25 Kasım 2017, Cumartesi

Üst Menu

Uyanan Fitne değil Adalet, Çıplak Olan Kral değil Padişah

Uyanan Fitne değil Adalet, Çıplak Olan Kral değil Padişah

Gülenciler ile AKP’lilerin kavgasının ilk sinyallerinin verildiği günlerde dindar güruhları bir telaş sarmıştı.

 

"Ama fitneyi uyandırmayın."

 

Bu çağrıya her zamanki saftirik haliyle katılan, ayet hadislerden alıntı yaparak Türk islamcılarını menfaat ortaklığına davet eden dindar Kürtler zaten ne dediklerini, hangi sahada oynadıklarını ve nasıl bir pozisyonda topa girdiklerini bilmiyorlar.

 

Onlar hep ofsayttalar. 

 

Peki oyunu gerçekten oynayan, ne yaptığını bilen, kasıtla hareket eden, hedefleri olan Türk islamcılarının niyeti neydi?

 

Hangi fitneden bahsediliyordu acaba.

 

Birisi oradan diğeri burdan götürürken, iki grubunda siyasi şehvetini bilmeyen ya da o kadar detaylı düşünecek kapasitesi olmayan veya derin işleri düşünerek rahatını bozmak istemeyenler AKP ve cemaati birbirlerine dokunmamaya çağırıyordu.

 

Türk İslamcılarının fitne dediği ve millete fitne olarak pazarladığı şey aslında iki yüzlülerin arkasına saklandıkları perdenin aralanmasıydı.

 

Daha önce de söyledim yine söyleyeceğim.

 

Katlettikleri çocukları/kardeşleri için Padişahlara mazeret uyduran, fetva bulmaya çalışan bir İslam anlayışını temsil eden Türk İslamcılığı fitnenin ta kendisidir.

 

Devleti kutsayan din anlayışının dini referanslı ilmi ifadeler içine saklanmış (islami konulardaki) cahilliğin/iki yüzlülüğün cisimleşmiş halidir.

 

Türk İslamcılığı her dönemdeki iktidara malzeme ve mazeret olmak dışında bir işlevi olmamış bir zavallılıktır.

 

Bu anlayışın “Padişahım çok yaşa” anlayışı zamana ve iktidara göre evrilmiştir.

 

Fitneyi söndürmeye çalışanlar aslında “hırsızlar hırsızlık yapmaya devam etsin” diyorlar.

 

İki yüzlülüklerin ortaya çıkmasına fitne diye karşı gelenler, halkın dini duygularını sömürerek kendi Türklük/Osmanlıcılık şehvetlerini tatmin edenlerin milletin masum dini duygularını kullanmaya devam etmesini istiyorlar.

 

Türkiye’de dindarların (Türk islamcılarının) hiçbir dönemde sosyal adalet  için çalıştıklarını gören var mı?

 

Ermenilerin uğradıkları haksızlıklara hakperest bir tepki veren bir Türk islamcısı/cemaati biliyor musunuz?

 

Etnik ve dini azınlıklar için bir defa gerçek bir islami duruş sergilediğine, bu grupların en insanı hakları için sistem ve devletle mücadelesinde devlet cephesinde olmayan bir cemaate şahit olan var mı?

 

Kürtleri maddi manevi varlığını sömürmenin aracı değil mi Türk islamcı cemaatler?

 

Her darbe döneminde darbecilerin arkasına sığınmış bir gelenek.

 

Her darbe yapana “acaba Mehdi mi geldi” gözüyle bakan bir gelenek.

 

Masum Kürt çocuklarına zalim devleti sevdirmek, onları devlet kadrolarına alıp kendi milletlerine karşı kullanmak için elindeki bütün din maskeli uyuşturucuları kullanmış bir gelenek.

 

Şimdi de iktidar oldular.

 

Ganimeti hep padişaha veren bu gelenek, ortada Padişah olmayınca ne yapacağını şaşırdı.

 

Kim yesin, kime gitsin, kim ne kadar alsın bilmiyorlar.

 

Çünkü eskiden böyle bir hesapları yoktu.

 

Olanı olduğu gibi padişaha sunmaya alışmışlardı.

 

Padişaha karşı geleni de fitneci ilan ediyorlardı.

 

Padişah/devlet(lular) keser onlar susardı.

 

Padişah/devlet(lular) yer onlar bakardı.

 

Padişah/devlet(lular) ister onlar fetva verirlerdi.

 

Padişah dağıtır onlar alırdı.

 

Bunun adına da “İslam” derlerdi.

 

Türk islamcılığını cahiliye döneminde ayrı kılan tek şey, kılıf olarak kullandıkları İslami söylemdi.

 

Şimdi fitne diye uyanan şey hakikatin ta kendisidir.

 

Maskelerin düşmesidir.

 

Hep kıralların çıplaklığı millet ders olacak değil ya, şimdi insanların padişah(çı)ların çıplak olduğunu fark etmesinin zamanı geldi.

 

Zamanlaması, tarafların niyeti, pusuda bekleyen aç kurtlar ise işin ayrı bir boyutu.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.