17 Eylül 2019, Salı

Üst Menu

Yeni Türkiye'nin kadın anlayışı

Yeni Türkiye'nin kadın anlayışı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP’nin yerel yönetimler konferansında konuşuyor. Başlık ilginç, “Yeni Türkiye, yeni güç Kadınlar.” Yer ve dinleyiciler konunun gelecekteki ciddiyeti açısından dikkate değer. Mevzu, iktidar partisinin pilot uygulama alanı olan yerel yönetimler. Konu; aynı partinin 10 yıldır etrafında dönüp dolaştığı ama aklındaki şekli bir türlü itiraf edemediği kadın sorunu ve özgürlük sahaları. Dinleyiciler ağırlıklı olarak kadın. Başbakan “sempatik ve modern” bir dil kullanıyor. Kürsüden özgürlüğün ve yaşamın kutsallığından söz ettikçe, partililer alkışı patlatıyor. Salondaki herkes söylenenlere ve beklenenlere gayet aşina. Başbakanın ne dediğini biliyor, gelecekte ne olacağını bilmeden avuçlarını alkışla dolduruyorlar. AKP’de kadınların temsil biçimi unutturularak, iktidarın kadınları fetva usulü yönetme arzusu karşılıklı jestlerle salonda uçuşuyor. Fakat ortada izaha muhtaç bir durum var. Daha da ötesi ağır bir komiklik var. Aynı ülkede, aynı iktidar döneminde kadın cinayetleri ve şiddet rekor kırıyor. Buna paralel olarak kadınların sosyal, mesleki, eğitsel ve birçok tarihi kazanımı bu iktidar tarafından gün geçtikçe çalınıyor. Bu da yetmiyor ülkede savaştan canı yanan, bedel ödeyen ve hâlâ da ciddi var olma mücadelesi veren kadınlara “saflarımıza teslim olun” muamelesi yapılıyor.
 
Mesele kadınlar olunca en son konuşması gereken iktidar partisi, eldeki tüm medya ve kamu gücüyle 2015 seçimleri için kadınlardan duygusal havza yaratmaya çalışıyor. Bu da yetmezmiş gibi yeni Türkiye’nin dokunulmaz malzemesi olan çözüm sürecini de araya katarak barış beklentileri üzerinden Kürt kadınlarına ulaşmayı deniyor. Yani AKP’nin  politik durumu bu işgal becerisine bağlı. Kadın hakları ve Kürt sorunu bu ülkede birbirine en yakın realitelerdir. Keza özgürlükler ve demokratik eşiklerin her defasında gelip tosladığı yer de burasıdır. Kürt sorununu demokrasiden uzak tutarak özgürlükçü bağlarını zayıflatmak, kadın sorununu da tarihsel ve sosyal gerçeklerinden kopararak kendi hücresine hapsetme gayretleri AKP’nin büyük stratejik hedefidir.
Bir nevi tek başına muhalefet enerjisine sahip olan Kürt hareketinin ana damarını yakalamak ve kadınlar için tek umut kalesi olan Kürt özgürlük hareketinin elindeki değişim gücünü ele geçirmek AKP için kaçınılmaz bir gereklilik. Bu açıdan eğitim, türban, karma sınıf ataklarıyla ısıtılan kamuoyunun seçimlerden sonra kadın eşitliğini tümden reddeden girişimlere hazırlıklı olması gerekiyor. Keza gerçekten AKP’nin kuyusunu kazdığı kadın özgürlüğü, Türkiye özelinde bütün değerlerini yitirmekle yüz yüze. Üstelik artık batıda politik kamplaşmadan nemalanıp, doğuda uzlaşı arayan AKP’nin kadınlar üzerinden Kürdistan özgür kadın geleneğini her açıdan kendisine engel gördüğü bir döneme girmiş bulunuyoruz. Bunun yumuşak geçişi için bölge annelerine seslenen Başbakanın, aynı annelerin Roboski katliamı ya da son bir yılda öldürülen 240 kadından hiç söz etmeyişi asıl amacının ne olduğunu göstermeye yeterli değil mi?
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.

 

Yazarın Son Yazıları

30.Ocak.2016 Cumartesi
27.Kasım.2015 Cuma
16.Ekim.2015 Cuma
16.Eylül.2015 Çarşamba
13.Temmuz.2015 Pazartesi
07.Temmuz.2015 Salı
01.Temmuz.2015 Çarşamba
18.Haziran.2015 Perşembe