23 Haziran 2018, Cumartesi

Üst Menu

Nurcular ve İslamcılar

Nurcular ve İslamcılar

Yazıya “Her genelleme yanlıştır, Bu da dâhil”( Frederik Nietzsche) hatırlatması yaparak başlamak istiyorum. Zira söyleyeceğim her iddianın istisnaları fazlası ile vardır.

 

Bir nurcu slogan atmayı bilmez, İslamcının en iyi bildiği şey slogandır. İslamcının kendini en mutlu hissettiği yer miting meydanlarıdır. Nurcununki ise yemyeşil bir bahçede kitap okumak…

 

Nurcu günde en az on sayfa kitap okur, İslamcı ise evindeki çoğu tercüme olan kitapların çokluğu ile övünür.

 

Nurcu risaleleri defalarca okur, İslamcı ise bir kitabı ikinci defa eline almaz. Nurcu namaza çok düşkündür. Cemaatle namazı kaçırırsa çok üzülür, İslamcı bazen daldığı uzun tartışmalarda namazı unutur, “kazası var” deyip teselli bulur.

 

Nurcu ABD ve Avrupa ile (Hristiyanlarla) son derece barışıktır.

Hristiyan ruhanilerine sempati duyar. Diyaloğa çok önem verir. İslamcı ise batıya toptan düşmandır. Her kötülüğün kaynağını orada arar. Nurcular İsrail’i de dünyanın herhangi bir devleti olarak değerlendirir. (bu, nurcuların İsrail zulmünü hoş gördüğü anlamına gelmez) İslamcılar ise onu toptan yok edilmesi gereken potansiyel hedef olarak değerlendirir.

 

Nurcular dünyadaki şiddet yanlısı silahlı İslamcı guruplardan nefret eder, İslamcılar ise bu guruplardan kimine açık destek, kimine ise gizli sempati ile yaklaşırlar… Yaptıkları şiddet eylemlerine bazen açıktan bazen de gizlice sevinirler.

 

İslamcılara göre nurcular “pasif”tir, Nurculara göre de İslamcılar aşırıcı ve radikal.

 

Nurcuların iktidar olup yönetime talip olmak gibi bir dertleri asla yoktur. İslamcıların ise bütün derdi budur. Nurcuların derdi ahirettir. İslamcıların derdi ise siyaset. Doğadaki hadiseler ve manzaralar bir nurcu için siyasi ve sosyal hadiseden çok daha ilgi çekicidir.

 

İslamcılar her yere “şeriat” getirmek için çalışır, kendini unutur, nurcu ise şeriatı nefsinde yaşamaya çalışır, kimseye dayatma derdinde değildir.

 

Nurcunun partisi yoktur, oy kullanırken “demokrat”lara oy verir.(kimin demokrat olduğu tartışması nurcular arasında her seçim yapılır)  İslamcı ise hep kendi partisine.

 

Nurculuk uhrevi bir harekettir, bu yüzden tevazu, mahviyet, sadakat, hakkaniyet, uhuvvet, ihlâs vb. temel düsturlar ön plandadır. İslamcılık ise dünyevidir. “riya”, “dış görünüş”, “hırs”, “makam sevgisi”, “kin”, “ihanet” ve “rekabet” gibi kötülüklerden arınmaz.

 

Gerçek bir nurcu tam bir beyefendidir. Toplumun diğer kesimleri tarafından da sevilir. İslamcıların ise toplumla araları pekiyi sayılmaz. Zira toplumun örf ve adetlerine“cahiliye âdeti” gözü ile bakar. Ayrıca İslamcı, insanları “bana oy verenler, vermeyenler” şeklinde kategorize eder.

 

İslamcıya göre “iktidar” her problemi çözer, nurcuya göre de asıl tehlike o zaman başlar.

 

Bir nurcu toplumun selameti ve asayiş için kendine yapılan haksızlığa asla misli ile karşılık vermez, sabreder, siyasal İslamcı ise “cihad ediyorum” deyip bizzat toplumun huzur ve selametini kaçırır.

 

Bir nurcu ile bir İslamcının cihad, şeriat, vb. kavramlardan anladıkları mana, asla aynı değildir. Nurcunun cihadı kendi nefsi iledir, şeriatı da kendine tatbik eder, İslamcının ise gözü hep dışarıdadır. Kendine bakmaya pek zaman bulmaz.

 

Bir nurcu namaz tesbihatını yapmadan kalkarsa kendinde bir eksiklik hisseder, İslamcı ise tesbihat esnasında canı sıkılır.

 

Nurcu helal haram meselesinde çok titizdir. İslamcı ise “darul harp” fetvası gereği kendini çok titiz davranmak konusunda mecbur hissetmez.

 

Nurcu risale-i nur dışında başka kitapları okuma ihtiyacını hissetmez, İslamcı ise” her şeyi okuyacağım”  derken çok az şey okur.

 

Nurculukta her şey şeffaftır, hiyerarşi yoktur, örgüt mantığı hiç yoktur.  İslamcılık “örgüt” mantığı ile hareket eder. Bu yüzden topluma ürkütücü gelir. Topluma karşı “güven problem”ini aşamamıştır.

 

Nurcunun elinde sadece nur vardır. Ama o nuru tam hakkı ile gösteremiyor. İslamcılarda ise hem nur, hem topuz bir aradadır. Millet “acaba bizi nurla celb edip topuzla başımıza mı vuracak” diye emin olamıyor.

 

Nurcular en temel meseleden yani imandan başlar, namaz ile devam eder,  İslamcılar ise direk cihattan başlayıp “ukubat”  konularıyla devam eder.

 

Her iki grup ta dışarıdaki insanlara “kurtarılması gerekenler” gözü ile bakar. Fakat birincisi sevdirme ve ikna metodunu kullanır, diğeri ise korkutma ve sindirme ile.

 

Nurcu Kur’anı çok okur fakat anlamı ile pek ilgilenmez. Çünkü kuranın manasının genel hatlarıyla risalelerde mevcut olduğunu düşünür. İslamcı ise daha çok kuran mealini okur ve özellikle kendi tezlerini destekleyen ayetleri arayıp sohbetlerde delil olarak kullanır. Ayrıca hemen her İslamcının evinde Mevdudi ve Seyit Kutub’un kitapları mevcuttur.

 

Nurcu, İslamcıyı sadece iman noktasında kardeş görür, İslamcının nurcuyu nasıl gördüğü tam net değil.

 

Her ikisinin Kürt meselesine bakış noktasında aralarında ciddi bir fark yoktur.  Fakat bir nurcu –risalelerde geçtiği için- Kürt ve Kürdistan ifadelerini çok rahat kullanırken, İslamcı buna pek yanaşmaz.

 

Nurcuların ırkçı kanadı Bediüzzaman’ı bazen “seyit, bazen Türk” görerek ona tabi olur. Bunu ispatlamak için de aşırı tekellüflü yorumlar yapmaktan bile geri durmaz. Zira milli hassasiyetleri, bir Kürt âlim’e tabi olmaya bir türlü izin vermez.

 

Bir nurcunun dini problemler ile ilgili meselelerde zihni daha berraktır. Kafasında daha az soru işareti vardır. İslamcı ise –hiçbir zaman itiraf etmese de- kafası allak bullaktır. Çözemediği halde tartışmaktan çekindiği onlarca girdap vardır.

 

Bir İslamcının ateist olma ihtimali, nurcununkinden bin kat daha fazladır. Bu yüzden İslamcı yazarlar “davet yolundan dökülenler”  adıyla kitap bile yazmışlardır.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

21.Haziran.2015 Pazar
24.Mayıs.2015 Pazar
31.Ocak.2015 Cumartesi
19.Ekim.2014 Pazar
30.Ağustos.2014 Cumartesi
07.Temmuz.2014 Pazartesi
14.Haziran.2014 Cumartesi
10.Haziran.2014 Salı