21 Aralık 2014, Pazar

Üst Menu

Rojava özerkliğe doğru ilerliyor

Rojava özerkliğe doğru ilerliyor
Rojava Geçici Yönetimi için oluşturulan Meclis'i değerlendiren Afrin Belediye Başkan Yardımcısı Nurşah Huseyin, "Demokratik Özerkliğin" kurulması için yapılan çalışmaların bu aşamaya gelmesinde en büyük etkeninin YPG ve YPJ'nin direnişi olduğunu söyledi.
26 Kasım 2013
-A +A
Rojava'da Kürt, Arap, Çeçen ve Hıristiyan yapılarının katıldığı toplantıyla kısa bir süre önce Rojava Geçici Yönetimi için Meclis oluşturuldu. Meclis'te Kürt, Arap, Çeçen ve Hıristiyan halklardan oluşan 82 temsilci bulunuyor. Yine Afrin, Kobani ve Cizîr olmak üzere 3 kantona ayrılan Rojava için "İsviçre modeli" benzetmesi yapılıyor. Rojava'nın "Demokratik Özerkliğe" doğru yol aldığı bir dönemde, Rojava Geçici Yönetimi için ilan edilen Meclis'in görevleri arasında seçimler yasası ve yasa tasarısının hazırlığı da bulunuyor. Meclis'in ilan edilmesinden sonra bütün dünyanın gözü bir kez daha Rojava'ya çevrilmiş durumda. Afrin Belediye Başkan Yardımcısı ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Nurşah Huseyin, Meclis'in çalışmalarını DİHA'ya değerlendirdi.
 
Rojava Geçici Yönetimi'nin kurulması için meclisin oluşumunun daha öncede hazırlıkları olduğunu söyleyen Huseyin, "2 yıl önce TEV-DEM'e bağlı bir Meclis oluşmuştu. Qamişlo'da 4'üncü Meclis Kurultayı yapıldı. Yine yakın dönemde Afrin'de 3. Meclis Kurultayı yapıldı. Bu meclis çalışmalarında Kürt Yüksek Konseyi'nin çalışmaları çok büyük oldu. Geçici Yönetim'in çalışmaları çok hassas bir dönemde yapıldı. Köylerden başlayarak ta ki merkez komitelerin oluşumuna kadar çalışmalar yapıldı. Her yerde Kürt Yüksek Konseyi'nin meclisleri oluşturuldu diyebiliriz. Rojava'da yaşayan tüm kesimler, halklardan temsilciler Kürt Yüksek Konseyi Merkezi'nde yer aldı. Sadece Kürtler değil, Araplar, Asuri, Ermeni, Çeçenler'den oluşan tüm kesimler, Meclis'te yerini aldı. Bu çalışma ile birlikte biz Demokratik Özerklik çerçevesinde bir Meclis'i ilan ettik" dedi.
 
"Rojava Geçici Yönetimi için oluşturulan Meclis'in de geçici olduğunu söyleyebiliriz; çünkü Rojava'daki sorunlar çözüldükten sonra yani mevcut savaşın bitiminden sonra geçici bir yönetim oluşturulacak ve daha sonra esas yönetim oluşacak. Şimdi bu oluşuma özerk yönetim diyemeyiz" diyen Huseyin, Rojava Geçici Yönetimi'nin oluşturulmasının çok önemli olacağını ifade etti. Huseyin, en temel amaçlarının bu Meclis'te herkesin, her kesimin kendisini katarak temsilcilik düzeyinde yer alarak, ortak çalışma yürütmesi olduğunu söyledi.
 
'İlk olarak seçim yasası üzerinde çalışmalarımız olacak'
 
Şu anda ilk olarak seçim için "Seçim Yasası" projesi üzerine çalışmaların yürütüldüğünü aktaran Huseyin, "Seçimin ne zaman, hangi çerçevede, nasıl bir seçim olacağı konusunda çalışmalar var; ama şu anda çalışmaların onu belirleyecek düzeye geldiğini söyleyemeyiz. Bunun için daha çok çaba sarf etmek gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü şu anda Rojava'da var olan savaşın şartları zorluyor. Oluşacak yeni yasa taslağında siyasi, toplumsal ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ve önerileri üzerinde çalışmalar yapılıyor ve oluşturulan komisyonun içinde yine her halktan ve inançtan temsilciler var. Afrin'de belki o kadar çok renklilik yok; ama Cizîrê bölgesinde Hıristiyan, Çeçen, Arap ve Kürtler bu çalışmanın içinde yer alıyor. Geçici Yönetim'in oluşum çalışmalarının halkın yoğun talepleri doğrultusunda olduğunu söyleyebiliriz" diye belirtti. 
 
Rojava'nın üç eyaletten oluştuğunu; çünkü coğrafik olarak biraz birbirinden uzak ve ayrı kaldıklarını kaydeden Huseyin, "Yaklaşık 850 kilometrelik bir boşluk var bu üç eyaletin arasında. Cizîrê, Kobanî ve Afrîn eyaleti olmak üzere üç eyaletten oluşuyor. Bunların çalışmaları da içinde yaşayan halklar ve inançların katılımıyla ayrı ayrı meclisler oluşturularak, Rojava Geçici Yönetimi oluşturulacak" dedi. 
 
'Gözümüzü kapatsak hemen saldıracaklar'
 
Huseyin, YPG ve YPJ'nin direnişinin bu oluşumların ya da Demokratik Özerklik kurulması için yapılan çalışmaların bu aşamaya gelmesinin en büyük etkeni olduğunu kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Çünkü şu anda Rojava'da büyük bir ambargo var, her yerden etrafı sarılmış durumda. Tıl Koçer'in kazanılmasında büyük bir direniş gösterildi. Yine birçok noktada çetecilerin saldırıları var. Şunu da belirtmek gerekiyor ki, Suriye'de çeteler ve rejim birbirlerine karşı savaşmıyorlar, birbirlerine saldırmıyorlar. Belki bir iki noktada tesadüf bir rast gelmişlerse bir çatışma olmuştur; ama hepsi yönünü Rojava'ya vererek Kürtlere karşı savaşıyorlar. Şu anda ÖSO ve El Kaide'ye bağlı El Nursa çeteleri Efrîn'in etrafını sarmışlar, sadece bir dakika YPG komutanların gözleri kapansa onlara saldıracaklar ve Efrîn'e girmeye çalışacaklar. Onun için şu anda Efrîn'de sadece belediye değil, tüm kurumlar asıl işleri bırakmışlar ve sürekli bir acil durum için hazırlıklar yapılıyor. Yani saldırmaları anında nasıl bir tepki, nasıl bir savunmaya geçecekleri hazırlıkları içindeyiz. Bu da çok kolay bir şey değil, bu durum çok tehlikeli ve ağırdır."