23 Eylül 2018, Pazar

Üst Menu

PKK Elindeki Tutsakları Bırakıyor mu?

PKK Elindeki Tutsakları Bırakıyor mu?

‘’Kim gidecek’’ tartışmaları nihayet BDP’li üç vekilin İmralı adasına gitmesiyle son buldu.

İmralı dönüşü açıklama yapan Pervin Buldan’ın yaptığı açıklamayı iyi okumalı.
 
Açıklama şöyle:
 
''Öncelikle hepinize teşekkür ediyoruz. Sayın Öcalan'ın çok kısa bir açıklamasını sizlerle paylaşmak istiyoruz; Önce basına emeklerine duyduğum saygıdan dolayı selamlarımı iletiyorum. Bu açıklamayı da bu saygı çerçevesinde yapıyor Sayın Öcalan. Bu görüşme, tarihi bir adımdır, tarihi bir süreç yaşıyoruz. Bütün taraflar, bu süreçte çok dikkatli ve duyarlı olmalıdır. Devletin elinde tutsaklar var. PKK'nin elinde de tutsaklar var. PKK, elindeki tutsaklara iyi davranmalı. Umarım en kısa zamanda ailelerine kavuşurlar.''
 
Açıklama oldukça net bir mesaj veriyor: PKK elindeki tutsakları serbest bıraksın, devlet de PKK/KCK tutuklularını serbest bıraksın.
Öcalan’ın iyi niyet göstergesi olarak, (kısa vadeli) kafasındaki planı bu.
 
***
 
Geçen gün KCK davasından tutuklu bazı eski belediye başkanları tahliye edildi.
On tutuklunun serbest bırakılması BDP tarafından memnuniyetle karşılanmakla beraber yetersiz görülmüştü.
 
İmralı-MİT görüşmeleri, 4. yargı paketi yeni tahliye/beraatları getirir mi, göreceğiz.
 
PKK’nin elindeki tüm tutsakları serbest bırakması, oluşan olumlu atmosferin devamı için çok önemli…
 
KCK üyesi olarak suçlanan binlerce siyasetçi, aktivistin serbest bırakılması da çok önemli…
 
 
Başbakan'ın açıklamaları tansiyonu düşürdü
 
Sayın Başbakan’ın Sinop’taki olayları eleştirmesi, tansiyon düşüren bazı demeçleri oluşan olumlu atmosfere katkı olarak görülmeli.
 
O kadar gergin, olumsuz olaylara şahit olduk ki çok sıradan demeçleri, nerdeyse mimikleri sürecin olumlu parametreleri olarak algılıyoruz…
 
Şuan görünen, Kürt tarafı ile AK Parti hükümetinin biraz daha temkinli/dikkatli açıklama yaptığı gerçeği.
 
Barışa yaraşır üslup her iki taraf için de gerekli, çünkü bu süreç çok kısa olmayacak.
 
 
Zübeyir Aydar'ın açıklaması
 
Bugün ajanslara KCK yürütme konseyi üyesi Zübeyir Aydar’ın açıklaması düştü.
 
Aydar’ın açıklamasının bir kısmı şöyle:
 
 
‘’Kürt tarafı, bu sürece yeni bir süreç ve her şeyi baştan ele alan bir süreç olarak görmemektedir. Bu daha önceki süreçlerin devamıdır. Özellikle Oslo sürecinde nerede kalınmışsa oradan devam etmek niyetindedir. Dolayısıyla o süreçte oluşturulan belge ve mutabakatlara bağlıdır. Kürt tarafının o süreçte sunduğu yol haritası ve protokoller geçerliliklerini korumaktadırlar.
 
Sürecin sağlıklı ilerlemesi için bir çatışmasızlık ortamına ihtiyaç vardır. İki taraflı bir ateşkes hemen devreye girmelidir. Bunun yanında Kürt siyasetçilerine yönelik tutuklama kampanyaları ve polisiye operasyonlar da durmalıdır. İki tarafta açıklamalarına ve diline dikkat etmeli, süreci olumsuz etkileyecek açıklama ve yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Bu çerçevede ilgili tarafların ve katkı sunabilecek kesimlerin içinde yer aldığı ve yetkisini TBMM’den alan bir Barış Konseyi kurulması gerekir.’’
 
Aydar’ın Oslo’da yarım kalan sürecin devamından yana olduklarını belirttikten sonra ateşkes’ten söz etmesi oldukça hayati…
 
Özet olarak; Öcalan ve Aydar’ın açıklamalarında verilen mesaj ateşkes ve tutsakların serbest bırakılması.
 
Hükümet karşılıklı ateşkes fikrine nasıl bakar bilmiyorum, ama operasyonların durması ve PKK’nin ilan edeceği bir ateşkes süreci çok daha iyi bir yere getirebilir.
 
AK Parti hükümetinin İmralı sürecine seçim yatırımı olarak bakmadığını ispatlaması için çok adım atması gerekiyor.
 
Kürt tarafının da şiddetten uzak,  azami bir dikkatle süreci götürmesi elzem…
 
Temennim; bundan sonra Sayın Erdoğan ve Sayın Demirtaş’ın süreci olgunlaştırması…
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.