17 Ocak 2018, Çarşamba

Üst Menu

Yerel seçim sonrasına ilk bakış

Yerel seçim sonrasına ilk bakış
 
Yedi düvelin memleketi bir kaşık suda boğmak için kapıda beklediği, ya tamam ya devam ya ölüm ya istiklal seçimlerinden bir milyon ikiyüz almış beşincisini (gerçek sayıyı bilen şuracığa yazsın) büyük coşkuyla eda ettik. elhamdülillah…
 
Şimdi "Algı Mühendisi" uzmanlarımız bu seçimin ne anlama geldiğini bize üç ay anlatıp duracaklar. Tahminlerimde yanıldığım noktalar üzerine düşünmeyi tamamlarsam ben de algılarınıza kum torbası muamelesi yapanlar kervanındaki yerimi alacağım. O sebepten şimdilik şöyle dağınık olarak gördüklerimi buraya toplamaya çalışacağım.
 
Seçim günü bilhassa sayım saatlerinde yaklaşık kırk şehirde elektrik kesintilerinin yaşanması nasıl bir mesaj içeriyor anlaması kolay değil. Tamam, elektrikler kesilince seçim pusulalarında bir tek AKP logosu ve onun altına gizlenmiş "Evet" mührü görünmüyor ama seçim günü o kadar militanını trafolara salan kedi lobisine karşı hiç mi önle alamıyor hükümetimiz? Yoksa bu kediler de hükümeti zor durumda bırakmak isteyen paralel yapının mensupları mı? Neyse, uzun mesele…
 
Bu seçim, partiler arası olduğu kadar ajanslar arası bir seçimdi de aynı zamanda… Cihan ve Anadolu Haber Ajansları başlarken başka ülkelerin seçimlerini gösterir gibiydiler. Sonlara doğru baktığımda Cihan, AA ile aradaki farkı iki puana indirmeyi başarmıştı. Bu arada AA Genel Müdürü’nün “Balkon Konuşması” öncesi AKP Genel Merkezine tebrik ziyaretine gitmesine de on puan yazalım; nezaketi ve 5n1k’daki zamanlamaya olan hassasiyeti için…
 
Seçimin kazananları kaybedenleri, sebepleri sonuçları detaylarıyla irdelenecektir elbette ama ilk tahlilde kazananların AKP, BDP ve bilhassa BDP’nin aday göstermesi vesilesiyle gençler ve kadınlar olduğu söylenebilir. bir de LDP ile TKP tabii ki… CHP ile MHP kazanma-kaybetme denkleminde pek değişiklik göstermezken SARIGÜL ve Cemaat’in kaybettiğini söyleyebiliriz. Benim ilgiyle takip ettiğim yerlerden ikisi olan Batman ve Urfa’da seçim süreci boyunca gösterdikleri centilmenlikle Osman Baydemir ve Emin Ekmen’in seçimi kaybetse de kazandığını düşünüyorum.
 
 
Memleket Medyası BDP’nin başörtülülerini "Başörtülüden" saymayıp projektörleri “ilk ve tek başörtülü başkan” diye F Toru hanımefendiye çeviredursun, seçim sonuçlarından takip edebildiğim kadarıyla memleketin “resmi” olarak “Başkan” sıfatını taşıyan dört başörtülü Belediye Başkanı var. bunlar; Diba Keskin (Erciş - BDP), Güler Özavcı Doğu (Hazro - BDP), Fatma Toru (Meram - AKP) ve Bêrivan Elif Kılıç (Kocaköy - BDP). Bu dört isimden Güler Özavcı’nın 28 Şubat günlerinde başörtüsü mağduriyeti yaşadığı ve yaklaşık on sene memur olamadığı düşünüldüğünde kaderin nasıl bir cilve ile tecelli ettiği daha belirginleşiyor. Zaten kendisi hakkındaki haberler “Memur Olamazsın Dediler Başkan Oldu” şeklindeydi genel olarak. 28 Şubat mağduru bir başörtülü kadının BDP listesinden Başkan seçilmesi hem BDP için hem de Türkiye için normalleşmenin giderek normal hale geldiğini resmediyor.
 
 
(dört hanımefendi ile ilgili “Resmî” olarak “Başkan” şerhini bilhassa düşmek zorunda kaldım çünkü malumunuz BDP neredeyse heryerde eşbaşkanlık sistemiyle seçime girdi ve resmî olarak meclis üyesi seçilen ama Parti ve seçmen nezdinde Eşbaşkan olan kadınlardan da başörtülü olanlar var. Bilebildiğim kadarıyla; Bitlis Belediyesi Bşbaşkanı Nevin Taşdemir ile Bozova Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Doğan bunlardan ikisi.)
 
BDP’lilerden 25 yaşındaki İiçe Belediye Başkanı Rezan Zuğurlu, 27 yaşındaki Cizre Belediye Başkanı  Leyla İmret ile Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlığına seçilen Februniye (Fabronia) Akyol hem genç olmaları hem de hikayeleri sebebiyle dikkate değer isimlerden. Febronia Akyol Mardin Süryanilerinden, Memlekette nesli tükenmiş bir azınlık grubu temsilcilerinin Meclise ve Belediye Başkanlığına taşınması izaha gerek duymayacak kadar anlamlı. Cizre’nin ilk kadın Belediye Başkanı Leyla İmret 5 yaşında iken babasının öldürülmesine şahit olmuş ve önce Mersin’e oradan da Almanya’ya göçmüş, Hayatı sürgün geçmiş bir genç. Onun Başkanlığı Cizre’deki zulüm tarihine bir tokat olduğu gibi hakkın eninde sonunda tahakkuk edeceğine de delildir. %89 gibi rekor bir oy ile Lice Belediye Başkanı olan Rezan Zuğurlu’nun hikayesi daha ilginç. PKK’nin kuruluşunda yer alan Allaatin ve Seyfettin Zuğurlu’nun yeğeni olan Rezan, örgütün kurulduğu köyde, kuruluşundan on sen sonra dünyaya gelmiş. PKK’nin kurucularından olan bir ailede, PKK atmosferi içinde gözünü açmış ve muhtemelen öyle büyümüş genç bir kadının Lice’ye Belediye Başkanı olmasının sembolik önemi oldukça yoğundur. BDP Cizre, Lice ve Urfa adaylarını belirlerken ontolojiyi de sosyolojiyi de iyi okumuş görünüyor.
 
 
Bu seçimlerin en sürpriz hadisesi herhalde Dersim Ovacık Belediyesinin Türkiye Komünist Partisi (TKP), Muş Malazgirt’e bağlı konakkuran Belde Belediyesinin de (Liberal Demokrat Parti) LDP tarafından yönetilecek olmasıdır. Kürdistan iki ezeli rakibe, Komünizm ve Liberalizm’e birer şans vermiştir. Bundan sonrası için iyi çalışan kazansın diyelim…
 
Seçimlerden galip çıkan başkanlara çalışmalarında muvaffakiyetler diler; halkın yönetime katılabildiği, şeffaf ve adil bir yönetim sergilemelerini temenni ederim…
 

Yasal Uyarı​

  • Yazarın yazıları, fikir ve düşünceleri tamamen kendi kişisel görüşüdür ve sadece kendisini bağlar.
  • Haber ve Köşe yazılarına yapılacak yorumlarda yorum yapan kişi yasal sorumludur. Sitemiz yorumlardan yasal sorumlu değildir.