21 Kasım 2017, Salı

Üst Menu

Ne hükümetten ne de cemaatten yana olmak zorunda değiliz

Ne hükümetten ne de cemaatten yana olmak zorunda değiliz
Biz de gelişen toplumlardanız elbette. Özellikle linç kültürümüz ve şeytanlaştırma kültürümüz çok gelişti son zamanlarda. 
 
Herkes birbirini hain, ötekiden yana ilan edip linç etmenin derdinde.
 
Bu durum toplumun her kesiminde öyle yaygınlaştı ki ülkeyi yönetenlerden, sıradan vatandaşa kadar herkese sirayet etti. 
 
Son bir yıldır ülke gündemini geren ve içinde çokça “paralel” ve “hırsız” kelimesi geçen haberler okuduk, dolayısıyla ülke gündemiyle ilgilenenlerin dillerine pelesenk oldu bu kavramlar.
 
Bana kalırsa asıl sıkıntı yaşayanlar adaletli, hakkaniyetli düşünmeye ve davranmaya çalışanlar.
 
Zira hükümeti  eleştirdiğinizde muhataplarınız tarafından “paralelci”, cemaati eleştirdiğinizde ise “parti yalakası” ilan edilmeniz içten bile değil. Oysa gri tonlar da var.
 
Ortada hukuksuz ve yanlış bir durum varsa buna karşı olmak, bunu dile getirmektir gerekir.
 
Hükümetin bir takım siyasi reflekslerle operasyonlar yapıtığı aşikar,sırf cemaatten yana tavır almamak adına bu hukuksuzlukları nasıl görmezden gelebiliriz…
 
Hafızalarımızı yoklayalım; hükümeti yıkmaya, darbe yapmaya girişen bir cemaat olgusu varsa -ki hükümet bunun olduğunu söylüyor ve operasyonları da bu motivasyonla yapıyor-  birkaç zaman öncesine kadar cemaatin en büyük destekçisi, işbirlikçisi hükümetin ta kendisiydi. Şimdi ise cemaat ile yakından uzaktan bağlantısı olan yada olma ihtimali olan herkesi ve her kurumu “haşhaşi” ilan edip şeytanlaştırıyor. 
 
Peki ya “cemaat” masum mu? (bu harekete samimi ve kalben destek verenleri beri tutarak yazıyorum)
 
Hayır elbette değil. Onlarında yapmış olduğu hukuksuz bir çok iş var.Geldikleri kadrolara,mevkilere gerçekten hak ettikleri için mi geldiler yoksa cemaat mensubu oldukları için mi ? 
 
17 ve 25 Aralık operasyonları gerçekten yolsuzlukla mücadele için mi yapıldı yoksa  hükümeti yıpratmak için mi, bunu zamanla daha iyi anlayacağız. 
 
Bu soruların cevabı beklide bütün konunun özetidir. Geçenlerde okuduğum bir haberde Mehmet Baransu’nun Balyoz Davasıyla ilgili zamanında emniyete teslim ettiği bütün belge ve cd‘lerin sahte olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilmiş. Fakat o tarihlerde bu sahte belge ve cd’ler delil gösterilerek insanlar cezalandırıldı, özgürlüklerinden mahrum edildi keza KCK davaları da hepimizin malumu bu ve benzeri durumların hesabı kim tarafından ve nasıl verilecek henüz  bu sorunun cevabı yok. Bunun gibi bir sürü olay var hepinizin az çok bildiği…
 
Bu kadar karışık ve kirli bir durum karşısında ne hükümetten ne de cemaatten yana olmak zorunda değiliz. Bize düşen mazlumun tarafında olmaktır, hukuksuzluğun  ve adaletsizliğin karşısında olmaktır. 
Gücü elinde bulunduranların her yaptığına “eyvallah” deyip , haksızlığa uğrayanları “bizden mi değil mi?“ diye ayırt edip pozisyonumuzu buna göre ayarlarsak eğer hakikati ıskalamış oluruz.
 
Bu konuyla alakalı takdir ettiğim iki durum var :
 
Birincisi; Kürt Siyasetinin hükümet-camaat kavgasında gayet mesafeli, aklı selim davranması ve taraf olmaması .
 
İkinci takdir ettiğim durum ise Ahmet Şık’ın tavrı… 
 
Gazeteci  Ahmet Şık, ‘’İmamın Ordusu’’ kitabında ''emniyetteki cemaat yapılanması''nı kaleme almıştı. Ardından 3 Mart 2011 tarihinde gözaltına alındı ve Ergenekon terör örgütüne üye olmaktan tutuklandı ve bir yıl cezaevinde tutuklu kaldı, daha sonra salıverildi.
 
14 Aralık operasyonu  kapsamında gözaltına alınan zaman gazetesi yöneticileri ve çalışanları için Ahmet Şık şunu yazdı: “Birkaç yıl önceki faşizm döneminin kudretli sahiplerinden Cemaat’in bugün yaşadığının adı da faşizmdir. Faşizme karşı çıkmak erdemdir.” 
 
Ne yazık ki “aynı mahlenin sakinleri“ olan hükümet  ve cemaat taraftarları birbirlerine Ahmet Şık’ın bu duruşunu çok gördüler, helalleşmek şöyle dursun birbirlerini ve kendilerine yanlış yaptıklarını söyleyen herkesi şeytanlaştırdılar.
 
Ve son olarak: "gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil.
 
Adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.." Malcolm X'e selam…
 
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.