22 Eylül 2018, Cumartesi

Üst Menu

Van depremzedeleri için gelen yardımlara ne oldu?

Van depremzedeleri için gelen yardımlara ne oldu?

Van Anadolu konteynır kentinde yaşayan dar gelirli 120 depremzede aile, kampın elektrik ve suyunun kesilmesi ve okul ve mescitte dahil ortak yaşam alanlarının kapatılması sonucunda, günlerdir yaşam mücadelesi vermeye devam ediyorlar.

 

Başvurdukları her kapı yüzlerine kapanıyor. (depremzedeler açlık grevinde!)

 

Seslerini kimseye duyuramayınca çaresizce açlık grevine başlamışlar. Kadın ve erkek 40 kişi dönüşümlü olarak halen açlık grevini sürdürüyorlar.

 

Bütün olumsuz koşullarda olduğu gibi sefaletin ve çaresizliğin en derinini yine kadınlar yaşamaya devam ediyorlar.

Depremden sonra gelen yardımlarla ilgili ciddi şaibe iddiaları var

 

Anadolu konteynır kentinde yaşayan depremzedelerden ancak dört kişiye Toki’den ev çıktığını ve onlarında zaten partili olduklarından bahsediyorlar.

 

‘Evleri sağlam raporlu olduğu halde Toki’den ev alanlar var. Altı kat üst üste hepsi aynı aileden kişilere evler verildi fakat evi yıkılan, yedi kızından üçü özürlü olan aileye partili değil diye ev verilmedi’ iddiaları var.

 

Toki’ler depremzedeler için yapılmış ama ‘iyi yerler, partili veya yakınları olanlara verildi’ deniliyor. Hatta evleri yıkılmadığı halde Toki’den evler alınmış.

 

Aslında Toki konutlarına gidemeyenler bir dertli,  gidenler bin dertli denilebilir. Alt yapısı tamamlanmayan bazı Toki evlerinde elektrik ve sular kesik olduğundan tankerle su dağıtılıyor. ‘Olan yine hep fakir halkın başında patlıyor’ diye düşünüyorlar.

 

Devlet, depremzedeler için gönderilen yardımlar ile Toki’ye yaptırdığı evleri, 27 bin Türk lirasına mal ettiği halde depremzedeye, bir daireyi 87 bin liraya satıyor.

 

İhtiyaç sahibi olmadığı halde Toki’den ev alanlar evlerini başkalarına kiralıyorlar fakat imkanı ve gidecek yerleri olmayan depremzede ailelere, iki yıl ödemesiz kaldıkları bu evlerde, çevre düzenlemesi, aidat, ortak giderler hesaplanarak çok yüksek faturalar çıkartılıyor. Hatta bu fatura ve aidatları ödeyemeyip daireleri terk eden ailelere, oturmadıkları halde, yine ortak kullanım faturaları gelmeye devam ediyor.  ‘Bu ağır şartların altında ezildiklerini’ söylüyor aileler.

 

Van Toki konutları depremzedelere yapılan yardımlar ile yapılmasına rağmen, Türkiye’nin diğer şehirlerinde ki konutlarla aynı prosedür uygulanıyor. Depremzedelere pozitif bir ayrımcılık yapılmadığı gibi dağıtımında yaşanan ciddi ayırım ve haksızlıklar, isim, isim halkın dilinde örneklendiriliyor.

 

Köylerde yaşayan depremzedeler ile şehirdekilere de ayrı prosedürler işliyor. Bu da onların aleyhine oluyor.

 

Yardımları araştırma komisyonu kurulmasını talep ediyorlar

 

Açlık grevine devam eden depremzedeler, ihtiyaç sahibi 120 aileye destek elinin uzatılmadığından bahsederlerken gönderilen yardımların çarçur veya peşkeş edildiğini ifade ediyorlar.

 

‘Gelen 2 milyon dolar yardım, uzun süre Valiliğin kasasında bekletildi. Daha sonra bu paralar ile Kale de ve resmi binalarda yenilemeler yaptılar. 

 

SODES’e depremzedeler için 50 milyon dolar yardım geldi ama biz bu paranın karşılığında, aylarca kuru fasulye, nohut ve pilav yedik.

 

Yapılan harcamalarda;

 

 5 milyar liralık yatırımlardan bahsediliyor.

3,5 milyar lirası, Toki’lere harcandı diyorlar ama devlet bir konutun durumu göre 75 bin liraya satıyor.

1,5 milyar lira ise konteynır kentlere harcandı deniyor.

Yardımlarda ayrımcılık yapıldı’ diyen depremzedeler yolsuzluklar ile ilgili ciddi iddialarda bulunuyorlar.

‘Birinci kalite yardımlar çevik kuvvet merkezinde toplandı.

İkinci kalite olan yardımlar, Karayolları depolarında toplandı ve özel kişilere ve çevrelere verildi. Depolar boşaltıldıktan sonra yangın çıktı ve her şey yandı dediler.

‘Irk ayrımı yapıldı bunları Türkiye kamuoyu bilmiyor. Büyük yolsuzluklar var’

 

‘17.500 konut yapıldı ve dağıtımda hak sahipleri için kuralar çekilirken kademeli olarak yapıldı.

1.Kur’a da gerçek hak sahipleri, yani evleri yıkılanlar için kuralar çekildi.

2. Kur’a ise tapusuz olanlar ve kiracılar içindi.

 

500 daireye, 25.000 başvuru oldu, ihtiyacı olan da, olmayan da herkes başvurdu.

 

Babamın oturduğu evin arsasında kendimin oturduğu ev yıkılmıştı. 1. Kur’a ya gittim başvurdum. ‘Sen kiracıların kurasına başvuracaksın’ dediler. Sonra ona da başvurdum ama çekilmeden bir gece evvel kuradan çıkarıldığımı öğrendim ve gidip sordum ‘sen babanın evinde oturuyorsun’ dediler.’

 

‘Diğer şehirlerdeki Toki’lere hasta ve engelliler kurasız katılabiliyor fakat kampta yaşayan bir depremzede, kendisinin ve  % 80 hemofili hastası olan oğlunun bütün raporlarını Valiliğe verdiği halde, kabul edilmediğini söylüyor. ‘Başka yerde geçerli olan kural, burada işlemiyor’ diyor bir başka depremzede.

 

Basında da yer alan bir olaydan bahsediyorlar.

 

‘Valilik kasasında toplanan 2 milyar dolar ile ne yapalım? Bu parayı nereye harcayalım’ diye düşünüyorlar ve sonra köprü yapalım diyorlar.

 

Canlı yayınlarda, yardım şovları yapıldı. Vali  ‘Canlı yayında 2 trilyon sözü verildi telefon açtım sordum, muhatap onu söylerken sarhoştum’ dediğini anlatmış.

Herkes topu birbirine atıyor

 

‘Elektriklerin kesilmesinden dolayı ‘Afat Müdürü Ekrem beye gittik,‘ben kesmedim’  diyor. TEK’i aradık, geri dönmediler sonra da kablo koptu dediler. Hangisine gitsek biz kesmedik diyorlar ve bize borç gösteriyorlar.’

 

Konutlar için ‘Dul’a vermem, en az üç beş çocuğu olacak, resmi olacak, ee rezil de olacaklar, ancak öyle veririz’ demiş yetkili.

 

Yolsuzluklar için araştırma komisyonu kurulmalıdır

 

Yolsuzluklarla ilgili ciddi iddialarda bulunuluyor.

 

Afad’da, rüşvetle konut verildiği için 14 kişi gözaltına alınmış fakat müdür görevine devam ediyor.

 

Bir Türk kadın memurun dört evinden biri depremde yıkılıyor ve o bir dairenin karşılığında kendisine iyilerinden iki daire veriliyor. Buna benzer pek çok haksız ve usulsüz dağıtımdan örnekler bir çırpıda sıralanıyor.

 

‘Depolarda saklanan malzemeler var ve seçim çalışmaları için bekletiliyor’ diyorlar.

 

Karayolları deposu bilinçli yakıldı. İzmir barosunun Uşak battaniye fabrikasından 10.000 battaniye gönderilmişti. Depolar önce boşaltıldı ve sonra yakıldı. Yetkililer ciddi olarak araştırsınlar, daha neler görecekler.’

 

Sadece Arabistan’ın 60 milyon dolar verdiğini ve sonra 80 milyon dolar daha gönderdiğini hatırladığımızda, yurt içi ve dışından gelen yardımlarla Van, kaç kez ve en modern şekilde yeniden yapılabilirdi.

 

Peki, neden hala depremzedeler konut krizi yaşıyorlar? 

 

En sağlıksız şartlarda, gidecek yerleri ve imkanları olmadığı halde, konteynır kentte kalmaya devam ettikleri için elektriksiz, susuz bırakılıyorlar?

 

‘Allah rızası için duyarlı STK’lar nerede?

 

Akp il başkanını aradım. Başkanım bu halk karanlıkta. Burası göl kenarı, pislik ve sinek içindeyiz. Kimse buranın elektrik ve suyunu kesemez diyerek elinizi masaya vurmuştunuz. Şimdi elektrik ve suyumuzu kestiler. Lütfen elinizi yine masaya vurun ve bize yardımcı olun’ dedik. Bize ‘Tamam önerinizi dikkate alacağım’ dedi ve hala bir ses yok’

‘Bunları söylüyoruz diye tehdit ediliyoruz’

 

 ‘Biz direnmeye devam edeceğiz’ diyor kamp sözcüsü Nevzat Şenve ilave ediyor‘Sosyal denge gözetilerek bir uygulama olmadı burada, Van’a gelen yardımlarla kaç Van yapılırdı. Nerede yardımlar?’

 

‘Biz sosyal devlet kriterlerinin bizlere de uygulanmasını istiyoruz.

 

Bizim için ‘Bunlar aç, bir şeyler kapmaya çalışıyorlar’ diyorlar. Biz sadece hakkımızı istiyoruz.’

 

‘Suriye’den gelenlere bakıyoruz, bir de kendi halimize bakıyoruz. Hangimiz TC vatandaşıyız anlamadık. En azından prefabrik konutlar yapılabilirdi bizler için’ diyor ve ‘bizim önümüze, evi olan, olup da gitmeyenler gibi istisnai örnekler gösteriyorlar bizlere, bu yaşadıklarımızı, gerçekleri açıklıyoruz diye son günlerde bize yönelik tehditler başladı. Sanki siyasi bir oluşummuşuz gibi davranmaya başladılar bize. Bizim hiçbir siyasi bağlantımız yok’

 

Yurdumuzda yaşanan haksızlık ve hukuksuzluğun tek örneği değiller elbette Van’da yaşandığı iddia edilen bu olaylar.

 

Devletin vicdan sahibi yetkilileri en acilinden iddia edilen yolsuzluklar ile ilgili bir araştırma komisyonu kurmalıdırlar.

 

Kış mevsiminin kendini göstermeye başladığı Van’da son derece sağlıksız yer ve şartlarda kalan depremzede ailelerin konut ihtiyaçları karşılanmalıdır.

 

Seslerini duyurmada çaresiz kalan bu ailelerden 40 kişinin başlattıkları açlık grevleri güzel bir son ile sonuçlanmalıdır.

 

Onlar kendilerinin de ısrarla vurguladıkları gibi herhangi bir siyasi bağlantı ile değil, sadece kendi mahrumiyetlerine devletlerinin bir el atmasını istemektedirler.

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.