20 Haziran 2018, Çarşamba

Üst Menu

Şuranın “Dili”

Şuranın “Dili”

19. Eğitim Şurasında karar alındı. Osmanlıca zorunlu ders olacak.

 

Helal olsun. Osmanlıcanın da, başka bir dilin ve alfabenin öğretilmesinin de hiçbir sakıncası yoktur.

                             

Ancak yüz yıldır yasak olan Kürd dili, hala eğitim dili olarak yasak .

 

Kendi anadili ile öğrenmesi yasak olan Kürd çocuklarına,

yüzyıldır ölmüş olan Osmanlıca, zorunlu hale getirilecek,

 

Ama yaşayan anadilini öğrenemeyecek.

 

Aşağılamanın bu kadarı fazla değil mi?

 

Kimin utanması gerektiğini bilmiyorum doğrusu.

 

Atalarının geçmişteki diline bu kadar ihtimam gösterip, kardeş(?) dedikleri bir halkın yaşayan dilini yasaklamayı sürdürenler mi?

 

Yoksa milyonlarca ferdi olan halkına karşı yapılan bu saygısızlığı, içine sindiren ve aynı kararları bir eziklik duymadan, yüreği burkulmadan, incinmeden, yaralanmadan alkışlayan, düştüğü aşağılanmadan bihaber Kraldan daha Kralcı Kürdler mi?

 

Bir hâkim ulusun kurumları “ırkçı” güdülerle, öteki halkın değerlerine bu denli saygısız olması anlaşılabilir.

 

Ama bütün hakları elinden alınmış bir halkın çocukları, kendi halkının değerlerine bu kadar yabancı, bu denli saygısız ve bigane olabilmesini anlamak mümkün değildir.

 

Bu ülkede yaşayan 20 milyon Kürd var iken, yurttaşlar arasında iletişimi sağlamak için bile olsa 4. sınıftan başlayarak, zorunlu Kürdçe dersi getirmek insani olduğu kadar, sosyolojik bir gereklilik değil midir?

 

Kürd mahpusların anneleriyle Kürtçe konuşabilmesini bir nimet olarak görüp, ana diline sahip çıkmayan, ama Osmanlıcayı zorunlu ders olması gerektiğini savunabilen, beyni iğdiş edilmiş bir Kürd tipolojisi üretildi.

 

İktidara bağlı sendika ve örgütlerde pinekleyerek, kaselislik (çanak yalayıcılık) le yetinen, halkının değerlerine karşı duran, bu “din” maskeli tip…

 

Ve…

 

Kendi dilini, kültürünü. Tarihi değerlerini savunmayı” ilkel milliyetçilik” olarak gören, halkının tarihine ve diline bigane, İdeolojilere esir olmuş“yurtsever” maskeli tip…

 

Bana göre bunlar, Kürdün değerlerini öğüten değirmene, su taşıyan düşman kardeşlerdir.

 

Artık, ayakları tarihin derinliklerinde, başı istikbalin ufkunda gerçek bir Kürd anlayışının inşasına ihtiyaç vardır.

 

İdeolojilerden arınmış, iğdiş edilmekten kurtulmuş, kaselisliğe tenezzül etmeyen onurlu ve özgür, Kürdi bir anlayış.

 

İdeolojilerin dar kalıplarına sığmayan, hurafelerin peşine takılmayan “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyebilen, özgürlüğünü her şeyin üstünde tutan, “insanlık kervanına pişdarlık edecek”  bir Kürd…

 

O zaman, birlikte yaşadığı diğer milletlere,

 

-Eğer birlikte yaşayacaksak, senin sahip olduğun tüm hakları istiyorum, diyebilen,

 

-Ben senin dilini öğrenmek zorunda isem, sen de benim dilimi artık öğreneceksin.

 

-Senin tarihinle, kültürünle, masalların ve destanlarınla ayrıca yalanlarınla büyümek zorunda değilim.

 

-Senin okulların varsa, benim de okullarım olacak,

 

-Senin neyin varsa, benim de olacak.

 

-Seninle “kardeş” olmaktan vazgeçtik. Artık ortak olacağız.

 

-Ya birlikte yöneteceğiz ülkemizi, ya da herkes kendini yönetecek.

Diyebilen bir Kürd,

 

Kısaca, Türk kadar bağımsızlığına düşkün, bir Kürd kişiliği oluşturulmalıdır.

 

Kürdler, ya bunu başaracak veya bu aşağılanmalara razı olacaktır.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

31.Mayıs.2015 Pazar
24.Nisan.2015 Cuma
07.Nisan.2015 Salı
14.Mart.2015 Cumartesi
04.Mart.2015 Çarşamba
17.Ocak.2015 Cumartesi
01.Ocak.2015 Perşembe
01.Aralık.2014 Pazartesi
18.Kasım.2014 Salı