17 Eylül 2019, Salı

Üst Menu

Şiire İnanmak

Şiire İnanmak

“ ve kelimeler                      

 Son dağa sırtını yaslamış

 Bakmakta yeryüzüne.”

Böyle başlıyor Bejan Matur un “Son Dağ” kitabı. Matur'un şiiri her zaman ki gibi vaktinde filizlenmiş. Dünya kelimelerle dönüyor, İnsanın milyarlık anlam emeği eşliğinde. Ama şiirin yeri başkadır. Her çıktığı seferde yeni, her giriştiği yolculukta en büyüktür. Belki bu yüzden dünya döndükçe şiirin gücü yükselecektir. Her şeyde “son” ihtimali kabuldür, ama şiirde sonsuzluk yegâne sondur.

Kimi yurtlar şiiri doğurur. Kimisi konuk eder, kimisi de duyumsar. Bir nevi şiirle coğrafyanın akrabalığı yurtların tarihteki derecesini belirler. Bu derecenin içinden de şairlerin hissiyatı çıkar. Şair hissiyatı, coğrafyalar arasında tarihin aksattıklarını hatırlatır. Bu nedenle şiirleşmiş her kelime, taşlamış bir gerçeklik olarak insanlığı sağlama alır. Bugün her türlü zorbalığa ve baskıya rağmen ayakta kalabilmiş bir “ideal” savunusu varsa, bunda şairin ve şiirin çabası en öndedir. Savaş, ölüm, adaletsizlik ve faşizm nerdeyse şiir “ilk oku” oraya fırlatmış, aşk, barış ve özgürlük nerdeyse şiir ilk merhabayı ona vermiştir. Bundan olmalı ki “tarihi ipek yolu” ve dünyanın kalbi sayılan Ortadoğu da kelimenin acısını da, tatlısını da şairler, şiirler söylemeye devam ediyor. Dünyanın birçok bölgesinde şiir evine çekilirken, Ortadoğu’da hala şiir ayakta. Uygarlıklarının gelip geçtiği coğrafyamızda, şiirin mayası çağları idare edecek kadar çeşitlidir. Denilebilinir ki; şiirin “kuyusundan” biriside bu topraklar. O nedenle Mezopotamya kavşağı asırlardan beri bir yol-dur şairlerin ellerinde.

Bejan Matur’un “Son Dağ” kitabını bu kavşağın şiiri olarak yorumlamak yerindedir. Matur, Kürt taşrasının yapı taşı olan dengbejlik disiplinini şiire davet ederek kendi yazımına kapsam, şiirin olağan haline de yeni bir renk katmıştır. Riskli bir işe girişmiş belki ama kitabın tamamını okuduğumuzda bu riske kat be kat değdiğini görüyoruz.

Bejan Matur dağlarla başlattığı kültürel ve duygusal anıştırmayı “zaman”laştırarak bir geçmiş taraması ortaya çıkarmış.

Son dağı okurken kimin sesini duymadık ki...! Matur, şiirini kendi coğrafyasından yola çıkarırken şiirin büyüklerini unutmamışçasına mütevazi bir anlatımı seçmiş. Bejan Matur, gerçekten karamsarlığın ve kaosun günbe gün yağdırıldığı topraklara şiiri yüreğinden yakalayarak getirmiş. Üstelik kendinden çok emin. Şiirin tam tamına özgürlük gerektirdiğini hatırlatırcasına kalemine sırt dayamış. Bulunduğu toprakların tadını tuzunu, acısını ve isyanı da hiç eksiltmemiş. Kitaptan alıntı yapmak haksızlık gibi geliyor insana. Zira dizeler o kadar sağlam ki, hangi kelimeye baksan “bir dağ havası” bırakıyor. Dünya şiir gününü kutladığımız bu günlerde şiire inanlara “Son Dağ‘a” bakın deriz.

“sonra kelimeler geldi

Ve oturdu karşısına kalbin

Gitmedi.”

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
27.Kasım.2015 Cuma
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
07.Temmuz.2015 Salı
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe