18 Ocak 2018, Perşembe

Üst Menu

Sırttan Gölge Miktarı Kadar Kesik

Sırttan Gölge Miktarı Kadar Kesik

Herkes, birileri ölsün istiyor. Herkes ölmek istemiyor.  Herkes kendinden, kendi ile mutlu mesut. Bu mesut ilişkiye göz değmesin aman. Kimse ortak olmasın aman. Herkes göz çapağına değmiş günden zaman çıkartıyor. Kazıya kazıya. Susa susa. Kusa kusa...Herkes en çok kendine ehemmiyet veriyor.  Herkes ehliyet sahibi çünkü…Nazarlar değmesin, herkes sebepsiz mesut. O kadar mesut oldu mu bi daha ölmek de istemiyor. Herkes, ölsün istiyor ama. Bir şey, ölsün. Kesinkes. Nihayetinde ortada bir sahne var. Ortada bir kimse…Herkes seyirci bu dramada. Bir sahne ve bir kimse ve bir ölmek, orta yere dökülmüştür. Ölecekse biri, bu en faydalı ölüm olmalıdır. Kural böyle. Bütün ölümler fayda zarar ilişkisini maksimize etmek içindir. Bütün külliyat bunun üzerine kurulu değil miydi zaten.

 

Herkes, birileri ölsün istiyor. Herkes ölmek istemiyor. Kati cümleler ömrünü uzatacak zannı ile bir gölgeye dayıyor sırtını herkes.  Gölge sırtında. Sırttan gölge. Sırttan kesik alıyorlar. Gölge miktarı kadar, numune. Bilime değil kendine yatırım. Bu heyecana ondan olsa gerek. Herkes bu’nun ayırdında. Herkes menkul ve dahi gayrimenkul kıymetler bahsinde ikametgâhında müştemilat olma korkusunda. Bu son saldırının başlangıcı. Baş verme hareketi. Baş alma hareketi bu bahiste. Herkes, haklı çünkü… Herkes, ihkak-ı hak'tan yana. Adalet bir sivilce, herkes patlatsa ya.  Kimseler, kimsesiz kalsa ya.

 

bir hak var, herkes orda. Orda olmayanlar hep haksız. lüzum da yok zaten madden ölmüş olanlar. Kimse var kimse. Sessizlik var eşsessizlik. Elaleme çaktırmıyor herkes. Neme lazım diyor bir gören olur sesi. Ses. Gören olur sesi ve es’siz olur her şey. Sonra boğsunlardır bağıra çağıra kimseyi. Kaygan zemin tam burası. Çoklukta bolluk var diyenler ne hale düştü bu kaygan zeminde, bak.

 

Herkes bir başkasında yaşasın kimse görmesindir. Gerisi çokça bahanedir. Gerisi çokça geçilmiştir. Geçmiş, geçilmiştir. suimisaldir.  İyiniyet bile suimisaldir. Deyimler, deyişler, özdeyişler devşiriyor modern zamanlardan. Zaman, böyle bir zaman... Herkes, devşirdikleri ile hasadına varıyor. Vardıkça semirmek, buradan kaynaklanıyor. Herkes pek mutedil…  Herkes çok mevsimsel… Herkes mevsiminden önce çiçek açan bir bahçenin sahibi.  Kıssadan habersiz ama. Haberden kıssa çıkarmaktır mühim olan. Önce haber, sonra dedikodu sonra televizyon… Her şey aşırı didaktik çok işlevseldir. Weberyandır. Pratiktir. Ussa tekabül eder. Aşırı sosyolojiktir. Beynelmineldir. Falandır feşmekandır.  

 

Herkes, kimsede çok ağlamaklı. Herkes, kimsede ağlamak bırakmıyor. Herkes mesut bir tebessüm için çekilen fotoğraf. Geleceğe iadeli taahhütlü. Herkes kendi kıyısını yeryüzü cenneti addediyor. Bu bahiste laf söyleyene kin biliyor. Affetmiyor. Affetmenin acizlik olduğuna adından daha çok sahip çıkıyor. Bahse girmeye doğuştan meyyal. Bunun ticarete evrimi +18. Yetmiyor gidip üzerine on kat betonarme önyargı çıkıyor. Kat kat. Yarıla yarıla ve katıla katıla su yolunu buluyor. Ruhsat düşündüğü gibi geliyor. Sinerjik tatlar çok moda. Tek kara parçası sanıyor yani bastığı toprağı. Tek yükselti sahibinden ruhsatlı… Sınırlar diyor o zaman neden var.  ( Kalabalıklar arasında yekvücut sesler geliyor. Güzel soru. ) Soruya cevap verecek yiğit de bulunmuyor ortada. kuvvetini buna borçlanmış besbelli. kredi ile özgüven pazarlayan bankaya şükürler ediyor. Banka diyor kredi diyor tahvil, repo, senet, hisse… Hissizleşmek için altına imza atıyor dünyanın. Karşı kıyıya diyor sağ salim, selamet. Herkes kendi canını sağ salim karşı kıyaya atmak istiyor. Yarışmak diyor bazen. Bazen “hayat, işte bu, ne yaparsın” demeye getiriyor. Kardeş kelimesini eksik etmiyor ağzından bu arada. En çok kardeşini öldürürken arada.

Ağzına ehemmiyet gösteriyor. Döktüğü ne varsa umurun umrunda. Değil. Cilalıyor sanki altıpatlar gibi. Dağıtmanın bu yüzyıla ait olduğunu biliyor herkes. Altıpatlara gönderme yapması olsa olsa yazan için trajik bir hatadır.  Herkes, civarı kayıt altına alıp, zor kullanmanın kitabını yazmaya girişiyor. Herkes illaki altıpatlar çok weberyan çok seküler aşırı hissi...

 

Herkes pek mahir mürekkep yalamaktan. Herkes denklemi arka cebinden çıkarıyor. Nah kafa kağıdı gibi. Korkusu yok. Korktuğu, çocukluktan kalma babasının anlattığı masallarda en çok. Olağan halde. Olağanüstü hal'de. Fark etmiyor, ettirtmiyor. Yürüyor empatinin yarattığı boşluktan. O zaman diyor herkes, kimse o gelsin.  herkes konuşmak istiyor. herkes bir şeyler anlatmak, durmadan. Arada kimse de konuşsa ya. Farketmiyor. Herkes, kimseyi dinlerken baş sallıyor. Göz ucundan olmadık haller. Kimsenin ne dediği anlaşılmıyor. Ama olsundur. hep böyleydi. Kaideydi. Dünyayı herkes mi değiştirsindi. Arka sırada herkese yandaş bir ses, herkes gibi: nasıl soru bu.

 

Herkes, kendi sözünün efsununda. Hikmet var burada hikmet.

Herkes, kendi cümlesinin telaşında. Mitralyöz gibi savurmak…   

Herkes, birileri ölsün istiyor. Herkes ölmek istemiyor.

Herkes aynı sözü söyledi. Kimse bilmedi sözü de sözcüyü de… Rivayet bunlar dedi biri.  Evvel zaman kalbur mekan içinde.  

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

11.Haziran.2014 Çarşamba
24.Mart.2014 Pazartesi
06.Ocak.2014 Pazartesi
18.Kasım.2013 Pazartesi
24.Eylül.2013 Salı
01.Eylül.2013 Pazar
16.Ağustos.2013 Cuma