19 Ocak 2018, Cuma

Üst Menu

Yaşamak Nedir Size?

Yaşamak Nedir Size?

Yıllarca; ''Nefes almak değildir yaşamak'' derken, ne büyük bir laf ettiğimi 51 yaşımda yeni öğrendim ve 'Bildim'.

 

Bilmenin en büyük ruhsal zenginlik olduğunu, insana insan olmayı öğreten bu yaşam yolculuğumda öğrendim.

 

İlk hikâyem Zoe'nin.

 

Zoe çok güzel bir bebek.

 

Maviş gözleri nasıl da bebek bebek bakıyor çekilen fotoğraflarında.

 

12-14 aylıkken fark ediyor maması bir gariplik olduğunu.

 

Yürüyemiyor Zoe...

 

Doktorlar, teşhislerden sonra nadir rastlanan bir hastalık teşhisi konuyor.

 

Zoe şu an tam bir bez bebek görüntüsünde.

 

Gözünüzde canlandırmaya çalışın lütfen.

 

Annesinin kucağında, eklemleri olmayan bir bez bebek…

 

Hortumla besleniyor. Fiziksel hiç bir aktivitesi yok. 

 

Yaşayan bir ölü Zoe.

 

Sadece nefes alıyor.

 

Maması, babası, kardeşi çok seviyorlar kendisini.

 

Mamasının söylediği bir cümle çarpıyor beni: ''O'nun da yaşamaya hakkı var. Ne kadar yaşarsa O'na ihtiyacı olan şeyleri vermek istiyorum.''

 

Ben, en çok da çağlayan gibi sınırlanamayan sevgilerini sunuşlarına hayran kaldım.

 

Bugün beş yaşında Zoe…

 

Oysa biliyorlar ki büyüyemeden ölecek Zoe…

 

Ve 'Bildim' ki bazen, sadece nefes almaktır ''Yaşamak''.

 

 

 8-10 yaşlarında tekerlekli sandalyeyle yaşamaya mahkum olan bir genç kızın hikayesi var sırada.

 

Babasının yok saydığı, sevgisini esirgediği, terk ettiği bir evlat.

 

Yine maması yanında…

 

Bir de erkek kardeşi var sağlıklı.

 

Hastalandıktan sonra kızının varlığını yok sayan bir baba ve evlatlarına kanat geren bir ana.

 

Aklı yerinde, son derece zeki, eğitimine devam eden bir yaşam kahramanı bu genç kız…

 

Kızının hastalığından sonra ailesini terk eden, bir baba müsvettesi artığı da var bu hikâyede.

 

Hayran olduğum şey ananın mücadelesi ve genç kızın azmi…

 

İşte buyurun; size başka bir 'yaşamak' hali…

 

Bazen sadece 'Yaşamaktır' aslolan, 'Bildim.'

 

Ve benim hikâyem; ''Yaşamak nedir?'' sorusuna cevap olarak…

 

28 yıldır davetsiz misafirim olan spondylarthrit-ankylosant'la   'Bildim' ki; evinin temizliğini bitirdikten sonra, kahvesini pişirip o mis kokan yuvasında yaşadığı için sevinçle dolmaktır YAŞAMAK!

 

Yemek yiyebildiği, görebildiği, yürüyebildiği için şükretmektir YAŞAMAK!

 

Tuvalete yürüyerek gidebildiği, tuvaletini yapabilmek için giysilerini ağrısız indirebildiği için mutlu olmaktır YAŞAMAK!

 

Temizlik, alışveriş, yemek yapamasa da yiyebildiği, görebildiği, yazabildiği, radyodan dinleyicilerine seslenebildiği için kendini şanslı görüp şükretmektir YAŞAMAK!

 

Ağrı krizleri dayanılmaz olduğunda, bu hayata son vermeyi düşünüp gitmeyi istese de sevdiklerini üzmemek adına soluk almaya devam etmektir YAŞAMAK!

 

Yaşamak nedir? Diye sordum çünkü üreterek yaşamlarını anlamlandıran, sadece kendisi için değil Dünya için, herkes için daha güzel, eşit, adil, özgür bir yaşam kurmak için mücadele edenler sıkça şunu söylerler: ''Nefes almak değildir yaşamak!' 

 

Ben de yıllarca birçok diyalogumda kullandım bu cümleyi sonuna kadar inanarak. 

 

Oysa bugün 'Bildim' ki bazen; sadece nefes almaktır YAŞAMAK!

 

Hayatın gizi, bu 'Bilgide' saklı olmasın?

 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları