18 Ocak 2018, Perşembe

Üst Menu

Marazi Bir Denkleme Giriş

Marazi Bir Denkleme Giriş

 

sokaklara bulaşırsa göğün çatlaması

yer birden bire sarsılır ve altımızdan akıp giderse bombalanan cesetler

kayıp giderse ellerimizden kaldırıma değen çaresizliğimiz

işçiler bir grev arifesinde baştan aşağı verem kokarsa

göçük altında kalırsa çocuğunun gözlerine okunan dualar

cinnetin kollarında can verirse evlatlar

cumartesi ve perşembeden ibaret sayılırsa anneler

gömlek ceplerine sinen ağır iltihap bir başlangıç ise

vişne ağaçları kızarmaktan vazgeçmiş ve bir kıyıya teslim ederse kurtlarını

yokuşlardan baş aşağı düşerse şehirler

ortanca düşlere iliştirilmiş kanlı mendiller taşırsa artık koca adamlar

göçen günler hesaba konu, kitaba bahane değilse

evde kaynayan tencerede terbiye olursa artık yoksulluk

ağır çekim yaşanırsa film

boğazda düğümlenen ukde yapışırsa göğe

kuvvet yoksunu kalmışsa melek, yere çakılması işten bile değilse

atılan sloganlar zalimin alnında yankılanmıyorsa

esmer türkülerin üstünden geçen tankların çokça bahanesi varsa

çiçekler botanik bahçelerinde teşhire kurban verilirse, sistematik devlet terörüne denk ve aşina

bu aralıkta susmanın bir yolu bulunmazsa

her şeyi her yerde konuşmanın derde derman olacağına dair sarsılmaz kanaatlerimiz var ise

bahanelerimiz ve kanaatlerimize halel getirmezsek…

 

 

Göğün çatlaması sadece sokaklara bulaşıp da kalbe sirayet etmiyorsa

yerin birden bire sarsılması altımızdan akıp giden cesetleri görmemize engel oluyorsa

çaresizliğimiz ellerimizden kayıp gidiyorsa

verem kokuyorsa grev sonrası işçiler, gözlerimizin ferinde yer bırakmamışsak bunun için

çocukların omzundan geçen dualar göçen günlere kurban veriliyorsa

cinnet bir kokunun adını alıyorsa artık

günler annelerin tülbendine değmeden geçip gidiyorsa

bütün başlangıçlar baştan sona cerahat kokuyorsa

kıyıya teslim edilen kurtlar, başkasının sürgünlüğüne terk edilmeye reva görülüyorsa

şehirler hep yokuş yol’a akıyorsa

mendiline değen kan sesleri boğuyorsa ortanca düşlerini koca adamların

mevzu kitaba konu, hesaba bahane olmuyorsa

ağır çekimde terbiye ediliyorsa tüm acılar

boğazda düğümlenen ukde göğü sarsmıyorsa

yere çakılan Melek’in ellerinden tutmuyorsa birileri

birileri zalimin alnına savurmuyorsa sloganlarını

tankların da bir bahanesi vardır, cümlesi çıkıyorsa bir ağızdan

devlet terörüne denk ve aşina susuşlarımız bütün seslerin hakkından geliyorsa

bahanelerimize ömür sayıyorsak

yetmedi kanaatlerimizi kutsal addedip artık dinlemiyorsak hayatı/insanı

 

toparlanın!

söze, sukut düşürmenin vaktidir artık

sükuta yakışıklı bir endam

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

11.Haziran.2014 Çarşamba
24.Mart.2014 Pazartesi
06.Ocak.2014 Pazartesi
18.Kasım.2013 Pazartesi
01.Eylül.2013 Pazar
16.Ağustos.2013 Cuma