25 Kasım 2017, Cumartesi

Üst Menu

Türklerin “Türk”iye’si Kürtlerin Kürdistan’ı mıdır?

Türklerin “Türk”iye’si Kürtlerin Kürdistan’ı mıdır?

Bir devlet düşünü ki ismi “Türk”iye olsun, ama Kürtler de bu devletin sahibi olmuş olsun.

 

Bir ordu düşünü ki ismi “Türk” ordusu olsun, ama aynı zamanda Kürtlerin de ordusu olmuş olsun.

 

Bu ordu dünyadaki Türklerin hamiliğini en azından sözde de olsa yapmakla övünsün, ama Kürtlerin tel örgülerle birbirinden ayrılmış vatanlarında, bir kaç yüz metre ötede uğradığı saldırları seyretsin ve hatta teşvik etsin.

 

Bir bayrak düşünün ki ismi “Türk” bayrağı olsun, ama aynı zaman da Kürt bayrağı da olmak zorunda olsun.

 

Bir kimlik veya pasaport düşünün ki ismi “Türk” pasaportu ve kimliği olsun, ama aynı zamanda Kürlerin de pasaportu ve kimliği olmuş olsun.

 

Bir eğitim sistemi düşünün ki ismi “Türk” eğitim sistemi olsun ve bu sistemde Kürtlerin dili, tarihi, kültürü vs. si yasaklı olduğu halde, bu sistem Kürtlerin de eğitim sistemi olmuş olsun.

 

Bir ülke düşünün ki, bütün Kürtçe isimler yasaklanıp yerine zorla uyduruk Türkçe isimler verilen köyler, kasabalar, şehirler,nehirler, dereler, dağlar, soy isimlerin ülkesi olsun, ama bu ülke aynı zamanda Kürtlerin de ülkesi olmuş olsun.

 

Doktor Türkçe konuşun, uçak Türkçe uçsun, öğretmen Türk tarihi anlatsın, mahkeme Türkçe olsun, hapishane Türkçe konuşsun, ders kitaplar Kürtlerin cahil, hain olduğunu anlatsın, annelerimiz “ka bi Tirkî nanekî bide’ demeye mecbur bırakılsan, ama bu ülke Kürtlerin de ülkesi olmuş olsun.

 

Devlet Türk Tarih Kurumu kursun, Türk Televizyon Kurumu kursun, Türk Dil Kurumu kursun, bunlarla Kürtleri asimle etmeye çalışsın, ama bu devlet Kürtlerin de devleti olmuş olsun.

 

Bütün bu ayan beyan şeyleri bir tarafa bırakırsak, Kürtler kandırıldıklarını anladıkları andan itibaren bu devlete baş kaldırmış olsun ve bu devleti kendi devletleri olarak kabul etmemiş olsun, ama hilelerle, fitnelerle, ölümlerle, sürgünlerle cezalandırılarak terbiye edilen Kürt milletine “bu devlet sizin de devletiniz” densin.

 

Kürt Teali Cemiyeti bunu kabul etmedi.

 

Celadet Ali Bedirxan bunu kabul etmedi.

 

Xoybûn, Azadî Cemiyetleri bunu kabul etmedi.

 

Nuri Dersimi bunu kabul etmedi.

 

Ali Şêr ve Zarife bunu kabul etmedi.

 

Şeyh Said bunu kabul etmedi.

 

Seyyid Rıza bunu kabul etmedi.

 

Bediüzzaman “devletim değilsiniz” diyerek Türk devletinin uslu Kürdü olmayı kabul etmedi.

 

Daha burda ismini sayamayacağım nice Kürt temsilcisi bu dayatmayı kabul etmedi.

 

Peki, sahi kim bu “Türk”iye denilen “Türk” devletinin Kürtlerin de devleti olduğuna karar verdi?

 

Türkler ve Kürtleri, herhangi bir anlaşmaya dayanmayan ve hukuki bir dayanağı olmayan bu birlikteliğe Türklerin lehine bir şekilde beraber yaşamaya kim mecbur etti?

 

Kürtler, milletleşme asrına hazırlıksız yakalandı ve bunun bedelini ülkesinin bölünmesi, işgali ve talan edilmesi ödedi.

 

Elbette Kuzey Kürdistan özelinde olaya baktığımız için Türkiye dedik, yoksa Kürtler aynı kaderi hem Iran’da, hem Irak’ta, hem Suriye’de hem de eski Sovyet ülkelerinde de yaşadılar.

 

Türklerin “Türk”iye’sinin Kürtlerin Kürdistan’ı olmadığını herkes görüyor.

 

Şimdi Türklerin önündeki iki seçenek var.

 

İlki, Kürtlerle anlaşarak yeni bir yönetim modeli belirlemek, Kürtlerin ülkesi üzerindeki maddi ve manevi baskılara son vererek iyi bir komşu olmak.

 

İkincisi, bütün dünyalarını içerde ve dışarda Kürtlerin düşmanlığı üzerinden şekillendirerek, sonu gelmez bir bataklıkta yürümeye devam etmek.

 

Kürtlerin önünde ise çok yönlü tek bir seçenek var.

 

Bütün parçalarda, bütün parti, sivil toplum kuruluşları ve her çeşit farklı sesleri ile, teleplerini netleştirmek, Kürdistan etrafında kenetlenmek, birlikte hareket etmeyi öğrenmek, parti, lider ve ideolojileri Kürdistan’ın önüne koymayarak, kendilerinden zorla gasp edileni almak için içerde ve dışarda politik mücadeleyi yükseltmek. 

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.