21 Eylül 2018, Cuma

Üst Menu

Mücahit Bilici: Ya Kürt meselesini hakkaniyetli olarak çözeriz ya da Kürt meselesi bizi çözer

Mücahit Bilici: Ya Kürt meselesini hakkaniyetli olarak çözeriz ya da Kürt meselesi bizi çözer
Mücahit Bilici: “Kürtlerin özne haline gelmesi Türkiye için de bir kazançtır”
18 Mart 2013
-A +A

BARIŞINI ARAYAN KÜRTLER - Yazı Dizisi

Hazırlayan: Behmen Doğu, Fatma Sancak, Züleyha Kahraman

Tüm zamanlarda, en fazla ihtiyaç duyulan evrensel değer, elbette barıştır. Gelecek nesillere umutlar ve güzel bir dünya bırakabilmek; insan yaşamını tüm değerlerin üzerinde tutabilmekle gerçekleşir ancak. Yaşam hakkını kutsayarak, ölümcül şartları ortadan kaldırmak, barışa saygı duymak ve onu sahiplenmek insani bir görevdir.

Kutsal bildiğimiz ‘Barış’ı desteklemek amacıyla Kürt toplumundan her çeşit düşünceye yer verdiğimiz “Barışını Arayan Kürtler” yazı dizisini sizlerle paylaşıyor; barışa ve demokratik çözümlere katkı sunabilmeyi temenni ediyoruz.

Barışını Arayan Kürtler” yazı dizisinde; Kürt toplumunun kanaat önderlerinin, mevcut Kürt meselesinin tarihi sürecine ve günümüz şartlarının meseleye nasıl bir yol çizebileceğine dair fikirlerine yer verilmiştir.
 

Mücahit Bilici

City University of New York, John Jay College öğretim üyesi

Kürt sorununu nasıl tanımlarsınız?

"Kürtlüğünü inkâr Kürtleri insaniyetten hayvaniyete düşürmüştür"

Kürt sorunu bir insan haysiyeti sorunudur. Kürtlerin Kürtlüğünü inkâr Kürtleri insaniyetten hayvaniyete düşürmüştür. Nitekim Kürtlerden bir sürü gibi bahsederiz. Bir sürünün ekonomik ihtiyaçlarından yani erzak ve iaşesinden (yatırım yapalım), yahut güvenlik sorunlarından (etrafa zarar vermesinler diye çoban polisler yığalım) bahsedip duruyoruz. Tabi bir de, çobandan ayrılmasınlar, onları kurt ya da Kürtlük kapmasın diye ellerindeki Allah’ın verdiği iradeyi alıp, ellerine bağlılık halatı bağlarız. Evet, Kürt,  insan olamadığı için bir sorun haline gelmiştir. Onun sorunu, insan iken iradesinin ref edilmesi dolayısıyla bir nevi esarete düşmesidir. Egemenliğini, hilafetini yeniden kazanmaya ihtiyacı vardır. Ve kazanacaktır.

MİT-İmralı sürecini, mevcut görüşmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Vatandaş olarak izliyoruz. "Terör sorunu"nu çözecek olanları tebrik ediyoruz. Kürtlerin haklarının tesisi işine ise ne zaman başlayacaklarını merak ediyoruz. Kürt sorunu denilen şey PKK sorunu veya bir şiddet sorunundan ibaret değildir. Ama PKK ile devlet arasındaki bir barış herkesin arzusudur.

PKK, Kürt sorununun neresinde sizce?

"Keşke devlet mertlik yapıp Kürtlerin hukukunu gasp etmekten vazgeçseydi"

PKK cumhuriyet tarihinin bir parçasıdır. Eski cumhuriyetin de, PKK’nın da, cumhuriyet gazetesinin de tarihe karışmasını bekliyoruz. PKK bir sonuçtur. Sebebi ortadan kaldırmalıyız. Türkçülük ve Kemalizm bataklığını kurutmalıyız eğer PKK’dan kurtulmak istiyorsak. Kürtlerin hukuku PKK’nın silah bırakmasına endekslenmiş gibi görünüyor. Keşke devlet mertlik yapıp Kürtlerin hukukunu gasp etmekten vazgeçseydi, o hakları hemen şimdi iade etseydi. O zaman bu yeni durum karşısında hemen orada pat diye silah bırakmayan veya kendisini lağvetmeyen bir PKK bütün insanlığın tükürüklerine maruz kalırdı. Kürtlerin hukukunu sadaka niyetine verirsen kapında çok dilenciler biriktirirsin. Ehli hamiyeti de dilenci olmaya zorlamakla, çok ayıp edersin. Şimdi bir de dilenciye şaklabanlık yaptırmak gibi çiğlikler yaşanıyor. Bayrakçılıkta bayrak yarışı yapılıyor. Tebaalar matinesinde örgütsüz şiddetsizler olarak seyrettiğimiz bu filmin zilletli kısımlarını görmezden gelmek en iyisi.

Mevcut konjonktürde silahlardan arındırılmış, barış temelli bir 'Kürt Baharı' olabilir mi?

"Kürtlerin özne haline gelmesi Türkiye için de bir kazançtır"

Kürt baharı eğer olacaksa en iyi barış ortamında olur. Barış sanılanın aksine, Kürtleri, haklarını müdafaa konusunda daha bir serbest hale getirecek. Türkiye'de demokrasi barışçıl bir Kürt baharı ile hiç inmediği derinliklere inecek. Kürdistan’ın özgürleşmesi, aynı zamanda sözde ya da havada kalmış Türkiye demokrasisinin sahici olarak oturması anlamına geliyor. Kürdistan’ın özgürleşmesi, Kürtlerin özne haline gelmesi Türkiye için de bir kazançtır. Ama buna sadece Türkiye’nin kazancı ve birliği açısından bakanların insaniyet açısından makamları çok alçaktadır.

Sizce Kürt meselesi nasıl çözülür?

"Ya Kürt meselesini hakkaniyetli olarak çözeriz ya da Kürt meselesi bizi çözer."

Kürt meselesinin çözümünde ilk ve en önemli adım: Kürtlüğü tanımaktır. Devletin nesnesi olarak değil, sahibi ve ortağı olarak Kürtleri tanımak şarttır. Bunun için yapılacak ilk iş şudur: Devlet, açıkça Kürtlerden özür dileyecek. Bu Kürtler açısından değil Türkler açısından ihtiyaç duyulan bir terapidir. Devlete ibadet eden milyonların Kürtlerin eşitliğine itibar etmeleri için devletin akreditasyonuna ihtiyaç var. Gerisi demokratik bir anayasa, Türkçülükten arındırma, eyalet sistemine geçiş, yerel yönetimde bürokrasi yerine demokrasinin geçirilmesi. Devletin Kürtlere (ve Türklere) sorulmadan çatılmış her tahtasının yeniden meşruluk testinden geçirilmesi, çalınmış isimlerin iadesi, zorla dayatılmış isimlerin değiştirilmesi. Devletin ya renksiz (Türklükten arındırma) yahut çok renkli (Kürtlüğün de katılması) bir forma sokularak “hizmetkar/memur devlet” haline getirilmesi ve nihayet PKK’lıların topluma kazandırılması gibi konular var. Ya Kürt meselesini hakkaniyetli olarak çözeriz ya da Kürt meselesi bizi çözer. Kürt meselesinde insaniyetin ve İslamiyetin gereği olan ihkak-ı hakkı yapmazsak, kader kendisine yaptığımız itirazı başımızı örse vurup kırarak cezalandıracaktır. Biz yine de ümitvarız. Hayır ve hak galip gelecek, inkar ve zulüm bitecek inşallah.

 

Yazı dizisi 8. gün Mücahit BİLİCİ

Yazı dizisi 7. gün Muhammed Sıddık Şeyhanzade

Yazı dizisi 7. gün Dicle ANTER

Yazı dizisi 6. gün Dengir Mir Mehmet FIRAT

Yazı dizisi 6. gün Hasip KAPLAN

Yazı dizisi 5. gün Mehmet Emin AKTAR

Yazı dizisi 5. gün İbrahim GÜÇLÜ

Yazı dizisi 4. gün Hüseyin YILMAZ

Yazı dizisi 4. gün Abdulkadir BADILLI

Yazı dizisi 3. gün Ahmet GÜNEŞTEKİN

Yazı dizisi 3. gün Yüksel AVŞAR

Yazı dizisi 2. gün Adnan FIRAT ve Nuşirevan ELÇİ

Yazı dizisi 1. gün Feridun YAZAR ve Ayhan BİLGEN