22 Ağustos 2018, Çarşamba

Üst Menu

"Nerede yıkmak varsa, orada CHP var"

"Nerede yıkmak varsa, orada CHP var"
Erdoğan: "Biz eser siyaseti yapıyoruz, CHP dedikodu siyaseti, iftira siyaseti yapıyor, MHP hakaret siyaseti yapıyor. Başka konuşmaya gerek var mı?"
08 Mart 2014
-A +A
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Büyükçekmece Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, seçime 22 gün kaldığını ve Büyükçekmece'yi bugüne kadar hiç böyle görmediğini ifade etti.
 
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Görüyorum ki siz kararı vermişsiniz ama 22 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler var mıyız? Hanım kardeşlerim var mıyız? Beyler var mıyız? Tabii bu ara bir de ablalar icat oldu kapıları filan dolaşıyorlar. Pensilvanya'dan idare edilen ablalar ama bizim ablalarımız burada, bizim ablalarımız bu noktada inanıyorum ki, gereken çalışmayı yapmak suretiyle gereken dersi inşallah 30 Mart'ta verecekler. Bir de onların ağabeyleri varmış, bizim ağabeylerimiz de burada. İnşallah ağabeyler de bizimkiler evvelallah Türkiye'de elele, omuz omuza... Biz Ankara'dan, onlar Pensilvanya'dan yönetiliyor fark bu. Bizim bir de gençlerimiz var evvelallah gençlerimiz de bu yolda yağmur demediler, çamur demediler koştular."
 
"Bize biliyorsunuz çok komplolar kurdular"
 
Başbakan Erdoğan, kendilerine çok komplolar kurulduğunun altını çizerek, ama hiçbirinin tutmadığını ve yine tutmayacağını ifade etti.
 
Erdoğan, halka şöyle seslendi: 
 
"CHP'nin, MHP'nin, Pensilvanya'nın böyle üç kafadarın bir araya gelmesi burada sökmez, sökmez... Bu üç kafadarlara karşı millet var millet. Milletin iradesini, hiçbir irade haktan başka mağlup edemez bunu böyle bileceğiz. Şu anda hesaplar yapıyorlar, nedir? Kızlar hesap yapmışlar diyorlar ki '17 Aralık'ta bunları devirelim.' Olmadı deviremediler, '25 Aralık'ta deneyelim' dediler yine olmadı. 'Şimdi 30 Mart'ta yüzde 35’in altına indirelim, nisanda da hükümeti kuralım' dediler. Bunlar bu işi ne zannediyor ya. Yani bunlar adeta herhalde tavla zarı atıyorlar, biz siyaset yapıyoruz siyaset. Biz milletle beraber yürüyoruz bu yolda ve milletle beraber yürüyeceğiz."
 
"Nerede yıkmak varsa, orada CHP var"
 
"Biz eser siyaseti yapıyoruz, CHP dedikodu siyaseti, iftira siyaseti yapıyor, MHP hakaret siyaseti yapıyor. Başka konuşmaya gerek var mı?" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Kardeşlerim, bu kardeşiniz İstanbul büyükşehir belediye başkanlığını kimden aldı? CHP'den aldı ve İSKİ biliyorsunuz yolsuzluklar kurumuydu, böyle bir genel müdürlüktü ve yolsuzluktan da mahkum oldu. Ey Kılıçdaroğlu, sen kime iftira ediyorsun be, önce sen aynaya bak aynaya. Sizin geçmişiniz kirli ya. 2,5 milyar dolar borçla devraldım o zaman 1,2 milyar dolar borçla devrettim."
 
CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının, "Bu, İstanbul'un siluetini bozuyor" dediğini anımsatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Bir de şu ifadeyi kullanmış. Diyor ki, 'Ben gelirsem, (geleceği de yok ya) burayı yıkacağım'. İnanın bu şekilde ortaya çıkmış kişiler popülizmin tamamen daniskasıdır. Çünkü zaten CHP'nin ruhunda yıkmak var, yapmak yok, bunlarda inşa etmek yok. Nerede yıkmak varsa orada CHP var. Çok enteresan, oradan da gidiyor Galata Köprüsüne, oradan orayı gösteriyor, diyor ki 'silueti bozuk'. Bir diğer taraftan da orada kendisine bir olta veriyorlar, balık tutmaya başlıyor. Oradan da bir poz veriyor, artistik rolleri bayağı iyidir. Senin o balık tuttuğun Haliç, balığı malığı olmayan bir Haliç'ti. Balık oraya bizim Haliç'e olan müdahalemizle geldi, Haliç şimdi temiz oldu."
 
Burada devlet hastanesinin temelinin atıldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Derdimiz ne? İstanbul'un zaten iki tane şehir hastanesi olacak. Bir tanesinin temelini attık, biliyorsunuz. Atatürk Olimpiyat Stadı'nın yanında dev bir temel attık. Bu hastanenin içinde yok yok. Her şey orada. Çeşitli hastaneler orada. Sedye üzerinde hastaları dolaştırmak olmayacak. Hasta girdi mi, hastanenin içinde her şey orada görülecek. Böyle bir hastane. Bir tanesini de Asya yakasında yapıyoruz. Onun da temelini yakın zamanda atacağız. Böylece İstanbul'un iki tane dev şehir hastanesi olacak. Bunların ortalama büyüklükleri, oturdukları alan itibariyle söylüyorum, 750 bin metrekare her biri. Büyükçekmece'de yapılan hastane ise burada ilk acil müdahaleler noktasında sizin müracaat edeceğiniz hastanedir." 
 
Büyükçekmecelilere seslenen Erdoğan, "Eğitimde artık bir sıkıntı çekiyor musunuz? Çocuklarınızın ders kitaplarını sıraların üzerinde buluyor musunuz? Artık tablet bilgisayarlar gelmeye başladı mı? Etkileşimli tahtalar okullarımıza monte edilmeye başladı mı? Vah kardeşlerim! Bizden öncekiler niye bunu yapmadı? İstediğin hastaneye gidiyor musun? İstediğin eczaneden ilacını alıyor musun? Ey Kılıçdaroğlu! SSK'nın genel müdürüydün. Ne çileler çektirdin bize ne çileler? Hastanelerin kapısında az mı kuyrukta beklettin bizi. Bunlar kuyrukçu, kuyrukçu... Bunlar insana değer vermezler" diye konuştu.
 
AK Parti'nin Büyükçekmece Belediye Başkan adayı Celal Babayiğit ile vatandaşları selamlayan Erdoğan, "Onun için biz şimdi buraya bir tane 'babayiğit' gönderdik. İçinizden biri. Boyuna posuna bakmayın ha... Boyuna posuna bakmayın, yüreğine bakın yüreğine, bir de beynine. Bunlar çok önemli" ifadelerini kullandı.
 
Kendisine tezahüratta bulunan Çatalcalıları da selamlayan Erdoğan, "Bu seçimde inşallah Çatalca'yı da alacağız. Çünkü oralara hizmetin gitmesi lazım. Bugüne kadar oralara hizmet gitmedi, sadece dedikodu gitti. Çünkü CHP'nin olduğu yerde hizmet olmaz, oralarda iftira olur. İşte, son günlerde ne diyor; yolsuzluk da yolsuzluk, montaj da montaj, dublaj da dublaj. Bunu konuşuyor. Kılıçdaroğlu; bir de hizmetten bahset, ne yaptınız bu ülkede bir onu anlatın. Yok anlatamaz" dedi. 
 
Erdoğan, 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, AK Parti hükümetlerinin ise 10 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptığını kaydederek, şöyle devam etti:
 
"Düşünebiliyor musunuz, 230 milyar dolarla aldık biz milli geliri? Şu anda bunun üzerine 570 milyar dolar ilave ettik, 800 milyar dolara yükselttik. Bizim borcumuz ne biliyor musunuz? Biz geldiğimizde bu MHP ile bu CHP'nin yavrusu DSP'den neyle aldık biliyor musunuz? Milli gelirin yüzde 73'ü borçtu, şimdi yüzde 35'i borç. Bak nereden nereye düşürdük. Devletin borçlanma faizi yüzde 63 idi. Şimdi devletin borçlanma faizi tek haneli rakama düştü. Reel faiz yüzde 2. Buraya düştü. Enflasyon yüzde 30'du geldiğimizde, şimdi yüzde 8. Bu MHP-DSP, bunlar IMF'ye 23,5 milyar dolar borçlanmıştı. Şimdi sıfırladık, borcumuz yok. Onlar bizden borç istiyor. Merkez Bankası bizim milli bankamız değil mi? Merkez Bankası'nın döviz rezervi 27,5 milyar dolardı. Şimdi ne oldu biliyor musunuz? 126 milyar dolar. Bunların olduğu bir ülkede hangi yüzle kalkıp da yolsuzluktan bahsediyorsun? İşine gelmiyor terbiyesizce bir de merhum anneciğime hakaret ediyor, terbiyesizce çocuklarıma hakaret ediyor. Yandaş medyalarıyla beraber saldırıyorlar. Ama 30 Mart'ta ben inanıyorum ki benim milletim, bunlara gereken dersi en güzel şekilde verecek."
 
Seçime 22 gün kaldığına değinen Erdoğan, alandakilere "22 gün gece gündüz demeden çalışmaya var mıyız?" diye sordu. Vatandaşlardan "Varız" yanıtını alınca Erdoğan, "Bu iş bitmiştir" dedi.(aa)