17 Eylül 2019, Salı

Üst Menu

Paris'te ne oluyor?

Paris'te ne oluyor?
Paris kendine ait kimliği olan bir şehirdir. Sanat, politika, kültür, felsefe, mimari, moda ve düşünce kuşaklarına ismiyle, ilgisiyle yön vermiştir. Bu açıdan yaşamsal dizyanı kıtaları aşmış, kültürel ve  siyasal ölçüleri dünyanın seyir haritasını belirlemiştir.
 
Bundan dolayı Paris’te olan bitenin derecesi, dünyanın da yoğun bakım hallerine tekabül eder. Zira Paris  sokaklarında yaşanan devrim ve akabindeki bilgirgenin ruhu hala  dünyanyı çekip çeviren ufuk çizgisi olarak varlığını koruyor.
 
Bu nedenle son bir yıldır Paris’te yaşanan saldırıları pek çok çevre,  dünyanın eksen depremi olarak algılamaya başlamıştır. Elbette değerler kümesi ile küresel genişleme politikalarının çarpıştığı örtülü bir gerilimden söz etmek mümkün.
 
Ancak burada asıl olan terör saldırılarının Fransa toplumu üzerinde hangi iç uzlaşmaları gerginleştireceği, hangilerini dışa bağlayacağı merakdır. Kaldı ki, Fransa toplumunun kozmopolit  hali ve moral entegrasyonun yaşadığı kaygı derinliği gelecekteki siyaseti şekillendireceği de açıktır.
 
Bu açıdan Charlie Hebdo saldırısına Fransız toplumunun tepkisi  demokrasi ve kültürel  anlayışın toplumsal karşılığı olarak Fransız sokaklarında yankılandı. Ve toplumdaki tüm kesimlerde ortak motivasyonlar yarattı. Hatta Charlie Hebdo saldırısının Fransa'nın uykuya dalan devrim ve demokrasi refleksinin geri dönüşü olarak görüldüğünü söylemekte mümkün. O süredeki güvenlik tartışmları bu geri dönüş atağı karşsında gölgede kaldı .
 
Ancak 12 kasım saldırısının Fransız sokağında bir teredüt yarattığını görmek mümkün. Açıkçası toplumsal yorumlanışla kamusal yorumlanış arasındaki değer ve ikna  eşiğinin finansal faktörlerinin önümüzdeki günlerde sergileyeceği tutum, Paris üzerinden pek şeyin dünyaya etki edeceğini söylemek lazım. 
 
Keza Fransız toplumun ikna eşiği pek çok avrupa toplumuna göre derin ve eskidir. Yerli, yabancı, islamcı, laik ayrıştırmaların hala minimal kaldığını görmekte mümkün. Ancak Fransa'nın islami kesimlerle olan sosyo ekonomik bağlarının fazla sıkıştırlması  toplumsal bilinç ve kültürel birliktelikler sokağında içe kapanmya olabileceğini de gözlemek mümkün.
 
Kaldı ki Fransa hem tarihi çeşitlilik açısından hem de jeopolitik güçler arasında çok önemli deneyimlere oynayan bir ülkedir. Şimdilik kamusal yorumlanış güvenliğe, toplumsal çoğunlukta evrensel bildirgeye odaklanmış bulunuyor.
 
Bakalım Le quai Voltaire rıhtımında hangi düşünce kazanır?
 
Fransa'nın Özgürlük ruhu mu, küresel ş iddet tehditi mi?
 
 
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
07.Temmuz.2015 Salı
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe
13.Nisan.2015 Pazartesi