18 Ekim 2018, Perşembe

Üst Menu

Markar Esayan: Paket, Gezi ile azalan demokrasi oksijeninin artmasına yol açacak

Markar Esayan: Paket, Gezi ile azalan demokrasi oksijeninin artmasına yol açacak
Esayan: Bu paket, Gezi ile azalan demokrasi oksijeninin artmasına yol açacağı gibi, daha köklü sorunların çözülmesine yönelik düzenlemeler için bir sıçrama tahtası olacaktır.
01 Ekim 2013
-A +A
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ: BEKLENTİLER, TEPKİLER... RÖPORTAJ DİZİSİ
 
Hazırlayanlar: Behmen Doğu, Zeynep Yüncüler
 
Türkiye'nin günlerdir merakla beklediği "Demokratikleşme Paketi" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 30 Eylül 2013'de açıklandı. Pakette atılan adımları kimileri olumlu karşılarken, kimileri eleştirdi veya tamamen karşı çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan pakette atılan adımları açıkladıktan sonra, bunların sadece demokratikleşmeye yönelik bir başlangıç olduğunu söylemesi, paketin devamının olacağı düşüncesini yarattı.
Ak Parti'nin hazırladığı pakette şimdilik atılan adımların başlıkları şöyle; mevcut seçim sistemi, siyasi partilere devlet yardımı, beldelere teşkilat kurma zorunluluğu, eş genel başkanı sistemi uygulama imkanı, siyasi partilere üyelikteki engeller, farklı dil ve lehçelerde siyasi propoganda yapma imkanı, nefret,ayrımcılık, yaşam tarzına müdahala gibi suçlar, klavyelere özgürlük, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim, köy isimlerinin değiştirilmesi, Nevşehir Üniversitesi'nin ismi Hacı Bektaş-ı Veli olacak, yardım toplamada kısıtlamalar, kamu kurumlarında başörtüsü yasağı kaldırılacak, öğrenci andı uygulaması kaldırılıyor, Midyat'taki Mor Gabriel Manastırı Süryanilere iade edilmesi ve Roman dil ve kültür enstitüsü kurulması... 
 
Dün açıklanan paketin içeriğinde bulunan neredeyse tüm bu başlıkları, farklı kesimlerden birçok yazar, gazeteci ve akademisyen Hür Bakış için değerlendirdi. 
 
 
Markar Esayan- Gazeteci
 
Demokratikleşme paketini genel olarak nasıl buldunuz? 
 
Olumlu yönde atılan çok ciddi adımlar var. Pakette yer alan düzenleme veya niyet beyanları, bundan çok kısa bir süre önce ordunun darbe teşebbüsüne neden olur, AYM AK Parti'ye kapatma davası açardı. Ancak ne iyi ki, bu paket bile artık bize dar geliyor ve toplum daha fazlasını istiyor. Pakette aleviler ile ilgili düzenlemeler, Ruhban Okulu'nun açılması, TMK, TCK ve Jandarma ile iligli düzenlemeler olsaydı bile, bugün toplum bunu olumlu algılayacaktı. Ancak, bu eksikler paketin önemini azaltmamalı. Andımızın kaldırılması bile bu ülkede büyük bir travmanın giderilmesi açısından eşsiz bir adımdır. Özellikel nefret suçlarına getirilen düzenleme de çok önemliydi. Bu paket, Gezi ile azalan demokrasi oksijeninin artmasına yol açacağı gibi, daha köklü sorunların çözülmesine yönelik düzenlemeler için bir sıçrama tahtası olacaktır. Bence bu anlamda içeriğinden bağımsız olarak milat değerindedir.
 
Pakette  yer alan “Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesi” maddesi hakkında ne düşünüyorsunuz? 
 
Bu madde çok önemli çünkü, devletin artık Kürtçe konusundaki kırımızıçizgilerini tamamen aştığını gösteriyor. Bundan sonra devlet okullarındaki düzenleme çok daha kolay yapılacaktır. Bence anadil konusu artık çözüm aşamasına girmiştir ve bu çok uzun zaman almayacaktır.
 
Seçim barajı ile ilgili üç seçeneği  nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Seçim barajı yıllardan beri tüm partilerin gündeminde. Ak Parti'nin de programlarında yer alıyor bu düzenleme. Hükümetin bunu -en mükemmel haliyle bile olsa- kendi düzenlemek yerine muhalefeti işin içine katmak istemesi iyi bir yöntem. Bir oldu bitti yerine, üç seçenekli bir tartışma başlatmak ve Meclis'i buna ortak etmek, yöntem olarak da çok demokratik.
 
TCK ve TMK’nın değiştirilmemesini nasıl yorumluyorsunuz? 
 
Eğer KCK çekilmeyi durdurma açıklaması yapmamış olsa ve söz verdiği gibi PKK sınırdışına çıkmış olsaydı, muhtemelen bu düzenlemeler paket içinde yer alacaktı. Ancak PKK seçimlere silahla girme kararı aldı. Hükümetin bu nedenle bir önlem olarak bu düzenlemeleri elde tuttuğunu düşünüyorum. Sonuçta Çözüm Süreci'nin önemli bir adımı bu düzenleme ve örgüt sözünde durmuş değil.
 
Eğer paket genişletilirse atılacak önemli adım(lar) ne olmalı sizce?
 
Başbakan'ın sunuş konuşmasından da anlaşıldığı gibi, paket Meclis'te genişlemeye veya tadil edilmeye açık. Hükümet sonuçta üç seçime hazırlanan bir siyasi parti ve muhalefetin tavrının halk tarafından görülmesini isteyecektir. O nedenle, paketin sahiplenip sahiplenilmeyeceğini, olumlu anlamda muhalefetçe genişletilip genişletilmeyeceğinin görülmesini istiyor. Muhalefet antisiyaset tavrını sürdürürse, hükümet hem seçimler için puan kazanmış olacak, hem de geri kalan düzenlemeleri de seçimlere kadar peyderpey yaparak seçimlere güçlü ve reformcu bir parti olarak girecek. Muhalefet paketi sahiplenir ve daha ileri adımlar isterse de, kazanan yine önü açılan hükümet olacak.
 
Abdulbaki Erdoğmuş - 21. Dönem Milletvekili
 
Demokratikleşme paketini genel olarak nasıl buldunuz?
 
Toplumsal beklentilere cevap vermediği, iddia edildiği gibi olumlu anlamda sürpriz reformlar içermediği açık. En önemlisi, çözüm sürecine katkı sunması bakımından yetersiz. Ayrıca Alevi ve Gayrimüslim vatandaşların asgari taleplerine dahi cevap vermemesi büyük eksiklik. Ancak demokrasi kapısını aralamaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendirmek mümkün, diye düşünüyorum.
 
Pakette  yer alan “Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesi” maddesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Kürt halkının genel talebi, Anadil’de Eğitim’in devlet eliyle verilmesidir. Bu onların temel hakkıdır, pazarlık konusu dahi yapılamaz. Bu hakkın Paket’te yer almaması büyük hayal kırıklığına neden olduğu söylenebilir. Anadil’de Eğitim Hakkı ve Kürtçenin her alanda kullanılmasının önündeki engeller kalkmadan Eğitim hakkından söz edilemez. Buna rağmen, bu yönde atılan adımı başlangıç için olumlu görüyorum. Bu bağlamda, Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesine imkân verilmesi, devlet okullarında ilerde verilecek eğitim hakkı için bir zemin oluşturacaktır. Bunu da önemsiyorum.
 
Seçim barajı ile ilgili üç seçeneği  nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Doğrusu, Seçim sistemine ilişkin açıklamayı yadırgadım. Sayın Başbakan,  “Yeni seçim sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda biz üç farklı alternatifi tartışmaya açıyoruz.” Diyerek, sanki tartışmayı yasak olmaktan çıkarmayı hedeflemektedir. Bana göre bu bir garabet örneğidir. Uzun yıllardır kamuoyu seçim sistemini zaten tartışmaktadır. Anlaşılan mevcut sistem muhafaza edilmek istenmektedir. Seçim sistemi ve siyasi partiler yasası değişmedikçe demokratik bir siyasetten söz edilemez. Önemli olan siyaseti doğru ve doğal mecrasına yönlendirmektir. Ne yazık ki bu yaklaşımı göremiyoruz.
 
Bence paketin en politik ve can alıcı değişikliği kılık-kıyafet düzenlemesine ilişkin açıklamadır. Her ne kadar  Bakanlar Kurulu Kararı, Genelge ya da Yönetmelik Değişikliğiyle gerçekleştirmek mümkün olsa da, demokratikleşme paketi kapsamına alınmasını politik bir tercih olarak anlayışla karşılamak gerekir ve  bu alanda yaşanan mağduriyeti gidermesi bakımından çok önemlidir. Ayrıca kamu kurumlarında başörtüsü yasağının kaldırılması kadınlara yönelik uygulanan ayırımcılığı da ortadan kaldıracaktır. Böylece Türkiye bir ayıbından daha kurtulmuş olacak. 
 
TCK ve TMK’nın değiştirilmemesini nasıl tanımlarsınız?
 
Bu alanda bir değişikliğin öngörülmemiş olması, Paketin bir seçim yatırımı ve propagandası olacağını göstermektedir. Muhtemelen AK Parti oyunu olumsuz etkileyeceği düşünülerek göz ardı edilmiştir. Ayrıca, böyle bir değişikliğin öngörülmemesi, Çözüm sürecini de olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum.
 
Eğer paket genişletilirse atılacak önemli adım(lar) ne olur?
 
Türkiye’nin hayati sorunu Kürt meselesidir. Alevi ve azınlık hakları sorun olarak devam ediyor. Bu alanda adımlar atılmadığı sürece yeni sorunlar ve siyasi krizlerle karşılaşacağımızı unutmayalım. En önemlisi de bu sorunlar çözülmeden toplumsal kutuplaşmayı önlemek mümkün olmayacaktır. Yeni bir siyaset anlayışına, tarzına ve diline ihtiyacımız var. Teşekkür ediyorum.