21 Kasım 2017, Salı

Üst Menu

''Terörü Bitirmek İçin Doğuda Şeriat İlan Edilsin''

''Terörü Bitirmek İçin Doğuda Şeriat İlan Edilsin''

Mehmet Şevket EYGİ, 1 Ocak 2016 tarihli Vahdet Gazetesindeki köşesinde "Terörü bitirmek için o bölgede şeriat ilan edilsin" diyor. Tabi sadece şeriat ilan etmekle de kalmıyor. Başka başka şeyler de söylüyor. Yazısını olduğu gibi alıp bu yazının altına ekledim. Bu yazara cevap vermeye değmez diye düşünebilirsiniz. Ben de başta öyle düşündüm. Ancak bu düşünceler sadece bir kişinin düşünceleri değil. Türk İslamcılığının içinden geldiğim için böyle düşünen ezici bir çoğunluk olduğunun farkındayım. Bu yüzden bir değerlendirme yazısı yazmak bizce zorunlu hale geldi.
 

1. Şeriatı öncelikle batı için değil "doğu" için istiyor. Elimize Kuran verip topraklarımıza/ özgürlüğümüze konmaya niyetli. Oysa her birimizin birer Jomo Kenyatta olduğunun farkında bile değil(ler). Kenyatta, Kenya ulusal kurtuluş mücadelesinin lideriydi. 1953 yılında Kenya Mahkemesinde yargılandığı davada son sözü şu olmuştu: “Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim, topraklarımız ise beyazların elindeydi.”  

 

2. Sünni Kürtler adına konuşarak o kahrolası İslamcı/Türk kibrini ortaya koyuyor. Böyle bir tutum takınarak haddini aştığının farkında bile değil. Çünkü kendisi(leri) efendi Sünni Kürtler ise köledir.

 

3. (Haşa) Allah'ı sadece Türklerin Allah’ı sanıyor. Bu hastalık kadim bir hastalık olup bilinen tarihte bu hastalığa yakalanan ilk kavim ise İsrail Oğullarıdır. Çünkü onların bir kısmı hala Allah’ın sadece kendi kavimlerinin Allah’ı olduğuna inanır.

 

4. Olayı hala erkek Kürtlerin cinsel organı üzerinden okuyor. Doksanlı yıllar boyunca propagandası yapılan erkek sünneti olayına takılmış durumda. Bu yaklaşımın sadece Eygi’de değil Türklerin kahir ekseriyetinde hakim düşünce şekli olduğunu söylemek mümkün.

 

5. Bu tür adamların olması Kürtler için hem büyük şans hem de şanssızlık. Şans; çünkü gerçek alemden tamamen kopuklar. Karşınızdaki insan(lar)ın gerçek alemden kopukluğu sizi güçlü kılar. Şanssızlık; çünkü karşınızdaki mantık örgüsü realiteden kopuk olduğu oranda sonuçta zorunlu olan “barışmak” da aynı oranda güçleşir.

 

6. Şeriat ilan etse bile bir faydası olmayacak. Çünkü bunun gibiler sayesinde artık Kürtlerin çoğu ateist. İslam’dan habersiz genç Kürt çocuklarının böylelerini gördükçe İslam’dan nefret etmesi kadar doğal bir şey yok.

 

7. Bir tane adil ateist Kürdü bu hoca gibi elli tane Müslümana değişmem. Çünkü İslam’daki ölçü adalettir. kafir kelimesinin sözcük anlamı Arapçada "örten gizleyen" demektir. Bu yüzden buğday tanesini toprağın altına gizleyen çiftçiye de Araplar kâfir derler. Çünkü taneyi gizler. Istılahta ise "gerçeği örten" demektir. Bu yüzden Kuran, kâfir kelimesini gerçeği örten anlamında kullanır. Bu yüzden Sayın Eygi, Kürdistan gerçeğinin üstünü örttüğü için bu yönüyle "kâfir"dir. Ahirette bunun cezasını çekecektir. Diğer ameli ise onunla Rabbi arasındadır. O da bizim konumuz değildir.

 

8. Eygi hocanın öyle Kemalizm’e çakıp Osmanlıcı gibi görünmesine falan da aldanmamak lazım. Çünkü Osmanlı zamanında Kürdistan mıntıkası tanınır ve bu sözcük çok rahat bir şekilde kullanılırdı. Kemalizm bu sözcüğü de yasakladı. İşte Eygi hoca ve onun gibi düşünen başta AKP olmak üzere bil umum Türk İslamcılığı artık Osmanlının kullandığı Kürdistan sözcüğünü de kullanmıyor. Yani Atatürk’ün getirdiği bu yasağa harfiyen uyuyorlar. İşte Türk İslamcılığı Kürdistan konusunda sonuna kadar Kemalist’tir.

 

(MEHMET ŞEVKET EYGİ’NİN YAZISI)
 
PKK hem terör savaşı yapıyor, kan dökülmesine sebep oluyor, hem de Meclis’te faaliyet gösteriyor. 
 
Özerklik istiyorlarmış. Onun ardından ne gelecek? Doğu Anadolu’dan, bugünkü Ermenistan’ın beş misli toprak koparacaklar. Güneydoğu’da da  İsrail himayesinde bir Kürt Yahudi cumhuriyeti kuracaklar.
 
Terörist ve sivil PKK’lılar, en fazla zararı Sünnî Kürt halkına veriyor. Daha da verecektir.
 
Terör yüzünden sokağa çıkma yasakları konuyor, sokak savaşları yapıyor.  Halk ve esnaf perişan… Medyadaki PKK sempatizanları, sivil taraf teröristlerin ağır kayıplar verdiğini görüyor ve feryadı basıyor.
 
Onlar silahla, terörle Türkiye’yi parçalamak isteyecekler de devlet seyrine mi bakacak?.. Devlet, özel kuvvetlerle terörü bitirmeye çalışıyor.
 
Terör konvansiyonel ordularla bitirilemez. Özel kuvvetler lazımdır.
 
Türkiye’nin parçalanmasını isteyen bütün Haçlı, emperyalist, Siyonist, sömürgeci ajanlar Güneydoğu’da.  Sadece gözleri açık çarşaflı bir İngiliz kadın gazeteci yakalandı.
 
Çoğunluğu oluşturan Sünnî Kürtlerin menfaati Türkiye bütünlüğü içinde yaşamaktır. Bu devlet onların da devletidir.
 
Yıllar önce, terörü bitirmek için o bölgede Şeriat ilan edilsin demiştim. Ne uçuk bir teklif değil mi?.. Uçuk değil, en isabetli ve doğru tekliftir.  Ülkemizi parçalamak, devletimizi yıkmak isteyenlerin bir kısmı (yüzde kaçı?)  sünnetsiz Haçlı Kriptolardır.
 
Rejim, düzen, sistem bozukmuş… Bunu ben de kabul ediyorum ama, düzen bozuk diye devlet yıkıcılığı yapmam, yıkıcıları desteklemem.
 
Terörle mücadele eden özel kuvvetler İslamî bir disiplin içinde olmalıdır. Namaz kılınmalı, Kur’an okunmalı, abdestli olunmalıdır. Türkiye’nin yeniden İslamlaşması doğudan ve güneydoğudan başlamalıdır.
 
Allah’ın bize yardım etmesini istiyorsak İslam’a, İmana, Kur’an’a, Şeriata,  dinî değerlerimize sarılmalıyız. 
 
Yalnız terör bölgesi değil, Türkiye’nin tamamı bu değerlerle kurtulur.
 
PKK’nın silahlısı da, sivili de kurtuluşu, huzuru, barışı temsil etmiyor.
 
Kurtuluş İslam’da.
 
 
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.