinin resmini çiziyorlar.

Ezberletmeye çalışıyorlar bir de,

kırmızın yüzde bıraktığını unutmuş halde.

 

Memleket sathında olup bitenler,

yaşanan acılar ve çekilen ızdıraplar

nicedir yalnızca muhatabının canını yakıyor.

Coğrafya, yetim kalmışlığın tüm hallerinde

Coğrafya, iltihaba bulaşmış vaziyette.

 

"Hep böyle mi oldu?" sorusu, akıllara ziyan olarak,

vicdan muhasebesinde, hep öksüz kaldı.

Yetmedi tabi tüm bu gayretkeşlikler.

Vicdan, martaval mertebesinde,

akbabalara leş olarak sofralara ikram edildi.

 

Bombalanan insanlar,

açlığa yatırılmış bedenler,

deliliğe hapsedilmiş ruhlar,

tersanelerde ölüme önceden yazılmış alınterleri,

komşumuzun yetim ve öksüz bırakılmış, bedenleri kurşunlar ile doldurulmuş çocukları

hakkı talep ederken haksızlığa reva görülen genç adamları, güzel kızları

körlüğün sebepleri oldular artık bu memlekette

bilmeden ve istemeden.

 

Körlük, alna değince, göğün rengi değişir

ziyan bahçenin o meşhum tarifi sözlüklere girer.

Aklanmamış ne varsa hüviyetlerde

tarihe olduğu kadar geleceğe de mahkum olur.

karnı deşilen zaman, bir intikam yemini olup çıkar sonra. 

 

Bu ülke

ağır kanamadır şimdi,

ecza bulma kudretinden yoksun.

Vebal, en ağır kelimedir

ve bu öykünün en netameli tarafıdır.

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

11.Haziran.2014 Çarşamba
24.Mart.2014 Pazartesi
06.Ocak.2014 Pazartesi
18.Kasım.2013 Pazartesi
24.Eylül.2013 Salı
01.Eylül.2013 Pazar