25 Kasım 2017, Cumartesi

Üst Menu

Maya Arakon: Anadilin ülkeyi böleceği korkusu yanlış ve "yaratılmış" bir korku

Maya Arakon: Anadilin ülkeyi böleceği korkusu yanlış ve "yaratılmış" bir korku
Maya Arakon: PKK'nin silahlarını gömmesi süreci uzun bir süreç olacaktır ve öncesinde mutlak surette Kuzey İrlanda'da olduğu gibi bir anlaşma yapılması gerekecektir. Bu anlaşmanın içeriği taraflar tarafından belirlenecektir. Ancak ondan sonra PKK silah bırakmayı göze alacak ve aşamalı olarak bu planı hayata geçirecektir.
08 Haziran 2013
-A +A
''Çözüm Sürecindeki Türkiye ve Kader Birliği'' Yazı Dizisi
 
Hazırlayan: Behmen Doğu
 
Binlerce insanın yaşamına mal olan bir iç savaş nihayet bitiyor.
 
PKK ve devlet arasında 30 yılı aşkın süredir devam eden düşük yoğunluklu savaş Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır Newroz’unda yaptığı çağrıyla sona erdi.
PKK, liderinin çağrısına önce ateşkes sonra da geri çekilme ile olumlu yanıt verirken Hükümet de Akil insanlar projesiyle çözüm sürecinin ilerlemesi için destek sundu.
Hükümet, geri çekilen PKK gerillaları ile bir temas/çatışma yaşanmaması için son derece dikkatli davrandı. Aylardır bir can kaybının yaşanmaması, Ak Parti ve BDP’li politikacıların çözüm sürecine uygun tavır takınmaları toplumda kalıcı bir barış adına umut ve heyecanla takip edilmekte. Hür Bakış internet gazetesi olarak, içinde bulunduğumuz Çözüm sürecini, Akil insanlar projesini, PKK’yi, anadil hakkını ve yapılması düşünülen yeni anayasayı konuklarımıza sorduk. ‘’Çözüm sürecindeki Türkiye ve kader birliği’’ yazı dizimizin barışa, çözüm sürecine katkı sunması dileğiyle…
 
  Maya Arakon - Akademisyen (Strasburg Üniversitesi)
 
 
Çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Çözüm sürecini temkinli ama umutlu değerlendiriyorum. Yüz yılda yakalanan bir fırsat eline geçti Türkiye'nin, bu  fırsatın iyi değerlendirilmesi, çok muhtemel provokasyonlara düşülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Şu ana kadar süreç oldukça iyi yönetildi, umarım bundan sonra da hassasiyetlere dikkat edilerek yönetilmeye devam edilir. 
 
Akil insanlar projesi’nin çözüm sürecine etkisi nedir sizce?
 
Türkiye'de ilk defa halk, kendisini dinlemeye ayağına gelen insanlar gördü. İlk defa sesini doğrudan bu insanlara iletebilme fırsatı yakaladı ve farklı ya da uzak gördüğü bazı kesimleri daha yakından tanıma imkanı buldu. Bu anlamda âkil insanların görevinin çok önemli olduğunu, insanların kuşkularını ya da tedirginliklerini duymanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. İnsanlar belki de ilk defa insan yerine koyuldu; sadece seçim zamanı değil, böyle bir barış sürecinde hatırlanmak ve ne düşündüklerinin sorulması insanların sürece olan güvenini de artıracaktır. 
 
PKK silahları ebediyen nasıl gömebilir, bunla ilgili PKK ve devlete düşen sorumluluklar nelerdir?
 
PKK'nin silahlarını gömmesi süreci uzun bir süreç olacaktır ve öncesinde mutlak surette Kuzey İrlanda'da olduğu gibi bir anlaşma yapılması gerekecektir. Bu anlaşmanın içeriği  taraflar tarafından belirlenecektir. Ancak ondan sonra PKK silah bırakmayı göze alacak ve aşamalı olarak bu planı hayata geçirecektir. Bu da yıllara yayılan bir süreç olabilir, kimse bundan ürkmemelidir. Kuzey İrlanda barış sürecinde de aynen böyle olmuştur. Devlete düşen sorumluluk sürecin sekteye uğramaması için garantörlük görevini üstlenmek ve yapılacak anlaşmanın hükümlerine sadık kalmaktır öncelikle. (Elbette anlaşmaya sadık kalmak her iki taraf için de geçerlidir)
 
Kürtlerin anadilde eğitim talebi hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Anadilde eğitim talebi haklı ve meşru bir taleptir ve bunun ülkeyi böleceği korkusu yanlış ve "yaratılmış" bir korkudur. Anadilde eğitimin ve bunun yanı sıra elbette Türkçenin de resmi dil olarak öğretilmesinin hiçbir zararı yoktur. Kuzey İrlanda'da da İspanya'nın Bask Ülkesinde de anadilde eğitim uygulanmaktadır. 
 
Kalıcı bir barış ve huzur ortamı için nasıl bir anayasa yapılmalı?
 
Kalıcı bir barış ve huzur ortamı için öncelikle her tür ayrımcı ifadeden arındırılmış demokratik bir anayasa yapılmalıdır. Temel haklar ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, herkesin eşit vatandaş olduğu, bütün vatandaşlarına eşit mesafede duran bir anayasa olmalı ve her tür milliyetçi ya da etnik tanımlamadan arındırılmalıdır. Kapsayıcı bir anayasa olmalıdır, dışlayıcı değil. Ayrıca mutlaka kısaltılmalı ve muallâk (her yöne çekilebilecek) ifadelerden de temizlenmelidir. 
 

 

Yazı Dizisi 1.Gün: İsmail Beşikçi

Yazı Dizisi 1.Gün: Ömer Faruk Gergerlioğlu

Yazı Dizisi 2.Gün: Vahap Coşkun

Yazı Dizisi 2.Gün: İlkay Akkaya

Yazı Dizisi 3.Gün: Hasan Kaya 

Yazı Dizisi 3.Gün: Erol Göka 

Yazı Dizisi 4.Gün: Meral Danış Beştaş

Yazı Dizisi 4.Gün: Şener Aktürk

Yazı Dizisi 5.Gün: Fazıl Hüsnü Erdem 

Yazı Dizisi 5.Gün: Zeynep Tanbay 

Yazı Dizisi 6.Gün: Seher Akçınar

Yazı Dizisi 6.Gün: Maya Arakon