21 Kasım 2019, Perşembe

Üst Menu

Ülkü Ocakları eski genel başkanı: Tabii ki Öcalan ile görüşeceğiz

Ülkü Ocakları eski genel başkanı: Tabii ki Öcalan ile görüşeceğiz
Çözüm için oluşturulmak istenen sivil inisiyatifin içinde yer alan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Alaattin Aldemir, sürecin daha hızlı ilerlemesi için bir "sivil irade otobanı" kurmayı hedeflediklerini ve Türkiye'nin menfaatinin önemli olduğunu belirterek, "Biz tabii ki Öcalan ile görüşeceğiz" dedi.
04 Ekim 2013
-A +A
Türkiye'nin şu an müzakereye hazırlık evresinde olduğunu ifade eden Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Esra Çuhadar Gürkaynak ise, müzakereye hazırlık sürecinde sivil oluşumların belirleyici olduğunu kaydetti. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan ile devlet heyeti arasında dokuz aydır süren diyalogun müzakereye evirilmesi konusunda yapılan tüm çağrılara rağmen hükümetin somut adım atmaması dikkat çekiyor. Bu nedenle farklı çevrelerden çok sayıda kişi çözüm için sivil bir girişim oluşturma arayışına girdi. İlk toplantılarını Ankara'da yapan sivil oluşumun içinde yer alan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Alaattin Aldemir, çatışmasızlık sürecinin başlamasından sonra bir boşluk olduğunu düşündükleri için bir sivil inisiyatif kurma ihtiyacı duyduklarını belirtti. Aldemir, hiçbir şahsi ve grup hesabı olmayan hemen her kesimi temsil edecek bir heyet oluşturulacağını öğrendikten sonra bu oluşumun içinde yer almak gerektiğine inandığını belirterek, "Ülkücü gelenekten gelen biri olarak Türkiye'nin ve orada yaşayan her kesimin iyiliğini istiyoruz. Bu inisiyatifin bu boşluğu dolduracağına inanıyoruz" dedi. 9 aydır çatışmasızlık olduğuna ve artık cenazelerin gelmediğine vurgu yapan Aldemir, günübirlik hesaplar içinde bu çatışmasızlık sürecinin ve değerli zamanın heba edildiğini düşündüğünü kaydetti. Sivillerin bu olumlu oluşumu desteklemesinin önemli olduğunu belirten Aldemir, çok uzun yıllardır sivil toplum alanında hizmet sunan, farklı görüşleri temsil eden kişilerin olduğuna dikkat çekti. 
 
'Sivil irade otobanı'
 
Yaptıkları çalışmalar sonucunda bir "sivil irade otobanı"nın oluşmasını hedeflediklerini dile getiren Aldemir, sürecin daha hızlı ilerlemesini sağlayacağı bir süreci başlatmak istediklerini belirtti. Mütevazi bir oluşum olduğunu ve çok sayıda katılımcının olduğunu dile getiren Aldemir, geç kaldıklarını belirtti. Parçadan bütüne gittiklerini söyleyen Aldemir, bu sürecin sivil bir anayasa ile sonuçlanması gerektiğini söyledi. Kökten bir çözümün sivil bir anayasa olduğunu söyleyen Aldemir, Türkiye'nin bu konuda çok fazla zamanının olmadığını, enerjisinin olmadığını belirterek, yeni bir sivil anayasanın gerekliliğini düşündüğünü kaydetti. 
 
'Öcalan ve Kandil ile görüşülebilir'
 
Henüz adını belirlemedikleri oluşumlarının PKK Lideri Öcalan ile Kandil'deki yetkililer başta olmak üzere herkesle görüşebileceğini belirten Aldemir, kin ve nefretle hareket edildiğine dikkat çekerek, "Ben buna negatif milliyetçilik diyorum. Düşmanlıklar üzerinden yapılan bir durumdur. Ama ben tam tersini düşünüyorum. Milliyetçilik unutmalar üzerine gelişir diye düşünüyorum. Kandil ile görüşülebilir. Bizim sorunumuz şununla ya da bununla ilgili değil. Biz tabi ki Öcalan ile görüşeceğiz. Bu ülkenin menfaatine olan neyse onun gereğini yaparsınız. Bu süreçte görüşülmesi her noktada görüşülmeli, eğer görüşmeden çekinen gruplar varsa bu tür yapılar katalizör görevi gören grupların görülmesi gerekiyor" dedi. 
 
Müzakereye hazırlık sürecinde sivil oluşumlar belirleyici
 
Bilkent Üniversitesi'nden Çatışma Çözümü Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Esra Çuhadar Gürkaynak ise bir akademisyen olarak müzakere süreçleri, arabuluculuk, sivil toplumun bu süreçlerdeki rolü konularını çalıştığını belirterek, bu yönlü tecrübelerini paylaşmayı esas aldığını söyledi. Her ülkenin ve o ülkede yaşanan çatışmaların kendine özgü koşulları olduğunu dile getiren Gürkaynak, "İşte uluslararası konjektür farklıdır. Kültür farklıdır. Taraflar, onların talepleri farklıdır. Hepsi kendi içinde ayrı ayrı ele alınmalıdır" dedi. Bu süreçlerin birbirine benzerliklerin olduğunu dile getiren Gürkaynak, daha çok kapalı kapılar ardında tarafların bazı şeyleri tespit etmeye çalıştığını belirterek buna "Müzakere öncesi süreç, müzakereye hazırlık süreci" denildiğini vurguladı. Bu aşamayı geçtikten sonra daha kapsamlı barış süreçlerine doğru evirildiğini belirten Gürkaynak, bu işin çok fazla bir bileşeni olduğunu ve bunların hepsinin bir aşaması olduğunu dile getirdi. 
 
'Sivil oluşumlar müzakere süreçlerini tamamlar'
 
Müzakereye hazırlık evresinde olduklarını ama henüz ellerinde genel bir haritanın olmadığını belirten Gürkaynak, her şeyin tepeden inmesinin doğru olmadığını kaydetti. Sivil girişimlerin bu anlamda çok önemli olduğunu dile getiren Gürkaynak, farklı kesimleri bir araya getirebilecek oluşumların müzakerelere hazırlık sürecinde belirleyici olduğunu kaydetti. Gürkaynak, sivil oluşumların müzakere süreçlerinin alternatifi olmadığını, onu tamamlayan, destekleyen bir şey olarak görmek gerektiğini söyledi. Tabana yayılmanın daha güçlü olmasının önemine işaret eden Gürkaynak, normalde müzakere süreçlerinde askeri kanadın en son müzakerelere dahil olduğunu ama Türkiye'de gelişen süreçte PKK'nin askeri kanadının en başta dahil olduğunu ifade etti. Yine tabana yayılma ve tabandan doğru sivil girişimlerle bir hareketlilik sağlama konusunda Türkiye'nin diğer dünya örneklerinden bir farklılık arz ettiğini kaydeden Gürkaynak, bunun sivil toplumun güçlü olmaması vb. bir çok nedeninin olabileceğini ancak böylesi sivil girişimlerin en başta yapılması gerektiğini vurguladı. (diha)